Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

18 Ekim 2010

Her İbne Asker Doğar!!

Herkesin hayatında mecbur kalıpta, sonucu kendisini mutlu etsede, etmesede bi karara vardığı an olmuştur. O karar içine sinsede, sinmesede o kararın gerektirdiklerini yapmak zorunda kalmıştır. Çünkü o an, başka bir çıkış yolu ve o mecbur kalıp aldığı karardan başka onu kurtaracak hiçbir şeyi yoktur. Benim için askerlik  kararı da sanırım hayatımda mecbur kalıp aldığım kararların en iyisi olmuştur. Oysa ben askerlik yapıp yapmadığımı soranlara bile yapmayacağımı söylerdim. Çünkü ibnenin  tekiydim ve götümü siktirip rapor almayı düşünüyordum. Hani böylece her türk asker doğar saçmalığına, kendi hayatımda bir son verecektim. Ama ne oldu her şey insanoğlunun planladığı gibi gitmediği için, bu söylemlerimde boşa çıktı ve ben aç, susuz, evsiz kalınca, askerlik adeta cennetim oldu.

Askerlik cennetim olmuştu, ama cennete gitmek hiç de kolay olmamıştı çünkü devletin beni askere alırken yol parası diye ödediği para, anca bir iki defa umumi tuvalete sıçtığımda biten miktardaydı. Ailemden de alamadım. Çünkü aileme döndüğüm zaman, ailem bana ‘’o kadar dolandın, şimdi askerlik dönemin geldi de bize mi dönüyorsun?’’ dediler. Ailemin bu sözleriyle yıkılmadım, çünkü zaten o güne kadar beni  ayakta tutan onların sözleri olmamıştı. Aslında onların gözünden dönüp kendime baktığımda haklıydılar.
Ama işte ne biliyim,  o günleri düşünüyorumda, gördüğüm tek şey çok çaresiz olduğum ve askere gitmek için bilet alacak paramın bile olmayışı, beni bi tek ailemden yana umutlandırmıştı. Aslında umutlu değildim mecburdum. Hani ne olursa olsun, yinede ‘’sen bizdensin, atsan atılmaz, satsan satılmaz cinstensin’’ diyeceklerini umuyordum. Bu kadar saftirik, bu kadar gerizekalıydım.Yoksa gözümün yaşına bile bakmadan siktir çekeceklerinin farkındaydım. 

Dedimya; bi umuttu benimkisi. Hani Nasrettin Hoca’nın bir fıkrasında vardırya ‘’ya tutarsa’’ bende öyle düşünmüştüm. Ya tutarsa diye bi umut aileme el açtım. Ama el açmam bi boka yaramamıştı, o melul zavallı halimi takınıp karşılarına çıktığımda, siktiri basmışlardı. Siktiri yediğim zaman taştan bir puta dönüp, kala kaldım. Artık hiçbir şey umrumda değildi.Ailevi değerlermiş şuymuş, buymuş hepiniz siktirin ordan.

 Zaten onları görmeye gittiğimde, hiç kimse sevinmemişti, sadece sevinmiş gibi yapmışlardı. Çünkü rol yapmak konusunda ailecek çok başarılıyız, sanırım bende bundan fazlasıyla nasibimi aldım.  Oysa evde dışardan bakıldığında kocaman bir sevinç havası vardı. Evin çılgın, kopuk, kendi başına buyruk çocuğu eve dönmüştü. Hatta dışardan bakanlara göre eve döndüğüm için, sevinçten havaii fişekler patlatılıyordu. 

Oysa durum hiçte böyle değildi, sadece dışardan görünmeyen ve evdekilerin büründüğü bir matem havası vardı. Zaten onlara göre ben,  kendi hayatını yaşamaya çalışan şu gerizekalı, askere gidiyordu ve parası bitince eve dönmek zorunda kalmıştı. Evet haklıydılar, tüm bunları gezip tozarken düşünmeliydim. Bir şey demedim, tartışmaya gerek yoktu zaten. Çünkü beni ilk olarak kendilerinden görmeyip ayırdıklarında sessiz kalmıştım şimdi kalkıp ne diyebilirdimki?  Zaten şimdi koparacağım fırtınanın hiç kimseye yararı olmayacaktı. Sadece herkes benden biraz daha nefret edecekti o kadar. Evde olduğum o bi kaç gün süresince herkesin yüzü birbirine asıktı. Adeta birbirimizin anasını sikmişiz de, o yüzden öfke doluyduk birbirimize karşı.Hatta sırf bu yüzden, birbirimizin yüzüne bile bakmıyorduk.

Sonra baktım bu soğuk rüzgarların dineceği yok yok, evden tekrar ayrılmaya karar verdim. Ama kararım yersizdi. Çünkü cebimde beş kuruş  para yoktu. Son paramı aileme dönerken harcamıştım. Evde altı üstü bir hafta kaldım ve bir hafta sonrasında ablamdan, varsa bana bi miktar para vermesini istedim. Oda sadece 50 tlsi olduğunu söyledi ve getirip verdi. Ablamı tanırım, çok iyi kalpli, çok iyi düşünceli ve elinden geleni yapan biridir. 50 tlsi olduğunu söylediyse doğru söylemiştir. Zaten çalışmıyordu başka parası olamazdı da. 50 tlyi verdiğinde gitmek için aldığımı biliyordu. Hiç sesini çıkarmadı. Evdeki huzursuzluğun farkındaydı, parayı verirken gözlerinde adeta gitmeme razı olmaktan başka seçeneği yokmuş gibi bir bakış takınıp parayı vermişti. Parayı verdiğinde gözlerinin dolduğunu hatırlıyorum, ama oda başka seçeneğim olmadığını biliyordu, buna rağmen sırf benim kendimi iyi hissetmem için gülümsediğini hiç unutmam. O an, şimdi gibi hala aklımdadır...

------------------------ Devamı için tırtıkla--------------------------

14 yorum:

VaniLLa dedi ki...

Peki, bekliyoruz :)
Ve bence yazının uzun olması hiç kötü değil. Tam tersine. Ben bayılıyorum uzun yazılara...

Hala iştahımı kaçırıyorsun biliyor musun :)
Ama bu kötü bir şey değil...

Ay neyse, yeter bu kadar :)

Hayat_Erkegi dedi ki...

Vanilla, yavru ne yapıyım böyle yazamayınca hiç yazamıyorum, yazıncada böyle çarşaf gibi uzayıp gidiyor. :))

İştahını kaçırmam konusunda biraz çalışıcam, bu yazının devamından sonra dur şöyle eğlenceli bi yazı konusu buluyum da yazarım :)

ağzın kulaklarından ayrılmasın inşalla ^_^

aikon dedi ki...

H.E içim jilet çizikleri ile doluyor sen yazarken.., acaba ünlü bir yazarsın da bizimi kekliyosun diye düşünmeden edemiyorum , septiğim biraz :))

Hayat_Erkegi dedi ki...

@Aikon seni gidi komik seni :)))

pickurusu dedi ki...

bence fotoroman vb bişeyler denemelisin. arkası yarınlar lezzetli gelmeye başladı bana:Pp

LieLLa dedi ki...

Niye bitti bu yeaaaa? :(

Yiğit Tan dedi ki...

Ne yapalım, gene bekleyeceğiz... Heyecanla...

Adsız dedi ki...

çok ilginç yazıdaki anlatılması gereken ana temayı çok güzel ışıklandırmışsın direk odaklanıyorsun okumaya herkes için farklıdır elbet öylede olmalı okundugunda her iki tarafa da öfkeli ve bir o kadar olmalımıydı yoksa oması gereken bu olmalıdır yooo her iki tarafta bir o kadar haklı ve bir o okadarda haksız dedirtiyor ikilem harika kurgulanmış sen mi yazdın bilmem ama güzel bir çalışma olmuş.....

Hayat_Erkegi dedi ki...

@Piçkurusu afiyet olsun :Pp

@Liella arkası yarın :))

@yiğitTan kocaman höptüm muck muck muahh

@Adsız Teşekkür ederim ^_^

Telekinesis dedi ki...

çok pis dövesim geldi seni

Adsız dedi ki...

bu Piçkurusu senin Piç Kurusu mu??!

Hayat_Erkegi dedi ki...

@Telekinesis :((((((((((

@Adsız diil :) isim benzerliği var sadece :Pp

Adsız dedi ki...

bende soracaktım bu senin piç kurusu mu diye cevabı mı aldım :)

Üsturupsuz Yazar dedi ki...

İlginç