Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

8 Eylül 2011

Hepimiz birer HAYAT ERKEĞİ'yiz

Bu aralar bi ibne forumu var oraya takılmaya başladım. Hele bide benim gibi forum kafalarından nefret biri için oraya bu kadar takılmak bayaa şaşırtıcı bir durumdur. Çünkü öyle yapmacık sohbetler ve ard arda gelen "canım paylaşım için teşekkürler kiikikikiki" yanıtlarını hiç sevmem ve sırf bu tür yapmacıklıklar yüzünden de tüm kayıplarımın farkında olarak bir çok yerden geri kalmayı tercih ederim. Ama işte bu forum da durum farklı oldu. Aslında belkide sırf ibne forumu olduğundan dolayı takılmalarım sıklaştı ve geçen gün dayanamadım tutup üye bile oldum yani.
Sonra hop derken orda şöyle bi başlık açtım;
"merhaba, orda kimse var mı?
yalnız olmadığımı biliyorum. biri ses versin."
dedim ve bi-iki yorum geldi. Yorumlardan biri de aşşağıdaki şu şiir oldu. Şiir de güzel olunca sahibinden izin alıp buraya aldım. Kalsın burda, yakınımda bi yerde dursun.

"senin için

karanlığa sinmiş çocuklar gibiyiz, sesimizi çıkarsak "bir şey" olacak
oysa cesaretimiz yok el ele tutuşmaya, bunca sığınmışken karanlığın kollarına
sarılıp bir "oyuncağa" ağlarız sessizce kimi zaman,
kimi zaman acı bir çığlıkla teslim ederiz kendimizi boşluğa

içten içe biliriz hepimiz güneşin bir ara doğacağını, adı sevgi olan
griden yeşile dönecek vadiler, bazılarımız için daha erken
ama hepimiz için bir gün olacak,
en azından "bir" gün olacak, çiçeğimizin açtığı

bir umudu yaşarken, adı huzur olan
vadedilmiş bir muradımızdır, ne yalan ne hezeyan
günden güne çağlayacak, şimdi uzaklardan gelen ıslık misali,
çağıracak bizi saklandığımız karanlıklardan

o günü beklerken kendi kaybolmuşluklarımızda
"yalnız olmadığımı biliyorum. biri ses versin" diyen fısıltıyla açarız bazen gözlerimizi
daha alışamadan karanlığa,
kimilerimiz elini uzatmak ister yüreğine doğru, hayaterkeği'nin

kimilerimiz ise bulamadığında o cesareti, büker boynunu çiçeğimiz
ama yılmadan fısıldamalı; gözlerimizi, acıtan karanlığa inat kocaman açmalı
el ele tutuşmalıyız, gün doğana dek
ve unutmamalıyız her birimiz şu koca dünyada, birer "hayaterkeği"yiz...

sevgiler,
jordan"

3 yorum:

Adsız dedi ki...

merhabalar,ne oldu hayirdir son iki uc yazini okudum i ihhh buna bir haller olmus dedim ve SIK YAZMIYORSUNDA hayirdir cok mesgul desem degilsin ya burgercidesin ya da bir kici kirik buroda getir goturleri yapiorsun aksamlari eve gelincede kiytirik formlara girip elin krolariyla sabahliyacagina bloguna yazi yazsana...bekliyoruz e yaz hadi.hea sirf yazmak icinde arakladigin siirleri koyma lutfen,bize ne elalemin gaytan biyiklisinin siirinden...seni okumak istiyoruz.optum en kocamnindan sevgiler

Hayat_Erkegi dedi ki...

@Adsızcım merhaba,

göt yağlamacılığı pek hoşuma giden bir şey değil, öte yandan hangi foruma takıldığımı bile bilmeden o forum hakkında yorum yapmanda çok hoş bi davranış değildir.
Ha bi sık yazıyorum veya yazmıyorum konusunda yorum yap ama tutup ucuz eleştirilere girme. yoksa o kafandaki at gözlüklerini alır sokarım bi yerine görürsün o zaman elin kro'larını amcık herif.

kezbanca dedi ki...

yer imlerime şeyettim seni ;);)