Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

5 Şubat 2015

gay bakkal'ın feminen halleri

İbneysen, toplum içinde kendini normal biriymiş gibi kamufle edemiyorsun. Oysa normalsin. ama işte seni normal kabul etmiyorlar ve sen de mecburen, kabul edilmeyen bu durumla baş etmek için kendini her şekilde sınırlayarak ve hatta kamufle ederek yaşamaya alışıyorsun. Sanki bir bukalemun gibi yaşamak senin için gerçek normallik oluyor. Oysa insanlıktan çıkıp hayvan olmuşsundur. Bu yüzden olsa gerek çoğumuz bir yerden sonra yolumuzu şaşırıyor ve nerede olduğunu bilmeden, nereye gittiğini bilmeden öylece yürüyüp gidiyor. Buna da yaşamak diyor herkes..

Görüntünü, hareketlerini başarılı bir şekilde kamufle edip onlardan biri olsan bile konuşmaya başladığın anda foyan ortaya çıkıyor gibi bir hisle dolup taşıyorsun. istediğin kadar saklan, merhaba dediğin anda bütün başlar sana "aaa ibneymiş lan bu" bakışıyla beraber dönüveriyor.
bugünlerde bakkalda bu durumu daha fazla hissediyorum.
1 kilo pirinç almaya gelen müşterilerin, siparişlerimi getiren toptancıların, sebze almaya gittiğim depo'cunun bakışını görmelisiniz. o masum başlayan konuşma, en fazla 45 saniye sonra resmen kendimi siktirecekmişim gibi bir bakışmaya dönüşüyor. İğrenç olan ise bazılarının benden onlara küçük bir işaret vermemi beklemeleri..

Bunu fazlasıyla farkediyorum ve yaşıyorum. Bir kadının toplum içinde nasıl yaşadığını ve neden sürekli tacize uğradığını daha iyi anlayabiliyorum. Toplum feminenliği "sikilecek" koduyla beraber algılıyor ve siz istediğiniz kadar "hayır ben sadece 1 torba patates, 2 kasa çarliston biber almaya gelmiştim" deyin.
Ne dediğim kimsenin sikinde değil, herkes ufak bi kırıklığı olanı orada anında sikmenin yolunu arıyor.


Müşterilerde öyleler. Sanki sesimdeki feminen kırılganlık tüm bedenimi önlerine sermişim gibi davranmalarına neden oluyor.
Evli barklı adamların gecenin bi yarısı karıları evde izin vermediği için, evin dışı diye bakkalın önüne gelip sigara zıkkımlanırken, açtıkları o "hadi bu muhabbet seks'le sonlansın" adlı subliminal cümlelerini duymalısınız.
Ya da ev kadınlarının "kocamı ayartmaya kalkışır mı bu" adlı bakışları.
Ya da küçük çocukların kapıdan girdiklerinde onlara "hoşgeldiniz fıstıklar, ne istiyorsunuz" dediğim andaki o kendi aralarındaki bana bakıp bakıp kıkır kıkır gülmeleri.
Çocuklarınki olmasa bile, bahsettiğim haldeki yetişkilerin hepsi midemi bulandırıyor. Bu bakkalı açarak yanlış yaptım.
Çünkü burada kalbim biraz daha kırılıyor.

8 yorum:

Adsız dedi ki...

Ya ışte bunu deme:(. Eminim çoğu kişiye sempatik geliyorsundur.

İçimden Anılar dedi ki...

Sen onları boşver ve merhaba demekten hiç çekinme! Sen kimseye göre yaşama, onlar sana ayak uydursun. Boş ver canım benim. Öpüyorum seni:)

Adsız dedi ki...

Ya seni yerim. Sikma guzel canini. Operim *.*

Hayat_Erkeği dedi ki...

çok sağ olun :)
bende hepinizi öptüm fıstıklar :D

Adsız dedi ki...

Üzeme tatlı canını, sen kendin ol. Her yerde olmalıyız ki alışsınlar.
Bu arada gay bakkal fikri oldukça ilham verici, her hangi bi filmde böyle bir karakter yaratmak isterdim..
İşler iyi gitmiyor diyorsun belli ki lakin sana bi iki önerim olacak aklıma gelen.
Genel olarak bakkallardan alışveriş yapmak isterim ama marketlerden pahalı geliyor. Bence sende biraz büyük marketler gibi küçük küçük iştah açıcı kampanyalar ve indirim günleri yapabilirsin ki dikkat çeksin. Hadi kullan güzelim kafanı, öperim ;)

Hayat_Erkeği dedi ki...

ahahaha ya manyak :)))
sanki bu söylediklerini yapmyor muyum. yapıyorum ama insanlar artık toplu alışveriş yaparken, 100lerce çeşidin içinde sarhoş olmuş olarak alışveriş yapmanın tadını aldılar. bakkala mecburi ve acil ihtiyaçlar dışında uğrayan olmuyor artık. yanlış zamanda açtım bakkalı. zaten elden çıkarcam. bakalım işte. hem bu da farklı bir deneyim oldu. şemsiyelere rağmen hayat çok güzel :)

Adsız dedi ki...

Seni bulmak icin.gidip gazideki butun bakkalari gezmeyi dusunuyorum.

Quince Jam dedi ki...

Meslektaşın olarak söylüyorum ki, kendini kamufle etmene gerek yok. Müşteri ise müşteri olduğunu bilecek. Sen yüzünden gülümsemeni, dilinden bi merhabayı eksik etme; gerisi bırak da onların karaktersizlikleri olsun. Kırıldığını belli edersen, "kendi paramla rezil mi olucam ayol" der giderler, olan yine sana olur. Takma fazla yani :)