08 Ekim 2026
geç gelen erkeklik
Çünkü hayatımın en güzel ve hafife alınmayacak kadar önemli bi bölümünü, lağım çukurundan farksız gay dünyasına bulanmış olarak geçirdim ve seçtiğim tüm sevgili, eş veya tek gecelik yakınlaşmalarımın hepsi iri yarı erkeklerdi.
Beni inanılmaz büyülerlerdi ve her defasında iri bi erkeği tavlamış olmak, çok geçmeden altımda görmek, benim olmak için can atmaları falan beni aşırı mutlu ederdi. O iri, devasa bedene hükmediyor olmak, o bedenin benim olduğunu, onun sahibi olduğumu fark etmek beni adeta, henüz onları sikmeden önce doyuma ulaştırırdı.
Bunun nedeni üzerine hiç düşünmemiştim. Yani neden iri erkekleri beğenirdim ve neden onlara sahip olmak için yanıp tutuşurdumki?
Acaba bu aralar cinsel tercih sandığım şeyin içinde, çocukluğumdaki güç ilişkilerinin de bir izi mi vardı? Kafamda sorular dönüp dururken, Red'in bu yorumu, şimşeği çaktırdı;
Evet aslında, hayatımda silik bi baba modeli olmasına rağmen, 13 yaşından sonra, onunla yaşadığım baskın bi abim vardı. Üstelik bu baskınlık hayatımın her alanındaydı ve ben her anı kontrol edilen, her an hesap vermeye hazır, azarlanmanın bi tür iletişim dili, hakaretin ise normalleşmiş olduğu bir çocukluk ve ilk ergenlik yaşıyordum, yaşadım onun sayesinde.
Kafamın iyice karıştığı, tüm ergenlik gelgitleri arasında ilk bi kaçı hariç tüm yakınlaşmalarımın mecburen erkeklerle olduğu ve salt cinsel merakın giderildiği o ilk sıcak temaslardan genel olarak aslında hiçbir şey anlamasamda, o zamanlardan itibaren, neden kendimden yaşça büyük ve iri erkekleri tercih ettiğimi düşünüp durmuşumdur.
Yani esmeri, sarışını, kumralı, beyazı, arabı, siyahı fark etmeksizin neden iri olanları süzerdim ve süzmeyi geçtiğimde ise neden irileri tercih ederdimki?
Vardı mutlaka bi sebebi ama soranlara hep "öpülecek çok yeri oluyor, bi de onun sahibi olduğumu hissediyorum. güce hükmetmek gibi" derdim. Böyle hissederdim ama neden hissederdim, bunu hiç anlamamıştım. fakat işte şimdi Red'in cümlesiyle, kendi nedenime dair güçlü bi bağlanı kurdum;
Aslında üzerimdeki o baskıyı atmak, beni baskı altına almış olanı, bi tür yansıtmayla baskılamak istiyordum. Adeta bi rövanş gibi. Tüm ufak tefekliğime rağmen erkek olduğumu hissetmek içindi o ilgim ve tercihim.
Doğrusu ilk ergenlik zamanlarımda abim ve belki yengem tarafımdan, bi erkek olarak hiç onaylanmadığımı da şimdi daha iyi dönüp görebiliyorum. Hatta, yine onaylanmamış bi erkeklik anısı olarak; o dönem, mahalledeki düğünlerden birinde ablamı ve komşumuzun kızını kesen gençlerin, sırf ben orada olduğum için kendilerinden uzak durduklarını fark eden ablamın, yanındaki kıza "ahahaha bu da bizi koruyor" cümlesi de hala kulaklarımdadır ve gerçekten, tüm o 14 yaşıma rağmen, kendimce onları gözlüyor ve koruyordum. Bana tüm içtenliğiyle gülen ablama karşın sorun şuyduki, erkekliğim onlar tarafından da onaylanmamış hatta dalga geçilmişti. Evet tüm o narin yapım, kibarlığımdan dolayı asla ama asla, bi erkek gözüyle bakılmadı bana.
ve şimdi anlıyorum; zaten bi erkek olarak görülseydim, tüm o sert muhafazakar ve derin bi sapkın sünni bakış açısıyla şekillenen toplumumuzda yengemle aynı evi de paylaşmıyor olurduk.
Anlıyorum Red, beni aslında bir erkek olarak görmedikleri için yanlarına aldılar ve ilk erkeklik gösterilerimde de hep baskıladılar. Hem bi kadının, hem bi erkeğin aşağılayıcı baskısı altında, ilk ergenliğimi yaşarken, erkekliğimi kurmamı da hepten zorlaştırdılar.
Tüm bu tespitlerden sonra aklıma şimdi şu geldi; acaba erkekliğimi onaylasalardı, her şey daha mı farklı olacaktı? ya da nasıl olacaktı?
06 Ekim 2026
orospuçocukları
bende bi sorun olduğu için kimseyle geçinemediğimi düşündüğüm uzun zaman boyunca, şimdi anlıyorumki sorunu olan ben değil, siz çok değerli orospuçocuklarıymışsınız.
sizinle geçinelim diye alttan aldım, hemen üstüme çıkıp ezdiniz
günaydın dedim duymazlıktan geldiniz
esprinize güldüm, sizin gibi espri de yaptım, fakat gülmediniz, üstüne bi de surat ekşittiniz öyle ekşi ekşi kaldınız.
canım sıkkındı, yanınızda ofladım-pofladım hiç sormadınız
ve sorduğunuzda da "aaayy buna mı sıkıldın" diyerek beni küçük gördünüz, küçücük gördünüz
nerden bilecektimki sadece siz sıkılırdınız, sıkabilirdiniz ve en büyük sıkıntıyı da siz yaşardınız. şimdi öğrendim, meğer siz muhteşem sıkıcı orospuçocuklarıymışsınız ya
konuşmadım, konuşmuyorsun dediniz
konuştum, çok boş konuşuyorsun dediniz
boşverip sustum, içine atma dediniz
söyledim, kızdınız, kızardınız, bozardınız
ve işte şimdi siz çok güzel birer orospuçocuklarısınız.
aramızdaki buzları eritelim diye yaklaştım, tüm soğukluğunuzla ısırdınız
canım yandı, sevindiniz, gerindiniz, gevşediniz, gevşediniz gevşediniz...
küçük hediyeler verdim, zaten hakkkkkkkımız dediniz
haklısınız, haklısınız, siz zaten hep ve her zaman haklısınız çünkü çok büyük orospuçocuklarısınız.
01 Ekim 2026
bilinçbulanıklığı anında hissettiğim
Doktor kontrollerim başladı. Geçen gün onkoloğuma Eylül ayı boyunca çok sık bilinçkayıpları yaşadığımı, bi kaç kez ise 3-5 saniye süren baygınlıklar geçirdiğimi söylediğim için beni nöröloga yönlendirdi. Nörolog'a ertesi gün gittiğimde şu notları almıştım ve bunları ona okudum:
saat: 17:42
Ağzımın tadı değişti, sol elim biraz uyuştu
Ön dişlerim biraz gıdıklandı sanki, sızlamak gibi gıdıklanma
Saat: 18:54
sol tarafım hafif uyuşur gibi oluyor. sol taraf komple. ve boğazımda garip bi tad oluşuyor. damağımda. boğazımın arkasında üstte. sanki çok az yutkunma zorluğu oluyor.
ve ekledim:
-bunu 1 saat arayla yaşadım. daha önce hissettiklerimi not almadığım için doktorlara anlatamamıştım ama bu sefer yazdım. böyle oldu. o an sanki bi anda bulunduğum yere gelmişim gibi bir his oluyor. burdayım ama sanki o anda gelmişim gibi oluyor. kendimi bi anda burda bulmuşum gibi. off tam anlayamıyorum ama işte böyl şeyler
-kullandığın ilaç var mı
-yok
-daha önce epilepsi ilacı kullandın mı
-evet. zaten tümör teşhisi, epilepsi krizi geçirdiğimde, götürüldüğüm hastanede tekrar kriz geçirdiğimde konmuştu. ameliyat oldum.
-radyoterepi aldın mı
-evet. 2 ay kadar, yani 30kürdü galiba. o kadar radyoterapi ve sanırım 2 yıl boyunca ayda 5 gün kemoterapi hapları, akıllı ilaç kullandım. o zaman epilepsi ilacı da vardı. sonraki 2 yıl epilepsi krizi geçirmeyince bıraktım
-hımmm
-evet
-epilepsi nöbetlerinin türleri var, farklı krizler olur. biz eeg çekelim bir de
-tamam" dedim ve yönlendirdiği doktora gittim. kafama bir sürü jöle sürüp yatırdı beni. eeg çektiler ve tümünün değerlendirilmesi için haftaya mr'a gelmemi söyledi.
tüm bunlar ne oluyor, nasıl oluyor bilmiyorum.
arayan soranım yok, tek başıma hastaneye gidip geliyor ve yaşamımı sürdürüyorum.
hastane danışmasında çok güzel bi kız var. Geçen yıldan bu yana gidip geldiğim için artık ona laf atmaya başlamıştım. bu hafta "erkek arkadaşın yoksa, benimle çıkar mısın" dedim, arkadaşıyla beraber güldüler. "Gülmeyin ya, ikinizden biri benimle çıksın." deidm daha çok güldüler, sakinleştikten sonra muhabbet etmeye başladık ve akşama kadar onlarla takıldı orada.
Biri geçen ay nişan atmış, diğeri ise önceki erkek arkadaşından ayrılmış ve bu arlar yeni biriyle çıkmaya başlamış.
"Çok güzelsiniz, zaten boş kalmazsınız" dedim, buna da güldüler. Ama "kendinizi çok kaptırmayın, ben hariç erkeklerin hepsi gerizekalı" olduğunu da belirttim. Güldüler.
Muhabbetlerini sevdiğim için ertesi gün yine gittim hastaneye. Bu sefer başka bi güzel kız daha vardı. Başörtülü ve yemyeşil gözleri, kiraz rengi dudaklarıyla o biçimdi. Ona "bunlar beni almıyor, sen beni alsana" dedim. "ben hiç alamam, çünkü evliyim" dedi. O zaman bana arkadaşlarınızdan birini ayarlayın diye sıkıştırdım, kikirdediler.
Evli olan, çocuk istiyor, ama kocası istemiyormuş, biraz bu konuda üzerine konuştuk. Ona dua etmemi istedi, çocuk sahibi olması için dua ettim. İnşallah en kısa zamanda çocuk sahibi olur. İnşallah.

