durgun, çok durgun.
hüzünsüz bi durgunluk var tenimde.
kendim dahil kimseye anlatamadığım ve doğru kelimelerden inşa edilmiş cümleler kuramadığım zamanlardayım. bir şey var, ne olduğunu geç anladığım.
sahte erkek sevgileriyle tıka basa geçirilen yıllardan sonraki zamanlardayım
ve şimdi, susuz kalmışcasına gerçek bi öpüşmeye muhtaç
arzulayan bi kadın tarafından sımsıkı kucaklanmaya çok aç.
uzun uzun bi kadına dokunmaya ve bi kadın tarafından dokunulmaya duyulan bi özlemin var olduğu zamanlardayım.
sahi bi kadın tarafından sevgili olarak sevilmek nasıldır kim bilir.
kim bilir nasıldır bi kadın tarafından özlenilen o erkek olmak.
ve herhangi bi kadın tarafından evlat gibi sevilmek nasıldır kim bilir.
nasıldır kim bilir, bi erkek kardeş olarak bi kadın tarafından sevilmek.
12.05.2026
kadınsız kalmış ürkek
1.05.2026
Gay Erkek
Gay Erkek veya gay erkekler üzerine sanırım çok şey söylenebilir.
Ama şunu söyleyebilirim ki; aslında google aramalarındaki o propagandavari materyaller tarafından ele geçirilme diye, yanılgıya kapılmaman için yazdım bu yazıyı. daha doğrusu yazmaya çalışıyorum.
gidip saçma sapan seks konulu şeylere kapılma diye yazıyorum.
lafı uzatmadan giriş yapıp, geliştirmeye çalışayım;
Gay may yok.
Peki ne var dersen, şöyleki;
tüm bu gay tanımları falan, sen bi hemcinsinle yattığında, yaşadığın huzursuzluğu yok etmek için uydurulmuş kelimelerden ibaret. çünkü "tanım"lamak özünde, onu okuyan ve okuduktan sonra da artık mecburen onu öğrenmiş olan tarafından, o şeyi sahiplenme veya onun tarafından sahiplenilme hissi uyandırır.
çünkü; tanımlanmamış olan biraz korku, çokça da soru işaretleri verir.
zaten ne olduğunu bilmiyorsan, ne olduğunu bilmezsin.
evet, bilmezsin ama dünya da durmaz. sen birinin oyuncağı olmaya hazırlan diye döner durur, döneeer durur ve bu yüzden, sana ne olduğunu söylemeye hazırlanır dünyanın kötüleri.
işte tam da bu yüzden bir kaç kelime uydurulur ve o kelimelerle sana dolaylı yoldan "hayır yanlış yapmadın, doğru yaptın ve bak bu da sensin" denilmiş olur.
ilk duyduğunda veya öğrendiğinde ufak bi merak salınır içine. döndürür durursun kafamın içinde ve o kendine bi yer bulamasada sen yer verirsin ona mutlaka.
yerleşir yavaşça, usul usul yer yapar kendine. yani sana.
ve işte bi yerden sonra kendini o kelimeyle tanımladığın an, bi şey olmuş olursun. az önce bi bok bile değilken, şimdi bir şeysindir ve bu yüzden sımsıkı sarılırsın o tanım'a.
artık sen o'sun. sen o kelimeden ibaretsin. o kelime kadar sığ, sağılmaya hazır bi sığırsın artık.
oysa gerek yok tüm bu sikik tanımlara. gay erkek, gay kadın, gay gay gay
yani herhangi bir şey olarak tanımlanmayı kabul etmemelisin.
huzursuzluğunla barışmalısın. kendine çokça zaman tanımalısın.
bırak huzursuz olsun için. kabullen huzursuzluğunu. sana ait bir şeyi yok etmelerine izin verme.
seni yok etmelerine izin verme.
tüm kafa karışıklığınla yaşamalısın ve evet, tüm cümlelerinin sonuna nokta koymana gerek yok. sonsuza kadar uzatabilirsin
7.04.2026
hayat erkeği ve hayatının kadını
bismillah. çünkü; hayat erkeği, hayatının kadınını buldu. inşallah yanılmaz.
13 nisan edit: yanıldı.
28 mart
1 nisan
7 nisan
günler sonra, hangi tarih olduğunu bilmiyorum ama şöyle bi yazışmamız olmuş:
Hayat Kadını: Dün duygusal olarak bana karşı hiçbir şey hissetmediğini söyledin. Bence sen mantığına göre insan seçiyorsun:) iyi kalpli olabileceğini düşündüğün insanları seçiyorsun ama akıl bu konularda yanılabilir🙃 Hayat Erkeği: sen bana duygusal olarak bi şey hissetmeye başladın mı? ve ben akıl ve kalple beraber seçiyorum. inşallah yanılmam Hayat Kadını: Şöyle; mantığımla baktığımda anlaşamayacağımızı düşünüyorum, birkaç kez söyledim hatta. Ama seninle sohbet etmekten keyif alıyorum, buluşmaya gelirken isteyerek geliyorum öylesine ya da vakit geçsin diye değil, kendimi iyi hissediyorum, ayrıldıktan sonra bunalmış veya mutsuz hissetmiyorum iyi hissetmeye devam ediyorum. Yani duygusal açıdan olumsuz bir hissim olmadığı hatta iyi hissettiğim için iletişimi kesemiyorum, kesmek istemiyorum. Sanırım sen de; ben kendi halinde, beklentisiz, mütevazi birisi olduğum için benimle iyi anlaşabileceğini düşünüyorsun ve benimle bir aradayken iyi hissettiğin için değil, mantıken aklına yatan birisi olduğum için benimle iletişimini kesemiyorsun. Hayat Erkeği: kendi düşüncelerini söylediğin için teşekkür ederim. ama benim adıma düşünmemelisin. kendi düşüncelerini söylediğin için teşekkür ederim. ama benim adıma düşünmemelisin. niyet okumayı bırakmalısın. kızacaksın ama yine de söyleyeyim; tanıdığım kadarıyla iyi birisin. iyi olduğun için de iletişimi kesmek istemiyorum. iyi bir insan olman bana yeter. ve amacımız zaten iyi biriyle denk gelmek değil mi? işte ben sana denk geldim, daha ne yapayım. aradığım gibi, yada inandığım gibi iyi kalplisin. çok iyisin ama ne yazıkki bunu benden duyunca, seninle ilk olarak iyi bir insan olduğun için kaçırmak istemediğimden dolayı kendini aşağılanmış hissediyorsun. oysa gururlanman lazımdı. götün-memen-kaşın-saçın fiziğin için değil, iyi kalplisin diye senle olmak, sana sahip çıkmak istiyorum. bundan niye rahatsızlık duyuyorsun. diğer insanların, ilişki arama kıstasları umrumda değil. herkesin amacı ve aracı farklı. benimki bu. kendinde söylüyorsun; benimle iyi hissediyorsun. amacımız iyi hissederek yaşamaksa, iyi hissetmekse daha ne olsun. Hayat Kadını: Kızmıyorum teşekkür ediyorum🌸 amacımız iyi biriyle denk gelmek. İyi insanları kaçırmayı ben de istemem. Sen mantıklı bir insansın, iyi bir insanla mantıklı bir ilişki kurmak istiyorsun. Ben de bunu isterim ama karşımdaki insanın beni sevmesini de isterim. Sen beni iyi bir insan olduğum için seviyorsun veya öyle seveceksin. Bu arkadaşlık ilişkisidir, net olduğun için teşekkür ederim. Benim de soru işaretlerim kalmamış oldu. Hayat Erkeği :) sevmek, filmlerdeki gibi bi anda olan bi şey değil. yavaşça, güven duyarak, kendini karşındakine bırakarak inşa edilir. ihtirasla sevmenin içinde, arkadaşça-dostça-arzuyla-güvenle istekler var. bazen arkadaşça vakit geçirirsin, bazen dostça birbiriniz anlamaya sorunları çözmeye çalışırsın, bazen sadece cinsel olarak arzularsın, bazen ondan başkasına güvenmeden yaşarsın. bunları hepsini bir kişide yaşayabilirsin. ben öyle yaşamak istiyorum ama sen benim, sana "iyi birisin" cümleme takıldın kaldın. benim seni sadece arkadaşça gördüğümü sanıyorsun. iyi biriyle de yatmak isteyebiliriz, sırf iyi diye arzulayabiliriz. bunu anlamıyorsun biriyle ilişki kurduğumuzda, sadece tek bi amaçla ilişki kurmayız. hayatımızda eksik olan neyse onu bulduğumuzu düşündüğümüz için ilişki kurarız. benim hayatımda iyi insan yok. iyi biri olsun ve hayatımı ona vermiş olmak istiyorum. belki de senin hayatında herkes iyi ve tamda bu yüzden senin ilişki kurmak istediğin kişinin özellikleri arasında iyi biri olması yok. ama benim hayatımda kendimden başka kimse yok artık. madden, manen, insanen tamamen sıfırlandım ve şu son 1-2 yıldır hayata sıfırdan başladım. biri olacaksa, öncelikle iyi biri olmalı. diğer özellikleri sonra gelir. Hayat Kadını: Hayır ben seni çok iyi anladım. Sen benimle dış görüntüm için ilgilenmediğini söylüyorsun, bu iyi bir şey. Ama bir insanı sevmek onun dışını sevmek değildir ki. Sevmek çok başka bir şey, zaten sevince dışını da çok beğenirsin her şeyi güzel gelir. Sen mümkün olduğunca sorun çıkarmayan, kendi halinde, iyi bir kadın arıyorsun, evet ben bu profile uyuyorum ama ben hayatımda birisi olsun da ne olursa olsun, beni sevmese de olur diyemem. Ben hep yalnızım, yalnızlığa alıştım bunu ancak sevdiğim sevildiğim bir ilişkiyle bozarım. Ben günlük hayatta bile sevmediğim veya beni sevmediğini düşündüğüm insanlarla görüşmüyorum mecbur değilsem. Ben duygularına göre yaşayan birisiyim. Senin mantığına uygun görünebilirim ama sevilmediğim, sadece şartlara uygun görüldüğüm için kabul edildiğim yerde, sandığın kadar iyi değilim, hiç iyi değilim. Umarım sevdiğin, seveceğin ve iyi bir insana denk gelirsin. Arkadaş olabiliriz dedim ama artık bu konuşmalardan sonra o da zor. Aramızda hak geçmesini istemiyorum, lütfen bana ibanını gönder yemeğin yarı ücretini sana ödemek ve bir daha yüz yüze görüşmemek istiyorum. Mektup arkadaşı olabiliriz belki, bu konuşmanın etkisini atlatabilirsek
Hayat Erkeği: ne diyeyim. seni yormayayım. allah karşına, kalbinden geçen birini denk getirsin. iban konusunda ise çok kabasın. içtiğim çaylara say lütfen.
Hayat Kadını: Bu kabalık değil, hak geçmesin istiyorum, ne zaman müsait olduğunda iletirsin. Allah senin de karşına dilediğin gibi birisini çıkarsın
Hayat Erkeği: lütfen bana daha fazla hakaret etme. hakkım varsa helal olsun. amin
Hayat Kadını: Ben sana hakaret edecek hiçbir şey yaptığımı düşünmüyorum. Çok teşekkür ederim, aynı şekilde Her şey için çok teşekkür ederim
Hayat Erkeği: ben çok mu yakışıklıyım? iyi biri değil de yakışıklı mıyım?
Hayat Kadını: Neden bunu soruyorsun?
Hayat Erkeği: sen benimle neden ilgilendin, ilgileniyorsun. bunu öğrenmek istiyorum
Hayat Kadını: Seninle ilgilenmemin bir sebebi yok, sen mantıklı birisi olarak bir insana ilgi duymadan önce bir gerekçe buluyorsundur. Mesela iyi biri olduğunu, onunla kolay geçinebileceğini düşünüyorsundur ama ben öyle değilim. Zaten bilerek, kasıtlı bir davranış değil bu ilgi. Kendiliğinden zamanla gelişiyor. Ama güzel özelliklerini saymam gerekirse bir sürü sayarım seni az tanımama rağmen. Çok güzel yazı yazıyorsun, mantıklısın, eğlencelisin, düşüncelisin, insanların özel alanıyla ilgili pat diye soru sormayacak kadar naziksin, genel olarak naziksin, insanlar hakkında hayat hakkında gözlem yapabiliyor, bunu çarpıcı biçimde aktarabiliyorsun, hayatta pek çok zorluğu atlatmış ama bu güzel özelliklerinden taviz vermemişsin, ilkel olmayan bir gücün var, değiştirmen gerektiğini düşündüğüm pek çok insanın seni eleştirebileceği özelliklerinden utanmak bir yana zırh gibi giyiyorsun tuhaf bir meydan okuman var, daha bir sürü sayarım, fiziksel olarak da söyle dersen gözlerin çok güzel. Ama bunların hiçbiri yüzünden sana ilgi duymadım. Düşünüp de ben bu insana ilgi duyayım demedim. Düşününce olumsuz şeyler geldi aklıma ama iyi şeyler hissettim hep. Sen "ben çok mu yakışıklıyım" diye sorarken, "ben yakışıklı değilim, sen beni iyi olduğum için beğendin" gibi bir mesaj vermek istedin. Aslında bu sözünle, yukarıda tüm söylediklerinin üstüne bir de beni çirkin bulduğunu ama iyi biri olduğum için bunu görmezden geldiğini de belirtmiş oldun:) alınmıyorum, şanslısın ki benim gibi birine denk geldin. Yerimde başkası olsa o da seni kırmak isterdi ama yapmayacağım.
Hayat Erkeği: yanılıyorsun; uğruna ölünecek kadar olmasa da yakışıklıyım tabiiki. kendimi çirkin bulmuyorum. sadece senin ilgi duyma nedenini öğrenmek istedim ama söylemiyorsun. ya da çok laf kalabalığı yaptın, ben anlayamıyorum. sadece senin ilgi duyma nedenini öğrenmek istedim ama söylemiyorsun. ya da çok laf kalabalığı yaptın, ben anlayamıyorum
Hayat Kadını: Bunun bir sebebinin olmadığını, olamayacağını söyledim. Bu sebebe dayalı bir şey değil diyorum, kendiliğinden olur
Hayat Erkeği: yanılıyorsun, hiçbir şey sebepsiz değil. sebepsiz olmaz.
Hayat Kadını: İnsanları sevmek, onlardan hoşlanmak sebepsizdir. Bunun sebebi olmaz. Sebebi varsa gerçek sevgi değildir. Hatta işyerinde bir kadın var, onu neden sevdiğimi anlayamıyordum, oda arkadaşıma da söyledim hatta.o kadınla çok vakit geçirmedim, çok paylaşımım olmadı hatta eskiden itici bulurdum. Ama zamanla, kendiliğinden, durup dururken sevmeye başladım. Sebebi yok. Onun da beni sevdiğini biliyorum, hissediyorum. Sevmek böyledir, durup dururken seversin:) Bu arada senden beni sevmeni beklemiyorum
Hayat Erkeği: ama ben seni sevmek istiyorum
Hayat Kadını: Biz birbirini tanımayan, tanımaya çalışan insanlarız. Bana benden hoşlandığını bile söylesen şüphe ederdim. Ben sana duygusal yaklaşırken, iyi şeyler hissettiğimi söylerken senin konuya böyle yaklaşmaman, mantığınla hareket ediyor ve şartlarına uyacak birisini arıyor olman sebebiyle konu buraya geldi.
Hayat Erkeği: kendin durup dururken zamanla sevmişken, sevebilirken, ben seni manen uygun bulmama rağmen, benim seni sevmem için böyle bi ihtimal vermiyor, düşünmüyorsun bile.
Hayat Kadını: Sen beni sevebileceğin kategoriye koymuyorsun. Mantığına uygunum, o kadar. Ben duygusal yaklaşıyorum sen mantığınla yaklaşıyorsun. Beni bu aşamada sevemezsin, ben de seni sevemem ama sen bu konuyu açıklarken "seni fiziksel özelliklerin yüzünden değil iyi biri olduğun için görmek istiyorum" diyerek, beni begenmediğini de ifade etmiş oluyorsun. Ben bunlara kızmıyorum, alınmıyorum. Kalın kafalı demen gibi, gerçekten ne hissettiğini ne düşündüğünü anladığım için seviniyorum. Bu arada beni fiziksel özelliklerim sebebiyle görmek isteseydin rahatsız olur, bu durumdan dolayı üzülürdüm. Ama "iyi bir insan olduğum için" flört edilmek istenmek diğerinden daha kötüymüş. Keşke konu buralara hiç gelmeseydi, bence iyi arkadaş olurduk. Hem beni hiç kaçırmamış olurdun:) ben de seni kaçırmamış olurdum, sohbet filan ederdik.
Hayat Erkeği: o kadını zamanla sevmişken
Hayat Kadını: Zamanla sevmek değil anlatmak istediğim. Sevmenin sebebe dayanmadığı. Sen zaman geçerse birbirimizi sevmek için sebep buluruz diyorsun. Ben diyorum ki birini seveceksen zaten sebep aramıyorsun
Hayat Erkeği: belkide bu konuda iyi biri değilim. neyin nasıl olması gerektiği vs ikimiz içinde hayrlısı olsun. ve yazdıklarına bakıyorum da, aslında sen benden daha mantıklı düşünüyorsun. kafanı şişirmeyeyim.
Hayat Kadını: Hayır kafam şişmiyor tabiki. Ben daha duygusal baktığımı ama mantıklı şekilde ifade ettiğimi düşünüyorum. Sen hngi konuda daha mantıklı olduğımu düşünüyorsun
Hayat Erkeği: bende mantıksal bakıyorum ama duygusal yaklaşamıyorum değil mi? birbirimizin tersi olduğumuz için anlaşabiliriz, güzel bi hayatımız olabilir. romantik filmlerdeki gibi olmaz, ama yine de çok güzel olur
Hayat Kadını: Sevmediğin, sadece iyi bir insan olduğu için hayat ortalığı yaptığın biriyle romantik filmlerdeki gibi bir ilişkin olmaz tabii:)
Beni sevemezsin henüz, bunda sorun yok. Ama sen bana sırf ben iyi biriyim diye iletişimi sürdürmek istediğini söyledin. Ben de senin iyi biri olduğunu düşünüyorum ama seninle sohbet etmeyi, vakit geçirmeyi sevdiğimi, iyi hissettiğimi söyledim. Bana benim gibi cevap versen yeterliydi. Sen hiçbir şey hissetmiyorsun. Kaç kez buluştuk, bunun üzerine "iyi bir insan olduğun için seninle görüşmeye devam etmek istiyorum" demek, ben senden hiç hoşlanmadım, hiçbir duygum yok ama aradığım kriterlere uygun olduğun için seninle görüşüyorum demektir. Sen beni yemeğe davet edince o kadar mutlu oldum, o kadar heyecanlandım ki. İyi bir insan olduğum için davet etmişsin, peki teşekkür ederim. Ama keşke konuyu flörte getirmeseydin, o kadar iltifat etmeseydin. Arkadaş olsaydık. Bana benden hoşlanıyor gibi yapıp sonra da "sen iyi bir insansın" demek biraz acımasızca olmuyor mu?
Neyse, uyku saati. Muhtemelen son konuşmalarımız. Sen de kafanı topla ben de toplayım. Şimdi her şeyi silmek istemiyorum, yarın konuşuruz. İyi geceler.
Hayat Erkeği: iyi geceler, allahım rahatlık versin.
Hayat Kadını: Merhaba, sakin kafayla düşündüm. İkimizin de isteklerinin, beklentilerinin ve kafa yapısının ne kadar farklı olduğunu görmüş olduk. Daha fazla üzülmemek için ne kadar erken iletişimi bitirirsek o kadar iyi olur diye düşünüyorum. Tanıştığıma çok memnun oldum. Sen herkesin denk gelemeyeceği, farklı, özel bir insansın. Her şey gönlünce olsun, tüm samimiyetimle diliyorum bunu. Mutlu bir ömür dilerim.
Hayat Erkeği: hakaret gibi veya anlamadığım bi şekilde kötücül bir cümle gibi algılıyorsun ama kendi iyi niyetimle yine de söyleyeyim; iyi birisin ve inşallah senin gibi iyi insanlarla karşılaşıp huzurlu mutlu sağlıklı ve güzel bi ömür yaşarsın. çok sevgiler, saygılar.
14 nisan'da bloga gelip- buraya şöyle yazmışım:
olmuyor.
farklı yönlere bakıp aynı şeyi görmek isteyen iki kişiyle hiçbir şey olmuyor.
birimizden biri, diğerinin tarafına dönmeliydi ama dönemedik. oysa benim tarafım daha makuldü lakin ısrarla dönmek istemedi. her şeyi, hayattan tamamen soyutlanarak romantize edilmiş filmlerden, ideal ilişkilerin kurgulandığı kitaplardan, her bölüm adeta ayrı bir yanardağ patlamasıyla öpüşülerek biten dizilerden, ilk görüşte aşkı anlatarak göbek atılan hoppidi hoppidi şarkılardan, buram buram erotizm kokan şiirlerden, öykülerden, romanlardan dan dan dan öğrenmiş birine kendi gördüğümü anlatamazdım zaten. ama olsun denedim. denedim allahım sen hep şahittin.
belki de herkes haklıdır. tüm o milyonlar, milyarlar lar lar lar haklıdırlar.
kimse iyi biri olduğu için sevilmek istemiyor.
ve anladım, onlar için sırf iyi biri olarak sevilmek küfür gibi.
sadece arzulanmak, sikilmek sikilmek sikilmek, sonsuza kadar sikilmek için sevilmek istiyorlar.
21 Nisan'da ise ona şöyle ekşi'den mesajla yazmışım:
selam iyi biri, durduk yere aklıma geliyorsun :) yüzünü düşünüyorum, nasıl bi yüzün vardı diye ama hayal meyal aklıma geliyor. görsem anında tanırım ama polise gidip robot resmini çizdiremem. ama iyi biri olduğun hep aklımda :) neden iyisin; çünkü uyum çabası gösterecek kadar nahifsin, doğru olanı yapmak konusunda düşüncelisin naifsin, zekisin ve bu şeytani bi zekâ değil ve bir de; rol yapmıyorsun. olduğun gibisin. bunlar güzel şeyler, sende hoşuma gidenler bunlar ve seni kazanmak istiyorum :) amin.
selam karşıt biri, bazen sen de benim aklıma geliyorsun, başka şeyler düşünmeye çalışıyorum.
çok naziksin yine, genelde olduğun gibi, güzel sözlerin için teşekkür ederim🌸
beni kazanmak çok kolay ama seni kazanmak kolay değil. ben bu konuda çok şey söyledim, artık başka ne diyebilirim. bence sen iyi bir arkadaş arıyorsun, konu başka bir yere gitmeseydi arkadaş olurduk.
sen iyi bir arkadaşım olsun, adı sevgili olsun istiyorsun. ben de arkadaşlığa çok önem veriyorum, bence duygusal ilişkilerde de insanlar ilk olarak arkadaş olmalı. ama sende duygu tarafı tamamen kapalı ve mantığınla hareket ediyorsun diye düşünüyorum. duygusal konularda da mantık gerekir, olması gerekeni yapıyorsun ama duygu da gerekir bence. sende duygu yok ve sence olmasına gerek yok, öyle düşünüyorsun
onu şöyle yanıtladım: peki. cevabın için teşekkür ederim. iyi günler.
bana şöyle döndü:
duygusuz ilişki istemediğim için trip yiyeceğimi düşünmemiştim. sen iyi birisin, sana karşı iyi şeyler hissediyorum, birlikte vakit geçirmekten mutlu oluyorum, seni daha çok tanımak istiyorum, kalbim çarpıyor demiyorsun. mantığına yattığım için isteyip ben hayır deyince kızıyorsun. beni kazanmak çok kolaydı ama zahmet etmedin. ben yalnız kalamayan, hayatında ille birisi olsun isteyen biri değilim. sevdiğim sevildiğim bir ilişkim olursa olur, olmazsa ben yalnız bir hayatı çoktan kabul ettim, bana ne diye trip atıyorsun acaba? duygusallık isteyerek çok şey istiyorum herhalde. sen; sırf memursun, işin gücün var, kültürlü birisin diye seni isteyecek birisiyle mantık ilişkisi kur. ben beni sevebilecek birini istiyorum. sana da iyi günler dilerim.
biraz laf sokarcasına şöyle yanıtladım: kendine bi kedi alıp hayatına devam etmelisin.
şöyle dedi: neden böyle söylüyorsun anlamıyorum. geçimsizsin, ömrünün sonuna kadar yalnız kalacaksın anlamındaysa peki, öyle olsun. kimseyi beğenmeyen, burnu havada biri olsam haklısın diyeceğim, benim standartlarım çok yüksek diyeceğim. minimumun minimumu, en olması gereken şeyi istedim diye yalnız kalmaya mahkumsam yalnız kalayım. beni sevmeyen, başkasını bulamadığı için ve benim sorun çıkarmayacağımı düşündüğü için benimle zaman geçiren birisi yerine kediyi her zaman tercih ederim.
akşam şöyle yanıtladım: haklı çıktın, gerçekten anlaşamazmışız. beni hiç anlamadın.
dediki: ben seni anlamaya çalıştım, belki sen beni anlamıyorsundur. o gün bana benden miniminnacık da olsa hoşlandığını söyleseydin ayaklarım yerden kesilecekti. sen bana sadece iyi biri olduğumu söyledin, bu beni tabiki çok mutlu eder. ama romantik ilişkiler böyle olmaz diye düşünüyorum. arkadaşlık ilişkisi olur, o da olamadı.
dedimki: sevme nedenlerimiz, şekillerimiz farklı olabilir. çünkü iki farklı cinsiyette, farklı kültürde, bedende, bakış açılarında yaşamakta olan iki basit insanız. bunu anlamıyorsun. anlaman gereken şey bu. buluştuğumuz yer ise ortak bi hayat kurmak. ama kafanda kurguladığın bir davranışı gerçekleştirmemiş veya cümleyi dile getirmemiş olduğum için benim sevme, hoşlanma şeklimi yanlış buluyorsun. sana, kendi düşüncemi veya bakış açımı zorla kabul ettirerek haksızlık yapacak değilim. sende bana haksızlık etmemelisin. romantik veya adlandırılmış başka bi ilişki. adı her ne olursa olsun. sen kendin için gördüğün, sana öğretilmiş bi ilişki arıyorsun. ben ise kendim için zamanla belirlediğim, seninkilerden farklı kıstaslara sahip bi ilişki arıyorum. anlaman gerek şey bu. bir sürü şey yazdım sildim. oysa süslü cümlelere vs gerek yok. sen busun, böylesin ve ben senin bu haline razıyım. bende buyum, böyleyim ve sende benim bu halime razı olmalısınki yürüyelim. dediki: ben seni anlamıyorum ki razı olayım. neye razı olacağımı bilmiyorum. "kendin için belirlediğin, benimkilerden farklı kıstaslara sahip ilişki" nedir? dedimki: canım benim, şöyle yapabiliriz; sen iyi birisin, ben iyi biriyim. (senden duymadım ama en azından, ben kendim için iyi biri olduğuma inanıyorum ve iyi biri olmak konusunda çabam da var gerçekten, çabalıyorum) bu iyi olma halimizle, güven içinde birbirimizin hayat arkadaşı olabiliriz. ilk olarak bununla başlayarak yetinebiliriz. ben yetinebilirim. doğru olanın bu olduğunu bildiğim için, bu bana ilk aşamada yetiyor. ve inan bana, sevmek zaman alan bir şey. bi anda oluşan ve olacak değil. her şey öyledir. zaman gerekir. hayat arkadaşlığımız esnasında birbirimizi sevmeyi öğretiriz birbirimize. birbirimizi insanca, merhametle, dostlukla, aşkla sevmeyi öğrenir, öyle severiz. nasıl seveceğimizi şimdiden öğrenmiş olarak değil, birbirimize öğreterek severiz. dediki: hızlıca bir cevap verip sonrasında pişman olmak istemedim. ben sana iyi biri olduğunu söylemiştim. akıllı, kültürlü, hoşsohbet olduğunu da söyledim. normalde çoktaaan engellerdim ama beyefendi biri oldugun için ve aramızdaki iletişim saygısızca bitmediği için engelleyemedim. elim gitmedi. bahsettiğin şeyi biraz anladım, sen güvenilir biri olsun, birbirimize destek olalım vs istiyorsun. nasıl bir cevap vermem gerektiğini bilemedim en başta. bahsettiklerin çok güzel şeyler, olması gereken şeyler. ama ben başlangıç noktasının burası olmaması gerektiğini düşünüyorum. bu bir tercih, herkesin farklı düşüncesi olabilir bu konuda. ben ev, araba, statü, çiçek, hediye vs hiçbir şey istemedim, büyük beklentim filan olmadı. sadece minik de olsa duygu istedim. beni çok sev, bana aşık ol da demedim, tabiki bu olmaz en başta. minik bir hoşlantının bile olmadığını, belki zamanla olabileceğini söylüyorsun. ben bir ihtimale tutunmak istemiyorum. bunun sonucunda yalnız kalmaktan korkmuyorum, ben hep yalnızım zaten ve bundan şikayetim yok, kabullendim desem yeridir. senin bahsettiğin şeyler iyi dostluklarda, arkadaşlıklarda da olur. keşke aramızdaki konu başka bir yere gitmeseydi arkadaş olsaydık ama artık olan oldu. karşına seni mutlu edecek, anlaşabileceğin birinin çıkmasını diliyorum. dedimki: amin.


