30.01.2026

modern veya postmodern ben

nihayet ve hatta çok şükür, dürüstlüğün bi işe yaramadığını anladım. kimsenin sikinde değil doğruluk falan. bi de samimiyet var. pehhhh. götüme anlatın onu da.
kime gülsem, parmak atmaya kalkışıyor. kime yalansız dolansız iki laf etsem
neyse işte anladınız.

geçen aylara kadar yaşadığım o bi anda ortaya çıkan "neredeyim" hissi bitti galiba. artık öyle bir şey yaşamıyorum. ama az önce bu satırları yazarken ortaya çıkan "ne yapıyorum" tarzı histen de korkmadım değil.
ama olsun geçti her şey. gitti. tamam sakinim.
gördüğünüz gibi kendi kendimi teselli edebiliyorum. kendi kendimi idare etmeyi öğrendim.

bugün, tuvalette üstüme başıma sıçratmadan işemeye çalışırken, sikimi avuçladığımda hoşuma gitti. osbir çekmeyi bıraktığımdan bu yana, sikimle bağ kurmadığımı fark ettim. onu görmezden geliyor gibiyim. çünkü öyle yapmasam, osbir çekesim geliyor. o yüzden iyisi mi, onu bacak aramda saklamaya devam etmem gerek.

cinsel arzularımı dindirdiğimden bu yana sanki her şey daha iyiye gidiyor gibi. daha sakin, daha huzurlu ve bol vakti olan biri gibiyim. öyle hissediyorum. 
beni seven ve benimde onu sevdiğim biriyle sikişinceye kadarda bu böyle devam edecek.
kendimi bakir'leştirmek gibi diyebilirim.

Şu yazıdaki Çilli'yi dün otobüste gördüm. Selam verip, birbirimizi sorduktan sonra "görünmüyordun" dedim, bana biraz geçiştirir biraz da "ne olsun işte" der gibi bi ses tonuyla "bi ordayım bi burda" dedi. Oturacak yer olmadığı için, otobüsün ara koridorunda onu görebileceğim ve arada kesebilecek kadar yakın bi mesafede durup tabletten Niyazi Berkes-Türkiye'de  Çağdaşlaşma'yı okumaya başladım ve bi kaç durak sonra, herkes kendini iyice yolcu rolüne kaptırdığında, çaktırmadan Çilli'ye doğru baktığımda ona baktığımı hissettiği için başını kaldırıp bana baktı ve karşılıklı olarak dudaklarımızı aralamadan, dişlerimiz görünmeyecek şekilde hafifçe tebessüm ettik.
Bi kaç durak sonra tekrar ona baktığımda, yanındaki adamla konuşuyordu. 
Konuşması esnasında, vücudunun belli belirsiz sallanışı ve mimiklerinden, konuşmaya çok aç olduğunu anladım. Şu karşılaşmalarımızı sıklaştırabilirsem, en sonunda yanaşıp "eve gitmeden bi kahve içelim mi" demeyi düşünüyorum. Bakalım bi daha ne zaman karşılaşacağız.

Dün gece rüyamda bi erkeğe sürtünürken boşaldım.
Bu erkek odaklı rüyalarım azaldı zaten ve sanırım, 5-6 aydır ilk defa gördüm. Geçen aylarda, bi kaç defa kadın görmüştüm. Daha önce kadınları rüyamda görmemiştim. 

Bazen rüyalarımda, rüya gördüğümü fark edip kendimi uyandırabildiğimi söylemiş miydim?
Hatta bi kaç yıl önce, rüyalarımdan birinde çok çişim geldiği için uyanıp tuvalete gitmiş ve sonrasında uyuduğumda rüyamı kaldığım yerden görmeye devam etmiştim.

bi kaç hafta önce  Niğde'ye gittim. Orda biriyle tanışmak için. tanıştık.
kız güzeldi. hatta güzel olduğu için şaşırmıştım. geçen gün yazışırken bunu ona da dedim. 
hatta benimle evlen, al beni de dedim defalarca, güldü.
kadınlar tarafından ciddiye alınmıyorum.
ama kahretsin kadınlar nasıl ayartılır onu da unuttum. ki zaten hiç öğrenmemiştim de. bu gönül ve seks işlerinde hep kolayına kaçtım. yani erkeklere. bi erkeğe iki gülücük at, hemen pantolonunu indirir, neyi var neyi yok çıkarır verir. bazı kadınların da öyle olduğunu söylüyorlar, ama bana 2-3 tanesi dışında pek denk gelmedi. 
oysa şimdilerde ne çok isterim namussuz bi karıyla denk gelip, ardında da evlenip tek eşli bi hayat yaşamayı.
çünkü namussuz bi hayat yaşadım, o yüzden namussuz bi karı bulmalıyım. iki namussuzu bi yatak paklar. sonra namuslu namuslu yaşar gideriz.

Niğdeliyle yazışırken, din iman, cinsellik, aşk, sevgi, falan allah'ın yarattığı her şey hakkında konuştuğumuz için, buluştuğumuzda bana sadeleştirilmiş bi kur'an-ı kerim getirmişti, onu verdi. hediyesi için yapmacık bi teşekkür etmekten geri kalmadım ama aklımda da sadeleştirilmiş kur'an-ı kim yazdı, çok şeytanca" gibi cümleler de dönüp duruyordu, ama ayıp olmasın diye demedim, aldım getirdim eve sakince bıraktım.
geçen hafta ise, bu sadeleştirilmiş kur'anı kerim'i başka bi kadınla olan konuşmalarımızdan birinde laf dönüp dolaşıp islam konusunda gelince ve ben "ben tövbe ettim her boka. bu ara namaz da kılıyorum" dediğimde ve o da "aa bende kur'an okuyorum" dedi ve ben "bende sadeleştirilmişi var, bakmaya çalışıyorum, ama bakamdım daha" dedim ve o "istersen benimkini vereyim sana. 5 ciltlik çeviri" dediği anda atlayıp, olur değiş tokuş yapalım" dedim ve kabul etti, bi kaç gün sonraki buluşmamızda ise değiş tokuş ettik. 
allah istediklerimi bana hemen veriyor, ama henüz amcık vermedi. yani karı.

bu hafta onkoloji doktorundan randevu aldım. kontrollerim başlıyor. ağrı mağrı bi şeyim yok ama rutin kontroller işte. bunu bahane edip, bu hafta işten bol bol kaytaracağım. müdürümü de hiç sevmiyorum. en azından bu hafta daha az muhatap olmuş olacağım. ilk zamanlar seviyordum ama tanıdıkça, içi bok dolu bi çuval olduğuna kanaat getirdim. keşke kanalizasyona dökülse.

filistinsoykırımı devam ediyor ama hakkında daha az konuşuluyor. ya da siyonist yahudi teröristlerin sosyal ağ straejileri işe yaradı ve iyice görünmez oldu. 
2-3 hafta önce Venezuela Başkanı'nı da kaçırdılar. Evet şu an 2026 yılındayız ve ABD denilen bi ülke, başka bi ülkenin başkanını kaçırabiliyor.
yanisi; aslında modern hayat sadece kondom kullanımı konusunda modernleşti. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BU KONUDA SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?