geçen yıldan bu yana ara ara aklıma düşen bir düşünce var.
kadınlara çekilmek istediğimi veya çekildiğimi düşündüğümden bu yana.
şimdiye kadar neden hiç kadınları arzulamadım. bilinçli olduğum, gerçek bi bilinç kazandığım yıllardan sonrası için yani. ergenlikteki günler, aylar, yıllar değil. ergenlik sonrası yıllarım için kendime bunu soruyorum. yani neden, hiç kadın arzulamadım. neden bi kadına aşkla girip çıkmayı arzulayamadım. neden hiç öyle olmadı.
ara ara bunu düşünüyordum ve zamanla da kadınlara çekilmeye başladım.
ya da son bi kaç yıldır iyice odaklandım ve onları çekici, güzel, heyecan verici bulmaya başladım.
geçen yıl yine böyle düşünürken, bi anda aklıma bunun neden şimdi olmaya başladığına dair aklımda şimşek gibi bir fikir çakıldı; çünkü annem öldü. annem artık yok. o geberdi gitti ve ben, o hayattayken asla bi kadına yaklaşamadım. sıcaklık hissedemedim. karımı sikerken veya ayaküstü tanıştığım bi orospuyla olurkende hiçbir zaman o kadın sıcaklığını hissedemedim. daima bi soğukluk vardı, yapmam gerekiyormuş gibi bir his. ya da bi kadına da sikim kalkıyor mu adında bi deneme sürüşü.
yaklaştığımda sikim kalkardı, ama aşkla kalkmazdı. bi erkeği siktiğim veya öptüğüm zamanki kadar derin bi hisle yaklaşmış olmazdım. zorlardım kendimi ama ıııhhhhhh olmazdı. kuru kuru sikişir geçerdim. geçerdik birbirimizi.
allah var ya yani, şimdi yalan söylemeye gerek yok. esrarkeş kaltağın biriyle deneme sürüşümü uzatmıştım yıllar önce (MİLENA, VİCDANLI SÜRTÜK ) belki aşık oluruz, belki birbirimize sik ve am vermek dışında da bir şeyler verebiliriz diye ama olmamıştı. zaten çok da zorlamamıştım ama sanırım o zamanlar sürtüğe karşı zerre kadar bile olsa bi sıcaklık da hissedememiştim.
ama şimdilerde hissediyorum. sokakta gördüğüm herhangi bi kadını çekici buluyor, gülüşünü o anda sevebiliyorum. tekrar gülsün diye dönüp baktığım bile oluyor. ama neden şimdi oluyor?
işte bu sorunun cevabını da şimdi buldum.
neden kadınları çekici bulduğumu ve onlardan çocuk yapmak istediğimi buldum, ya da bulduğumu sanıyorum; çünkü annem öldü. o artık yok. dönmemek üzere siktir olup gitti öteki tarafa ve dünya bir şey kaybetmedi, ben kazandım.
allah var, annem çirkin, bıyıklı ve temizlik konusunda da iğrenç biriydi. hiç temiz biri değildi.
yanımda soyunup giyindiği zamanlarından da biliyorum, görüyordum; çirkin bi vucudu, fazlasıyla sarkık cılız memeleri ve alaturka tuvaletemize girip kapıyı kapatmadan sıçması, işemesi esnasında gördüğüm kapkara iğrenç vajinasıyla midemi bulandırırdı.
uzun zaman, bunu görmemişim gibi düşünmeye çalıştım ama görmüştüm işte. üstelik bir kez de değil, defalarca.
bilmiyorum. belkide sosyetenin önde gelen ailelerinden biri olsak, annem vajinasını Nişantaşı'ndaki güzellik merkezlerinden birinde 30 dakikalık bi karbondioksit lazer yöntemiyle beyazlatabilirdi ama sosyetik bi aile değildik ve üstelik alaturka tuvaletimiz vardı, annem de tuvalete girdiğinde kapıyı da kapatmıyordu.
bazı bazı günler annemin iğrenç bedenini, kapkara ve kıllı vajinasını görmemin de, ibneliğimle alakası var mı diye de uzun zaman düşünmüşlüğüm oldu açıkçası. var mı, yok mu bilmiyorum.
yok mu? belkide vardır. ya da sikim kalkmaya başladıktan sonra erkek ayartmak kolay olduğu için anamın amını ibneliğime bahane ettim.
ama neyse ne işte. traşlı, beyaz vajinaların toprak olması gibi oda toprak oldu ve galiba ben hiç fark etmeden, bu bilince ulaşmayı bekledim durdum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
BU KONUDA SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?