16.02.2020

bitmişi sürdürme inadı veya sikindirik ilişkiler üzerine

Bazen, hayatına sağlıklı biri olarak devam edebilmek için cinsi farketmeksizin ilişkindeki bitmişi, tükenmişliği, yolun sonuna gelmişliği görmek için durup nefes almak ve hemen sonrasındaysa tüm olgunluğunla bitişi ilan etmek gerekir.
Çünkü sırf ortada yıllardır süren (arkadaşlık, aile, aşk) ilişkisi var diye çoktan bitmiş olan ilişkiyi inatla sürdürmeye çalışmak, ilişkinin taraflarına birbirinden nefret etmek dışında bir şey kazandırmıyor.
İşte bu yüzden, bitmiş olanı sürdürmenin gereksizliğini kabullenmek ve ilişkinin fişini çekip, yoluna ilk doğduğun andaki kadar yalnız devam etmek lazım. Sağlıklı olan budur ve bunun dışındaki her şey sağlıksızdır.

Bu aralar Öküz Herif'le yaşadığımız gerilimin nedenleri üzerine düşündüğümde, aklıma yukarıda yazdıklarımdan başka bir şey gelmedi ve açıkçası başka bir şey de olduğunu da düşünmüyorum. Çünkü Öküz, Kıbrıs'tan döndüğümden bu yana onunla yaşamamla beraber, gerek bana karşı olan davranışlarıyla, gerek hitap etme şekilleriyle bana, kendi kafasında beni konumlandırdığı yer üzerine yeterince düşündürttü ve düşüncelerimin sonucunda gördümki; ben onun için sadece bir objeyim ve obje olarak değerim ise kocaman bi SIFIR'dan ibaret.

Oysa daha önceki ayrıl-barış'larımızdan dolayı, ikimizinde karşılıklı olarak kendimize dersler çıkardığını ve bu yüzden artık birbirimize (ki aslında çoğunlukla onun bana)eskisi gibi davranmayacağını düşünüyordum.
Düşünmüştüm ve gördümki çok büyük yanılmışım ve bu yüzden canım çok büyük sıkıldı.
Canımın büyük sıkılmasının nedeni; bir kez daha yanıldığımı görmek değil, bir kez daha aynı boku yiyip farklı bir tat beklememden kaynaklı. Tabii farklı bir tat beklememe neden olan oydu. Çünkü bu sefer bokunun farklı bir tadının olacağını kendisi söylemişti. Bende inanmıştım.

"İnanmıştım" dedim ama aslında inanmaktan başka çarem yoktu. Çünkü içimde ona karşı bitmek bilmez bi "doğru kişi" inancı var ve yaşattığı tüm hayal kırıklıklarına rağmen bu inancı söküp atamıyorum.
Oysa bu sikindirik beşpara etmez saf inancı söküp atsam, biliyorum ki her şey yoluna girecek ve ben önümü daha iyi görebileceğim. Ama galiba sökmek istemiyorum ve kahretsinki o da bunu bildiği için beni her defasında o inancımdan kıskıvrak yakalayıp nefesimi kesiyor.
Oysa bu sefer gerçekten çok yoruldum, olduğum yere çöktürecek kadar çok yordu beni. Sırf bu son defa yüzden artık ayağa kalkmamak ve çöktüğüm yerde öylece kalmak istiyorum.
Evet, bu sefer inatla ve tüm güçsüzlüğümle, olduğum yerde çökmüş olarak kalıp hayatıma bir müddet böyle devam edeceğim.


13.02.2020

cins ilişki

bırak esen rüzgârla beraber dağılsın saçın, hayatın, sen
öylece kalsın bi köşede, tüm unutulmuşluğuyla
ve tüm değersizleştirilmişliğiyle.
bırak karışma, dağınık kal öyle.
-------

Şiir yazayım dedim ama yazamadım. Zaten şiiri de, sırf şiir yazmaya çalışanlar yüzünden sevemedim gitti. Yani benim gibiler yüzünden şiir sevemez oldum. Hem ne zaman sevmiştim hatırlamıyorum.

------

Çok boş biri olduğumu söyleyip duruyor Öküz Herif.
Hayatımın ne olacağını, bundan sonra ne yapacağımı vs vs vs sorup duruyor.
Oysa sorularının cevapları hakkında bi bilgim yok. Ben sadece onu seviyorum ve bildiğim tek şey bu.
Diğer şeyler için ise, bence çok düşünmeye gerek yok. Çünkü bi şekilde doğduğumuz için mecburen yaşayacak ve sonra mecburen öleceğiz. Yani işte bu yaşadığımız maceradan ölerek çıkmak dışında çıkış yapma şansımız yok. Bunu o da herkes gibi biliyor. Ama yinede herkes gibi oda yaşarken tedirgin, ürkek, çok ama çok korkarak, bitmek bilmez sorularla yaşamaya devam ediyor.
Aslında bu sorularına söyleyecek bir şeyim yok, ama tedirginliğini bana bulaştırmaya kalkışması aramızda şimşekler çakmasına neden oluyor ve biz aynı yatağın farklı uçlarına savrulmuş hâlde sabahlamış oluyoruz. Bu kötü gibi.

-------

Sürekli atıştığımızı söylemem yanlış olur. Ama evet bazen olur olmadık anlarda fena patladığımız olmuyor değil. Çünkü onu sevsemde sevmesemde beni değersiz hissettirmesine izin vermeyeceğimi ona da defalarca söyledim.
Durum böyle olunca, bir kaç laf sokmasından sonra Hz. Ali gibi Zülfikâr kılıcımı aldığım gibi üzerine atılıp onu paramparça ediyorum.
Tüm sinirim geçtiğinde etraf Kerbela Meydanı'ndan farksız değildir ve tüm olanlardan sonra ya o, ya da ben evden çıkıp bi yerlere gitmişizdir.

------

Tüm kavgalarımıza ve birbirimizden nefret edişlerimize rağmen onu sevdiğimi de söylemeliyim ve onunda beni sevdiğinden eminim. Çünkü kavganın ertesi günü yine aynı yatakta uyuya kalıp da gece uyandığımızda birbirimizi yalnız kalmamak için değil, gerçekten sevdiğimiz ve değer verdiğimiz için kollarımızın arasına almaktan geri kalmıyoruz.
Bazen o beni sarıyorken uyanıyorum, bazen ise ben onu sararken uyandırmış oluyorum ve bunun karşılığında küçük bir öpücük konduruyoruz birbirimize.
Hem zaten mutlu bi ilişki böyle bir şey değilse, başka nasıl olabilir ki?

11.02.2020

Türkiye'de bir alt kültür olarak müslümanlık

Bugün Narmanlı Han'daki Caffe Nero'da otururken solumdaki masada kod yazıp duran birine ne iş yapıyorsun dedim ve muhabbet etmeye başladık. Muhabbetimiz iyice sarıp sarmaladığında, iş görüşmelerimin birinde bana yöneltilen "kiminle yaşıyorsun" sorusuna "erkek arkadaşımla" dediğimde, görüşmeye katılan herkesin şaşırdığını anlattığımda, o da benim erkek arkadaşım olduğunu öğrendiği için şaşırdı.
Çünkü klasik bildiği gay algısı dışında bir konuşma tarzım varmış ve görüntümde hiç gayce değilmiş.
Ona bir şeyleri çok abartmadan yaşamayı sevdiğimi, hayatı gay olarak değil, sadece insan olarak yaşamayı seçtiğimi vs vs söyledim ve o da beni anladığını söyleyerek muhabbetimizi devam ettirdi.
Konudan konuya atlarken, o da aslında namaz kılan biri olmasına rağmen, daha önce çalıştığı yerlerde kendisiyle imam, hoca vs diye dalga geçildiği için artık çalıştığı yerlerdeki insanlardan inançlı biri olduğunu sakladığını ve hele ki namaz kıldığını ise bir daha asla beraber çalıştığı insanlara söyleyemeyeceğini belirtti.
Bu sefer ben şaşırdım. Hem de çok fena şekilde şaşırdım. Çünkü, herkesin "% 99'u müslüman" cümlesini kurduğu bir ülkede, müslüman biri namaz kıldığını saklıyorsa, bence orada artık müslümanlık alt kültüre dönüşmüştür. Dönüştürülmüştür. Bunun bir başka bir açıklaması olamaz.