13.08.2010

Ramazan pidesi

Malumunuzdur dün orucun ilk günüydü ve çok şükür ki hemen de bitiverdi. Valla bana, hiç de öyle büyütüldüğü gibi zor gelmedi. Sanırım sebebi daha önce ailemle yaşarken oruç tutmamdan kaynaklanıyordu. Gerçi gün içinde bi ara açlık bastırınca, Afrika'daki açlar, İstiklal'deki evsizler, mahallemdeki sokak çocukları, gündüz güneşin altında gezinen aç, susuz kedi köpekler ve fakir sahipleri gözlerimin önüne geldi, ama çok takmadım. Zaten normal hayatımda ben de zor geçiniyorum. Birde yalandan ''ayyy çok yazıkkk, ayy acıyorum onlara'' falan gibilerinden bol keseden sallayamazdım. Acınacak durumda birinin (o biri ben oluyorum :Pp) başkasına acımasına bi anlam veremiyorum. Bana kibirlilik gibi geliyor. O yüzden Afrika'daki açları, sokaktaki kedi köpeği falan çok sallamadım. Öyle sadece ''allahım; açlara susuzlara, yolda kalanlara, darda olanlara, kendine bakamayıp bide kedi köpek kucaklayıp gezinenlere yardım et'' dedim o kadar. İnşallah duam kabul olur da, Allah'tan bol bol gelen yardımlar sayesinde, belki bende arada kaynar geçinip giderim. Gerçi dualarının kabul olacağı biri değilim. Ama işte küçççücük, hatta Allah tarafından bile kaale alınamayacak bir umutla duamı ettim. Zaten dualarım kabul olsaydı, şimdi yanımda; 1.80 boylarında yanağı hafif gamzeli, dudağının sol tarafında tatlı bir beni olan, geniş omuzlu, iki göğsü arasındaki kıllar taaa sikine kadar uzayıp giden, hafif balık etli ve toparlak vucutlu, sarışın ve kumral arası, gözleri renkli, paralı pullu, benden başkasına arada bir dönüp bakan, ama yinede bir numerolu gözdesi daima ben olan, her daim muck muck diye öpüp duran, sürekli sarmalayan, gece başımda ben uyuyum diye bekleyen :)) böyle beni seve seve kendisinden soğutan biri olurdu. Neyse şu fantazilerimi atlıyımda, sadede geliyim. İftara 1buçuk saat kala ofisten çıktım, direkt eve yöneldim, mahalledeki bakkala uğrayıp ekmek var mı diye bakınırken, bakkal amcanın ''sıcak pide de geldi, ahanda orda istersen pide al, boşver ekmeği'' uyarısıyla, beynim bana ''evet oruç tuttun ödüllendir kendini, al bi tane sıcak pide'' deyiverdi. Beynimi sikiyim, dayanamadım aldım bi tane. Eve geldim, ekmeği kenara bıraktım. Perdeleri kapadım, üzerimdekilerin hepsini çıkardım. Kilodumu giydim, ellerimi yıkayıp menemen yapmaya başladım. Bittiğinde, şöyle bir çekilip baktımda, muhteşem yapmışım ''ellerime sağlık'' dedim kendi kendime. Sofrayı hazırladım, sıcak diye alınan ama artık iyice soğumuş olan pideyi de sofraya bıraktım. Ezanın okunmasıyla bi yudum su içtim, tabii bir yudum suyu içmemle bi baktım, bütün yeme hevesim kaçtı. Az önceki o aç kutup ayısından eser kalmadı. Genel olarak açlık, beni gün boyu çok fazla etkilememiş olsada, nerdeyse bi ara dilim dışarda dolanıyordum, ama akşam sofrada bir yudum suyla, bütün açlığım diniverince şaşkaloza döndüm. Sanırım bu işde bir bok var. Ama anlamadım. Sonra işte ''kilo almalıyım, kilo almalıyım, kilo almak için de muhakkak zıkkımlanmalıyım'' diyerek kendimi zorlaya zorlaya ekmeği menemene bandırmaya başladım. Ekmeğin 4te 1ini yemiştimki çok fazla yiyemeyeceğimi kabul edip bıraktım. Sofrayı toparlayıp nete girdim ve bir iftarda böylece bitiverdi... Bugün mü? Tabii ki yine orucum, ama dediğim gibi çok etkilemiyor, oruçlu olmam sikimde bile değil. Ofiste ben dışında herkes, bişiler yiyip içip sıçıyor. Ama hiç de öyle rahatsızlık falan duymuyorum. Yani her şey olması gerektiği gibi devam ediyor. Şimdi herkes yemeğe çıkıyor bende size bunları yazıyorum :) Öptüm bye

Duyduk, duymadık demeyin, Pazartesi dananın kuyruğu kopuyor.

Nah geçen şu yazımda yazmıştım işte bizim ajans eleman arıyordu. Ben de bunun üzerine, daha önce tanıdığım, bu işlerden anlayan çocuğun birini tavsiye etmiştim. Tabii benim müdürde çocuğu iş görüşmesine çağırmıştı. Hah işte o iş, kesinliğe kavuştu. Dün bizim müdüre laf arasında ''ne oldu, hala eleman arıyomuyuz'' diye sordum. O da ''yok eğer kabul ederse, o gelip başlıycak'' dedi. Öyle böyle dünü atlatıp bugüne varınca, müdür sabah laf arasında beni sevindiren ve üstelik ruhuma kırk takla attıran haberi verdi, benimki işi kabul etmiş, pazartesi geliyor :))

Gelince nasıl bi bok yiycem bilmiyorum. Valla şimdiden elim ayağım birbirine karıştı. Böyle onun o gülüşleri aklıma geldikçe içimden ''ayy canım yerim seni, ham yaparım piç'' diyorum.Diyorum demesine de, bide endişelerim var.
Ya ben buna sırılsıklam aşık olursam, ya ben bunun için köpekleşirsem. Zaten normalde körün biriyim, birde aşık olunca gözüm hiç bir şey görmez ki. Hadi aşık oldum diyelim, ya o bana dönüp bakmazsa ''ben senin gibi ibne değilim, akaşama kadar götümü elletme sevdasıyla dolaşmıyorum etrfata, sende düş yakamdan götveren'' derse??

Öfff ibne olmak çok zor lan :( Hele birde böyle daha tanımadığın, bilmediğin biriyse hepten yandın bittin. İnşallah ibneliğe sıcak bakıyordur. Hatta ibneliğe sıcak bakmasın, bakacaksa da bir tek bana sıcak baksın. Kıskanıyorum olum, benden başka ibnelere bakarsa sikerim valla.
Neyse işte, her şeye rağmen çocuk Pazartesi günü işe başlıyor. Bakalım ilk iş günü nasıl geçecek :)

Şimdiden heyecanlandım lan. Hani tabiri caizse götüm kaşınmaya başladı. Öyle böyle değil, ciddiyim lan. Hani bazen ''miğdemde kelebekler uçuşuyor'' gibilerinden bir şeyler zırıldayan oluyorya, hah işte o durumlar benim götte vuku buluyor. Zaten çocuğun gülümsemesi filan aklıma geldikçe beni, bi heyecan basıyo, bi derinden nefes almalar falan sorma gitsin :)

Bide diyorum hani Pazartesi, O'nun ilk iş günü ya, acaba gizliden çiçek miçek yollıyım mı? Valla sabahtan beri çiçek mevsunu ciddi ciddi düşünüyorum.
Ama olmaz lan. Yok lan valla olmaz, bizimkiler çok piç hemen çiçek gönderenin ben olduğumu anlarlar :)) Yada dur bakıyım, önce bi gelsin, burda çalıştığı yayılsın, hısım akrabası falan iyicene bi öğrensin. Sonra ben gizliden adsız olaraktan bi tane çiçek gönderirim.
O'na da ''hayırdır kimden'' falan diye habire sorarım, gerçi benim sormama bile gerek kalmaz, ajanstakiler isimsiz çiçeğin kimden geldiği konusunu sürekli gündeme getirip ''vayyy isimsiz çiçek ha'' diye sorup sorup, pişmiş eşşek kellesi gibi sırıtıp dururlar. :))

10.08.2010

Ne zaman, nasıl bi bok yiyceğimi sen mi bana söylüycen mal!!

Kulaklığımda Sertap Erener ‘’oo yeee’’ diye bağırıp duruyor. Eski güzel bulduğum şarkılarından. Şarkıyla ilgili hatırladığım her hangi bi anım yok. Hayret bu şarkıya her hangi bir anlam yüklememişim. Hayrett ki Sertap Erener şarkılarında hep böyleyim ve herhangi bir anım olmuyor. Sanırım o anki duygularımı olabildiğince dile getirdiği için olsa gerek : ))

Sesi eskiden de güzelmiş. Hatta şimdi dinlerken sesinin, şu anki halinden daha güzel olduğunu düşünüyorum. :)

Neyse onu, bunu boşverde, yarın Ramazan’ın ilk günü. Ne yapcaz hafız bu sıcaklarda. Ben soran herkese ‘’evet oruç tutacağım’’ diyorumda, yarın 15 saat boyunca it gibi aç kalacağımı düşününce pek götüm yiyecek gibi görünmüyor.

Aslında tutmak istiyorum. Ama bakalım yahu, inşallah tutabilirim. Birde her Ramazan ayında olduğu gibi bu yılda, Ramazan ayı yaklaşırken bu ara, şu tür mallar çıktı ortaya ve şöyle soru soruyorlar ‘’tüm yıl bok yiyosun, Ramazan ayına gelince oruç tutuyorsun’’ diye salak salak söylenen tipler. Abi ‘’evet tüm yıl boyunca her boku yerim, yıl sonuda orucumu tutarım’’ : )) Yıl boyunca tüm boku yerken sana sormuyorum da, oruç tutarken mi sorucam mal herif, bi siktir git yaa.