-->

02 Aralık 2021

Vicdan Muhasebe Defteri

Aklım her boka ermeye başladığı günlerden bu yana, alttan almama rağmen veya aslında zerre kadarını bile hiç hak etmediğim halde bir haksızlığa/aşağılanmaya maruz kaldıysam, o haksızlığı ve muhatabını kafamdan silemiyorum ve bu yüzden de, şu yaşıma kadar elimden geldiğince arkamda karşılığını vermediğim, bana haksızlık edeni cezasız bırakmadığım bir halt kalmamasına özen göstererek hayatımı sürdürdüm.
(Son bi kaç yıldır ise sadece bana yapılan bir haksızlığa değil, genel olarak başkalarına karşı yapılan haksızlığa karşı da biraz dik başlı olmaya başladığımı söyleyebilirim. Zaten gördüğümüz bir yanlışı düzeltme uğraşına girmeyeceksek, ne diye görüyor-duyuyor-konuşuyor ve hatta kısaca; neden şahit olarak yaşıyoruz ki?
Müslümanlıktan ve kendi içimde inşa ettiğim islam inancımdan şunu anladımki; sadece kendi hakkını korumak, dile getirmek için değil, başkasına yapılan haksızlıklara da kendine yapılmış kadar ses çıkarmalı ve yapanı kınamaktan geri kalmamalısın.
İslami inancım bu şekilde ve evet, güçlü biri olmasamda, hakkı savunabilme hakkım olduğunu bildiğimden dolayı sesimi çıkarabildiğim kadar çıkarıyor ve karşımdakine, yaptığının yanlış olduğunu söylemekten geri kalmıyorum, gücüm bitinceye kadar da söylemekten geri kalmayacağım. Çünkü inancıma göre haklıdan daha güçlüsü yoktur. Sığ kafalılar için örnekle açıkladığım bu felsefemi, sığ kafalı olmayanların beni doğru anladığı şekilde de dile getirerek parantezi kapatayım; haksızlığa, haklı olmanın verdiği güçlü olma haliyle yani güçlü olduğum için değil, haklı olduğum için sesimi çıkarıyorum.)

Yaşam mücadelem kendim odaklı olsada, sonuçta vicdanlı biri olduğumun bilincinde olarak, her zaman haksızlığa uğrayan-ezilen-sömürülen-itilen-kakılan  biri değilim. Ara sıra herkes gibi benimde hak ettiğim haksızlıklar oluyor ve o zamanlar susmayı becerebiliyorum.
Tabii susmayı da zamanla öğrendim. Çünkü dilin kemiği yokken susabilmek çok zor. Hele benim gibi her şeye diyecek lafı olan, her uzunun kısasını, her büyüğün küçüğünün olduğunu bilen birinin susabilmesi, susmayı öğrenebilmesi çok zorlu bir süreçti. Bu uğurda hak ettiğim çok acı çektim diyebilirim. İnşallah artık çekmem...

Ne zaman haksızlığa uğradığım veya haksızlığı ne zaman hak ettiğimi ise zaten zamanla öğrendim ve hak ettiğim haksızlığı da olduğu gibi, yaşadığım haliyle öylece gerimde bırakabilmeyi de zaman içerisine dağılmış o güçlü görünmez acıyla yavaş yavaş öğrendim.
Yer yer hak edip, etmediğim tartışmasını kendi kendime içimdeki kalabalıkla beraber dürüst bi şekilde sürdürebilmeyi başarsamda, bazen çektiğim acıdan dolayı neyin ne olduğunu iyice karıştırdığım da olmuyor değil. Bu gibi anlarda her şeyi olduğu gibi bırakmayı, doğruyu zamanın bana öğretmesini-göstermesini de beklemeyi öğrendim. Zaman en güzel öğretman...
İşte tamda bu yüzden, artık ufak bi şüpheye teslim olmuş olmanın verdiği  herhangi bir zayıflığa da baş eğmiyorum.
Hem gerçek bir haksızlık yaşamayı hak etmişsem, neden karşılığını vermeye kalkışayım ki? Karşılığını gördüğüm, hak ettiğim bir haksızlığa karşı çıkarak olayı uzatmaya gerek yokki?
Olan olmuş, başlayan bitmiş, başlangıcın sonuna gelinmiş ve vicdan rahat rahat yatıp kalkıyorken, onu neden uyandırayım ki?
Bu noktandan sonra artık bir uğraş içine girmek, kötü bir kalbe, karanlık bir zihne, çorak bir yüreğe sahip olmanın göstergesinden başkası değil. Bu yüzden hak edip yaşadığın haksızlığa karşı çıkmamalı ve hak etmediğine ise kesinlikle tüm gücünle karşı çıkıp, cezasız bırakmamalısın.
İşte dedim ya; ben aklım erdiğinden bu yana öyle yapıyorum. Böylece vicdanımın zırıltısı yersiz çıkmıyor, yerinde ise, bana avazı çıktığı kadar bağırmaktan geri kalmıyor. Beni kendime karşı koruduğu gibi, başkalarına karşı da sürekli savunmada tutuyor.

Bir de; yeterince acı çekmişsen, yüreğini dinlemeyi çoktan öğrendiğin için ne zaman haksız olduğunu ve ne zaman haklı olduğunu bilirsin. Haklı veya haksız olduğunu başkalarından duymaya gerek kalmaz. Çünkü insan ne zaman kötü biri olduğunu veya kötülüğe maruz kaldığını en iyi kendisi bilir. Vicdanı da daima onunla konuşur. Vicdan geveze bi ağızdan başka bir şey değildir. Seni diğerlerine karşı koruduğu gibi, diğerlerini de senden korur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

düşüncelerini kendine saklama, benimle de paylaş.