Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

23 Kasım 2016

şorular ve işaretleri

yalnız kaldığı ilk anda soyunup duşa girerek yalnızlığına bi anlık son veren yıkık dökük insancıklar ne zaman toparlanacak?
köşe başında bali'sine yumulan çocuklar ölmezlerse bir kaç yıl sonra nasıl bir hayat yaşayacak?
herkesin karşılaştığı anda iki adım geriye attığı kağıt toplayan pis erkekler de aşk yaşıyor mu?
midye satan çocuğun gönül defteri nasıl acaba? sahi o bi kadının elini tutarak taciz etmişti değil mi?
garson geçen hafta aşık olduğu müşterisini ne zaman unutacak?
kocasının cebine muhtaç kalan kadının cezası ne zaman bitecek, sevdiği erkekle yaşamaya ne zaman başlayacak?
sahi iki kişi aynı anda ne zaman birbirini sevebilecek
uzayda hayat erkeği var mı?


Hiç yorum yok: