Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

13 Ağustos 2013

Nasihat gibi ama değil. Açıkçası ne olduğunu bende bilmiyorum

Unutma:

Senden farklı olanları sevmek zorunda değilsin, ama onların haklarını korumak, onların hakları içinde mücadele etmek zorundasın. Çünkü insan olmak bunu gerektirir.

Senden farklı düşünen, farklı yaşayan ve hatta hiçbir ortak yönünüz olmayan insanları takip et, onların hayatlarına duygularına dikkat et. Göreceksin senden hiçbir farkları yok.
"Onları nerden bulucam ki?" diye aptal aptal düşünmeyi bırak, senden farklı insanları internet sayesinde artık daha rahat bulabilirsin. Bi tık ötedeler.

Farklı müzikler ara, bul ve dinle. Bunları sevdiğin arkadaşlarına göndermeyi unutma.

Doğrusu şu ki; insan hiç büyümeyen bir çocukdur. O yüzden "ben artık kocaman oldum, büyüdüm" deme.

Sonu mutlu biten masallara sakın inanma..

Ölüm o kadar gerçekçiki, bazen "madem öleceğiz, neden yaşıyoruz" diye düşünmeden edemiyorum..

Yalan söylemeyi seviyorum. Özelliklede mutsuz insanlara. Çünkü mutsuzlukları hep gerçeklerden kaynaklı ve bence mutsuz birine güzel yalanlar söylemek günah olmaktan çıkarılmalı..

Allah var. Biliyorum. İnanıyorum. Beni sevdiğini de biliyorum. Hem de beni çok seviyor. Hepinizden bile en çok beni seviyor. Anladınız mı?

Biliyor musun geçen yıl adamın biriyle kafede tanışmıştık ve akşamında hemen eve kapanıp yiyişmiştik. Sonra aramızda bir şeyler olmuştu ve adam beni gecenin bi yarısı evinden kovmuştu. Nereye giderim diye düşünmeden sokağa çıkıp saatlerce yürümüştüm. İşte ben akıllanmadım ve o adam yine buluşalım dediği için bugün yine onunla buluşucaz. Ama sen sakın öyle bir şey yapma. Ya da yap gitsin. Ne olacak ki? Gurur bende -0'larda. Sen de nerde bilmem ve inan sikimde bile değil. Tek düşündüğüm şey; bu akşam buluştuğumuzda, o ilk akşamki kadar heyecanlanacak mıyım, o ilk akşamki kadar onu arzulayacak mıyım falan filan. İşte biraz da bunu görmek için buluşmayı kabul ettim. Belki de aşık oluruz ve ben sonrasında mutsuzluklarımın sebebini ona bağlarım..

Yazmak güzel, ama yazmayı sevmek için iyi bir yalancı olman lazım. Anlatabiliyor muyum?..

Gerçek hayatında doğruları söyleyen biriysen, hep yalnız kalacaksın. Yani demek istediğim şey şu: eğer iyi bir yalancıysan ve yalnız kalmak istemiyorsan; bu iyi yalan söyleyebilme yeteneğini sadece yazarken kullanma, tüm hayatına yay gitsin.

Mesela ben yalancıyım..

İşte bu kadar. Kendine iyi bak.



5 yorum:

alis dedi ki...

"Yalan söylemeyi seviyorum. Özelliklede mutsuz insanlara. Çünkü mutsuzlukları hep gerçeklerden kaynaklı ve bence mutsuz birine güzel yalanlar söylemek günah olmaktan çıkarılmalı.."

geçen gün telefonda birine söylediğim şey aynen buydu. "bana yalan söyle. güzel şeyler duymak istiyorum.. buna inanmak istiyorum.."
ne demek istediğimi anlamadı sanırım. belki de ileride yalancılıkla suçlanmaktan korktu bilmiyorum. aceleyle ve biraz da telaşla "bunanegerekvar? herşeyçokgüzelolacak. gitmemlazım" dedi ve telefonu kapattı...

macelyan dedi ki...

banada yalanlar söyleyin inanmak istiyorum

Adsız dedi ki...

Hayat erkeği giderek saçmaladığının farkında mısın yahu sen.Yalancılığı öğütleyen biri ne kadar insan olabilir.Azıcık okununca şımaranlardan oldun

Adsız dedi ki...

Bence de hayat erkeği rota denge olmadan kaybolmuş gemi gibisin bi gün küfürü sonra yalanı savunuyorsun gittikçe saçmalıyorsun ve yazdıkların değersizleşiyor

Adsız dedi ki...

"Senden farklı düşünen, farklı yaşayan ve hatta hiçbir ortak yönünüz olmayan insanları takip et, onların hayatlarına duygularına dikkat et. Göreceksin senden hiçbir farkları yok.
"Onları nerden bulucam ki?" diye aptal aptal düşünmeyi bırak, senden farklı insanları internet sayesinde artık daha rahat bulabilirsin. Bi tık ötedeler."

demis adam siz hala yargiliyorsunuz.