Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

10 Ocak 2012

Kediler, köpekler ve insanlar

Şehir günün ilk ışıklarıylar daha yeni yeni muhatap olmaya başlamıştı. Karıncalar geceden kalma bir yorgunluğu atmak ve az sonra merhametsizce onları ezip geçecek olan küçük yürekli, iri cüsseli insanların ayakları altında ezilmemek için yuvalarına çekilirken, şehrin rengareng duvarları arkasında mutsuz ailelerin her şeyden habersiz bacak kadar çocukları; ya rüyalarında uçuyor, yada yüksek bir köprünün üstünde durup aşşağıdan geçmekte olan vapurların üstüne işediklerini sanarak kahkahalar eşliğinde yataklarına işiyorlardı.

Kadınlar, kocalarının rüyalarında kime doğru dikleştiğini bilmedikleri aletlerinden iğrenerek bir adım daha uzaklaşmak için fırsat kollarken, havanın soğukluğuyla aniden iki adım geri gidip hayatları boyunca evli kalmak zorunda oldukları kocalarını uyandırmış oluyorlardı. Bu geri atılan iki adım sonrasında kocaları, uykunun hakimiyetini henüz kaybetmemiş olduklarından kadınlarının onları arzuladıklarını sanarak sımsıkı sarılıp şehvetin hakim olduğu yatağın sıcaklığında onları "canım" diye sevmek zorunda olduklarını sanarak "canım" deyip; şehvetten uzak, uykuya rağmen mecburi olduğu her halinden belli küçük bir öpücüğü boyunlarına konduruyorlardı.

Şehrin süslü bahçelerinin, bi o kadar süslü iç dünyalarında yaşayan genç kadınları; şu an aşk diye sandıkları bir hayal alemine kapılmış ve bu siktiriboktan olaydan bir kaç yıl sonraysa, yeni sevgililerinin kucağında inlerken, şu anki sevgililerinin adlarını bile hatırlamayacaklarından habersiz, bu akşam okul çıkışında şu anki sevgilileriyle buluşmanın hayalleriyle yandıkları için göğüs uçları çoktan sertleşmeye başlamıştı bile.

Ev kedileri mamalarının önlerine bırakılmasından sonra fare peşinde koşturmaktan vazgeçmişlerdi. Sokak kedileri yine çöp tenekelerine dadanmış, şehrin ilk gürültüsünü çıkarmakla meşgullerdi.

Ve köpekler, ahh o zavallı köpekler..
bunca vahşi yetişkin insanın arasında neden onlara köpek deniliyorduki.
Haksızlık buydu aslında. Yoksa şehrin bir suçu yoktu. Çünkü şehir masumdu ve hiç değişmemişti. Ama yetişkinler her şeye müdahale eden bu yetişkinler..
kendilerine köpek denilmesi gerekenler, işte bu dört ayaklı masum hayvanlara köpek adını yakıştırmışlardı.

1 yorum:

The Codrops dedi ki...

kaliteli film izle
me için trend film izle'yi tercih edin...