Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

17 Şubat 2011

Erkek dediğin

Bunu teee ne zaman yazıp notlarımın arasına atıp tarihini ve saatini şöyle yazmışım: 25.07.2005 saat: 19:36
Erkek dediğin biraz acıya bulanmış olmalı,
Gözünden yaş, yüreğinden sıkıntı eksik olmamalı.
Uzaklara, çook uzaklara dalıp gitmeli
ve o dalgınlıkla derinden öyle bi of çekmeliki, tüm engeller yerle bir olmalı...

Elleri nasır tutmamış bir erkek mi olur?
Alnında yazgısı değil,
Yılların acımasızca attığı kırışıklıklar olmalı.
Saçları kırlaşmış olmalı
ve aynada kendine baktığında, hayata daha sıkı sarılmayı her gün yeniden öğrenmeli.
Ve erkek dediğin  biraz anadolu gibi olmalı
Anı karmaşık yaşamalı, günü kocaman bi hiç olarak geçmişte bırakmalı...

Ve erkek dediğin hep sevmeli
Sevilmese bile, sevdiğinin yanında zorla yürümeli
Yüreği ezik olsada, başı daima dik durmalı.

4 yorum:

Adsız dedi ki...

Çok beğendim. Güzel olmuş anlamlı,ve içten,

Bilge dedi ki...

Bazı sıfatları edinmek ne zor.

Missbone dedi ki...

erkek dediğin hep sevmiyor,hep aldatıyor,boğuyor,kızların ağzına sıçıyor amk..
Ütopyada bunlar

penelope dedi ki...

erkek dediğin diye bi tarif yok sanırım..herkesin erkeği farklı..ama bence ortak tek şey var: erkek dediğin güçlü olucak anasını satimm.ağlak zırlak muhtaç olmayacak.dönüp gelip sığınacaksın..ağlamasını bilecek o ayrı..sessiz,derin sevgilinin omuzlarına ,dudaklarına dökülen yaşları olsun...güzel öylesi..
ama..olsun da ne olursa olsun diyen varmı bilmem ama olacaksa bundan olsun derim ben..