Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

4 Ocak 2016

2010 yılı yaz aylarından bugüne (Gözlüklü ile tanışmak)

2010 yılı yaz aylarıydı. O günün popüler olan, öpecek göt bulma sitelerinin birinde götünü öpecek veya öpecek göt arayarak hayatının aşkıyla karşılaşacağını sanan mallardan biriydim ve sayfadaki profillere bakınıp duruyordum. İşte tam o sırada, kocaman güneş gözlüğünün arkasına saklanmış olarak çekildiği fotoğrafını görüp profiline girdim.
Piçin diğer fotoğrafları da ilki kadar gözlüklüydü. Gözlüksüz çıkmam abi dercesine, bütün fotoğraflarında aynı gözlükle poz verip ağız burun eğmişti. Yakışıklılıktan ziyade özgüveninin fazla olduğu her halinden belliydi ve bu yüzden olsa gerek ona bakarken sanki canlı canlı karşımdaymış gibi hissediyordum.

O gün ona mesaj atmadım, profiline bakıp çıktım. Ertesi gün o benim profilime bakmıştı ve bende tekrar onun profiline girince fotoğraflarına tekrar bakınıp çıktım. Bu şekilde birbirimizin profiline bakmamız bi kaç gün sürdü ve sonra hangimiz mesaj attıysa muhabbet başladı. (Ki mutlaka ilk mesajı ben atmışımdır. Çünkü fazlasıyla gevşek biriyim.)

Günahsız olanımızın ilk mesajı atmasının ardından günlerce kakara kikiri yaparak yazıştık. Sonra bu günler, haftalara tamamlandı ve haftalara tamamlanan bu günler, sonrasında da aylara dönüştü.
Muhabbetimiz, yeşile çalan ela gözleri kadar güzeldi. Tek amacımız yazışmak olduğu için  ikimizde birbirimizden beklentisiz bir şekilde saçma sapan yazışıp duruyorduk. Sonra bir gün saçma sapan insanlardan ve kendi saçmalıklarımdan sıkıldığım için, sitedeki profilimi sileceğimi söyledim, o da bunun üzerine "skype üzerinden konuşmaya devam edelim" dedi ve ekleşince de ben o sitedeki hesabımı kapadım.

Artık işten çıkıp eve geldiğimde (iş dediğim de ofisboy'dum amk. sanki fabrikatörmüşüm gibi algılanmasın)eğer online ise onunla konuşmaya başlıyorduk ve konuşmalarımız da evrim geçirmeye başlamıştı. Yani iletişimimizin, artık birbirimize pipilerimizi göstererek mastürbasyon yaptığımız evresindeydik.
Üstelik adeta bağımlısı olmuşum gibi sürekli onunla konuşma isteğim gittikçe daha fazla oluyordu ve onunla haftalardır konuşmamıza rağmen hâlâ buluşmamıştık.
Neden buluşmadığımızın sebebi yoktu. Üstelik birbirimize çok uzakta da değildik, aksine ikimizde aynı şehirde oturuyorduk, yani sadece bir kaç kilometrelik uzaklıktaydık.

Bunları düşündüğüm günlerde skype'daki konuşmalarımızdan da artık sıkılmıştım ve bu yüzden onunla olan konuşmalarımızdan birinde "buluşalım mı" dedim. O ise "bu ara çok yoğunum, başka zaman" deyince "tamam" demekten başka yapacak bir şeyim yoktu.

Sonraki konuşmalarımızda da sürekli buluşma konusunu açtım ama o işlerinin yoğunluğunu ve müsait olmadığını ekleyip durdu. Bunun üzerine aylardır konuşuyor olmamızı önemsemeden tutup onu block'ladım. Çünkü, saçma sapan bir sanal seks bağımlısına dönüşmeye niyetim yoktu.
Hem hayatın kendisi zaten yeterince sanalken, onun içindeki başka bir sanal ortamdan aylarca iletişime devam etmek fazla gelmişti.

Ayrıca sanal seksimiz de bana oldum olası aptalca gelmişti. Haftalardır yapıyor olmamıza rağmen bu aptallığın mantıklı bir yanını da göremiyordum. Böyle düşünmeme rağmen, sanal sekse devam etmemin nedeni ise sadece onu çok beğendiğim içindi. Zaten çok beğendiğim biri "öl"dese ölürüm. Öyle de mal bi adamım ya neyse.

Çok beğendiğimden dolayı sanal seks'e devam ediyordum, ama devam etmemin nedeni sadece beğeniyor olmam değildi, onun da beni beğenmesi ve bunu sürekli söylemesiydi de.
Söylememe gerek yok biliyorum ama yeri gelmişken tekrarlamak isterim: İnsan, hoşlandığı kişi tarafından beğenildiğini bilmek değil, duymak isteyen bir ilgi manyağıdır.
Bu yüzden olsa gerek, o bana, ben ona birbirimizi beğendiğimizi söylemekten geri kalmıyorduk ve bu beğenileri dile getirme olayımız da bir kaç dakika sonra sanal sekse dönüşüyordu.
Bu anlarda ben rahatsız ola ola ona ayak uyduruyor ve beraber soyunup birbirimize götümüzü göbeğimizi gösterip osbir çekmeye başlıyorduk.
Boşaldığımızda ise zaten yaptığımızın sanallığından da olsa gerek, o an kendimden soğuyup "üff bu ne be" adında düşüncelere teslim oluyor, yaptığımızın aptalca olduğuna bir kez daha kendi kendimi inandırarak kamerayı kapatıp konuşmamızı sonlandırıyorduk. İşte böyle anlardan birinde, o yine buluşmak için uygun olmadığını söylediğinde de onu blok'lamıştım.

Onu bloklamamın üzerinden 2 yıl geçtikten sonra, popülerleşen gay app'lerinden birinde tekrar karşılaştık. Bu sefer, yine selam sabah derken, baktım o hâlâ aynı kafalarda, dayanamadım ve onu yine blokladım.

Sonra tabii aradan 1 yıl daha geçti. Sevgili hükümetimiz ahlakımızı korumak için, o an kullanmakta olduğumuz popüler gay app'ini yasakladı ve biz koyunlar bu sefer başka bir gay app'e  saldırıp onu popüler hâle getirdik.
Aradan bi kaç gün geçtikten sonra onunla yine karşılaştık. Profilimde fotoğrafım olmadığı için ve belki bu sefer buluşuruz diye düşünerek "selam" yazıp fotoğrafımı gönderdim ve muhabbet etmeye başladık. Aradan bir kaç cümlecik kadar zaman geçmişken, o, tutup sıradan ilerleyen muhabbetimizi yine sanal seks'e getirince, onun bi sik boyu kadar bile yol almadığına emin oldum ve hiç düşünmeden tuttum onu yine blokladım.
Bu bloklamamın üzerinden de 1 yıl kadar zaman geçti ve yıl oldu 2015.

2015 yılının Mart veya Nisan aylarından birinde, Osmanbey'deki bir arkadaşımda kaldığım gece, kullanmakta olduğum gay app'inde fotoğrafım herkese görünecek şekilde bir profil yaratmıştım. Gece saat 11 sularında,  o "selam" diye yazdı ve ben bi an "hımmmmm" oluverdim.
Anlaşılan hesabını silmiş ve başka bir mail adresiyle tekrar üye olmuştu. Yoksa profilimi görmesi imkânsızdı.
Bundan önce sanki hiçbir şey olmamış gibi konuşmaya devam ettik. Muhabbetimiz uzadı gitti, bir kaç dakika sonra da yazışmamızı yine "seks"e getirmesiyle, kafamın tası attı ve onlarca küfür ettim. Tabii o da boş durmadı. Kavga dövüş derken, en sonunda "off sıkıldım senin şu sanal seks muhabbetlerinden. seni blokluyorum, bi daha bi yerde karşılaşırsan da yazıp durma. bu aptal muhabbetini yapacak başka birini bul" diye söylenip yine blokladım. Aaaa piç ya, resmen sanal sapık.
Yani tamam bende ölüp bitiyorum adama ama yani sanal değil, gerçek sikiş istiyorum ben. Hem böyle yıllardır yazış yazış ne bok olacak. Gerizekalı ya, tepemin tasını attırdı.

Açıkçası piçe de fena bitiyordum, hatta buluşursak belki aramızda bir aşk peyda olur diye de beklemiyor değildim. Sırf bu beklentim yüzünden de onunla ilk tanıştığımız zaman öyle uzun uzun yazışmıştım. Ama sonra kocaman bi mal olduğunu anlayınca da basmıştım block'u.
İşte şimdi de öyleydi. Bir sürü kavga gürültü ettik ve en sonunda da "üff tamam, her neyse işte. beni rahatsız etme" diye söylenip block'ladım.
Ohhh be, resmen yılların biriken "sanal seks stresi"ni bi anda sahibine paslamıştım ve gönül rahatlığıyla uyuya kaldım. O gün ve sonrasındaki günlerde ise, onu ve aramızdaki konuşmayı da unuttum gitti.

Unutuşumun üzerinden 7-8 ay gibi bir süre geçti gitti..
Ben bu arada şu kameralı chat sitelerinden birinde oyalanırken, bi ara yüzümü açtım ve yüzümü açtığım anda, biri sohbet alanına "seni tanıyor muyum?" diye yazdı. Ben de içimden "ahhaa siki tuttum. galiba amcam götümü herkese gösterdiğimi gördü. şimdi aşiret toplanıp bana ölüm kararı çıkartırlar" diye düşünürken onu hemen özel odaya aldım ve kimsin falan deyip bi güzel hesaba çektim. Evet bizim Gözlüklü'ydü.

Devamı: http://hayaterkegi.blogspot.com.tr/2016/01/gozluklu-ve-ylan-gibi-gulumsemesi.html

3 yorum:

Adsız dedi ki...

En heyecanlı yerinde kestin, oldu mu şimdi? :(

O değil de herkese nasıl bu kadar güvenebiliyorsun? Yani oldu bitti değil kaynaşmalar uzun zaman diliminde oluyor ama bana sorgusuz güveniyormuşsun gibi geliyor. Ben birisiyle tanışsam, konuşsam yine çekinirim yine çekinirim.

Hayat_Erkeği dedi ki...

Güveniyorum valla. Sıfır sorguyla güveniyorum. Senle ben aynı değiliz.

MY dedi ki...

6 sene mütemadiyen adamın sikini götünü falan görmüş. Bu kadar birbirini görmeyen karı kocalar var. Güvenecek tabi :D