Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

18 Aralık 2011

Ne güzeldi, yazışırken beni bana bi bok sandırman..

Oturduğumuzda bana gülerek sorduğu ilk soru "neden bu kadar çok sikişiyorsun" sorusu oldu.
O an dondum kaldım. Acaba yanlış mı yaptım, acaba tanışmasa mıydık?? Ya da hiç bir şey olmamış gibi kalkıp gitsem, onu burda anasının ammından henüz az önce çıkmış gibi, ne olduğunu anlamasına bile fırsat vermeden, bırakıp gitsem daha iyi olmaz mı? Bence "evet, süper olur" ama bu bana yakışmaz çünkü adama ben kendim "müsaitsen bu hafta sonu bi kahve ısmarlıyım" demiştim. O da beni güya kırmamıştı ve kalkıp ter nerden istanbul'a kadar gelmişti.
Yaa işte böyle. Kahve içmeye gelirsin ve daha götün sandalyeyi kavramadan, böyle sikindirik bi soruyla karşı karşıya karşılaşırsın.

Tabii soru karşısında bi şey diyemedim. Gülümseyerrek bir şeyler gevelediğimi hatırlıyorum ve sonrasında sohbet boyunca da boğazımdan geçmesi için sürekli kendimi zorladığım kahvenin tadı aklımda kaldı.
Amcık sanane sikişmemden, sanane be. Göt ve sik benim değilmi, ister elletirim, ister siktiririm, ister gider bi kasaba doğratır akşama kendi götümü pişirir yerim. Sanane ammına koduğumun dangalağı sanane. Alla allaa sorduğu soruya bak "neden bu kadar çok sikişiyormuşum"
Lan benim allahım bile götümle ne yapacağımı bana bırakmışken, benim gibi götü boklu bir fani olan sen; hangi cüretle "neden bu kadar çok sikişiyorsun" diyebiliyorsunki? Götümün kenarı.
Sana bokum kadar değer verdim diye, alıp yüzüme gözüme sürecek değilim ya seni mal herif.

Aslında adama kızıyorum ama sorun onda değil bende. Çünkü dangalak, geri zekâlı, aptal şapşal bi herifin tekiyim. Adam yazdıklarımı beğeniyor diye beni de anlayacak hali yok ya. Sadece okurken güzel zaman harcıyor ve yazdıklarıma karşılık, o da kendi içinden geçenleri yazıp bana gönderiyordu. Bu kadar basit işte. Yani karşılıklı bi tatmindi, hepsi bu.
Bu sikindirik yazışmalara neden ulvi anlamlar yükleyip "kahve içelim mi?" diye söylenip olayı farklı yerlere çekmeye çalıştımki? 

Doğrusunu söylemek gerekirse sadece bu adam değil, gerçek anlamda hiç kimse birbirini anlamıyor ve aslında hiç bir zaman da anlaşılamayacağız. Buna cidden inanmaya başladım. O yüzden artık karşımdaki insanlar tarafından anlaşılma çabalarını boşverip, keyfime bakacağım. Hem niye insanların beni anlamasını bu kadar önemli buluyorumki??? Aman siktir et gitsin. Anlayıp ne yapcaklar.

Oysa ne güzel işte kaç aydır her yazıya ayrı ayrı methiyeler diziyordu, her yazıya ayrı upuzun bi yorum yazıp maille atıyordu. Bende onun, beni anladığını sanıp, benim onun için tuvalette sıçtığı boku kadar değerli olduğumu sanıyordum. Ama haksız da değildim hani.
Çünkü yeminlen söylüyorum, onun yazdıkları karşısında kendi yazdıklarımın ne kadar basit kaldığını görüyordum ve hatta bunu ona da söylemiştim "sen bana sürekli yazacağına bi blog açıp orda yazsana =Pp" evet evet bu sondaki yavşama belirtisi olan dil çıkarmayı da yapmıştım.

Yapmıştım ve işte aylardır bu şekilde yazışıyorduk. Sonra ne diye kalkıp "kahve zıkkımlanalım" dedim ki? Salak herifin tekiyim. Şu yaşıma geldim hala adam olamadım ya ona yanarım.
Götüme kazık yemekten, yerimde bi oturmaya fırsat bulamadım gitti gitti...

Bu arada bi daha blogdan biriyle tanışmak mı, töbe töbe töbe...

3 yorum:

Harun BARAN dedi ki...

İnsan neden verilecek cevabın işine yaramayacağı bir soruyu sorma gereksiniminde bulunur bilmiyorum. Belkide Hayat Erkeği, senin zayıf noktanın bu olduğunu düşünmüş ve ancak bu soru karşısında köşeye sıkışacağını düşünmüştür. Oysa daha blogunla uzun zamandır tanışmamış olan ben bile mizacıma uygun olsaydı dahi böyle bir soruyu sorma gereksiniminde bulunmazdım. Pek çok yazında nasıl bu hale geldiğini, yaşam sürecini gözleyip anlamak zor değil. Ya da benim için değil. Üstelik diyelim ki yaşadıkların değilde kendini bildin bileli böylesin seninle aynı cinsel kimlikte bulunuyor olmamız senin cinsel hayatını anlamlandırmamı ve merak etmemi gerektirmiyor. Yoksa bu ''bak ben de çok şey yaşadım ama senin gibi nefsime yenik düşmedim mi?'' demek? Ben güçlüyüm, ben yüceyim... Vereceğin cevap tatmin etse ne olacak, psikologun olup seni tedavi etmeye mi soyunacak? Sürekli sevişen birine (sebebi ne olursa olsun) ne diyebilirsin ki? Ben sevişmiyorum da ne oluyor, başım göğe mi eriyor? Böyle çok mu mutluyum? Ben de mutsuzum sen de, demek ki benim yaşadığım senin yaşadıklarından yüce değil. Sonuçları görmek çok mu zor?
Gayb ve Garb

Bir Gay dedi ki...

Bu sefer resimde şarlo yok??

Bendeki salaklığa bak, adam ne anlatıyor, ben neye takılmışım :))
Sen de takma kafana öyle her şeyi, boşver ;)

özge dedi ki...

işte egolarımız hayat erkeği..
bizim gerçekten birbirimizi sevmeye kendimizi birbirimizi özgürleştirmeye engel egolarımız.
diğer görünümü de üstünlük ve üstten bakma. bu kişi her kimse ve burayı okuyorsa ona tavsiyem egolarını minimalize etmeyi öğrenmesi. birileriyle sevişmek her gün sevişmek seks bağımlısı olmak veya kimseyle yatmamak kaçmak ne bir üstünlük ne de bir övünç kaynağı..

seks çok yapıldığı zaman ve özellikle önemsiz değersiz insanlarla yapıldığı zaman önce insanı yavaş yavaş tüketir sonra ise alıştırır. kanıksar insan. nedeni yoktur neden diye bir şeyin tanımı da yoktur zira..
bu şahıs hayat erkeğinin seks yapmasının nedenlerini anlayamamışsa ona attığı uzun mailler neyi anlatıyordu. bunu bilemeyiz ama samimi olmadığını bilebilecek kapasitedeyiz.

hayat erkeği bu sözüm sana hayatta yaşadığın olumsuzluklarla hayatını genelleme, insanın karşısına her çeşit insan çıkar bu sadece tecrübe hanene yazacağın bir durum. lütfen genelleyip kendini güvensizliğin kollarına bırakma...