Soru: Peki sizce ben hangi grubun duygu durumunu daha samimi buluyor olabilirim? Cevap: hiçbiri.
Neden mi? Alın size neden:
Bi kere evlilik denen şey devletlerin ayakta kalmasını sağlayan tek kurumdur. Evlilikler olmasa devletler olmaz, evlilikler olmasa sömürülecek insan sayısı yok denecek kadar azalır. Çünkü devletler; insanların birlikteliklerini sadece kendi imzalarına bağlamışken ve biz gerizekalı insanlarda bunu tıpış tıpış kabullenmişken, yani bireysel anlamda köleleştirilmeyi kabul etmişken kimse kalkıp özgürlükten bahsetmesin. Ne yazıkki özgür değiliz ve ne yazıkkı eşcinsel evliliklere izin çıkması, sevinilecek bir durum değildir. Açıkçası ne kadar acınılacak durumda olduğumuzun açık bir göstergesidir.
Evet dünya benim düşündüğüm kadar güzel bir yer değil, ama bu demek değilki ben de güzel yaşamıyorum. Evet insanlar kötülük yapıyorlar ama bu demek değilki ben de kötüyüm. (Ayrıca birinin bana kötülük yapması demek, sonucun devlet tarafından ona layık görülen cezayla verilmesi de kanıma dokunan diğer bir durumdur. Neyse bunu da başka zaman açarım, ama şimdilik başka diyarlara gidiyorum.) Hadi tutun elimden sizi de götürüyorum:
Eşcinsellik günümüz toplumunun zaten tam tersi iken, evlilik haklarının verilmesi başlı başına sorundur ve ne yazıkki biz zavallı eşcinseller bunun farkında değiliz. Çünkü dünya küreselleştikçe insanlar, kendileri gibi bir çok ibnenin daha yer yüzünde dağınık ve birbirinden habersiz yaşadığını farketti. Daha önce kendini aşağılık gören, biz zavallı erkek hastası erkekler veya kadın sevici kadınlar veya bilumum adla ayrıştırılarak, birbirine zıt olduğuna dair ilk nifak tohumlarının serpildiği farklı bedenlere sahip güzel ruhlar, kendimiz gibi insanların dünyanın her yerinde farklı renklerde ve farklı dinlerde var olduğunu öğrenince; kendimizin de normal olduğumuzu kabullendik ve cinselliğimizin de içinde olduğu yaşam sürme haklarımızın olduğunu düşünmeye başladık. Bu düşünceler gruplaşmayı başaran ibneler tarafından dile getirildi, sokaklarda bağrış çağrışla seslendirildi vesaire falan yaniii
Neyse işte, bizim gibi farklı insanların da var olduğunu görünce; o zaman biz neden aşağılızki tartışmaları sürdü, sonra bu tartışmalar da aşıldı ve ardımızdan yeni gelmekte olan ibneler ve aileleri de olayın aslında korkulacak bir durum olmadığını anlamaya başladılar. Yani oğullarının da, kızlarının gibi başka bir erkek tarafından sikilmesi aileler tarafından normal kabul edilince aslında sorun bitti. Çünkü bu olayın sadece yatak kısmında olup bitiyordu ve aslında kutsallaştırılması gereken şey yataklarımızdı. Yani oraya dokunulmamalıydı ve her isteyen istediği kişiyle olabilirdi.Bu anlayış toplumun farklı kesimlerinde kabul görmeye başlarken, devletler yine yarrak gibi ortaya çıktılar ve kadın erkek ilişkilerine zaten burunlarını sokmuşken, erkek-erkek, kadın-kadın ilişkilerine de burunlarını sokmaya başladılar.
Durum böyle olunca hemen planlar yapıldı ve evlilik serbestiyetleri yayınlanmaya başladı. Günümüz eşcinselleri "hobareeey" diye halay çeke çeke duruma sevine dursunlar, gelecekte köleleştirilmiş eşcinseller (sado mazo şeyleri aklınıza getirmeyin, toplumsal kölelikten bahsediyorum) olacaklarını düşünemiyorlar.
Evet evlilik kurumuna karşıyım, evet evlilik denilen şey yalan dolan ve bilumum ikiyüzlülükle dolu ve evet insanlar beraberliklerini devletlerin imzaları karşısında kazanmamalılar. Lütfen bu oyuna düşmeyin. Birliktelikleriniz sadece sizi ilgilendirir, bunu imzalamakla kendinizi köleleştiriyorsunuz. Yapmayın etmeyin. Yatakta hangi cinsiyetten kiminle beraber olduğunuz önemli değil, kiminle yatarsanız yatın; ama birinin veya bir kurumun size evlenebilirsiniz deme hakkı yok. O yüzden size evlenebilirsiniz diyenlere götünüzle gülüp geçin. Onları ciddiye almayın.Özgürlüğünüz bireyselliğinizde gizli. Devletlerin sizi korumalarında ve bu koruma karşılığında siz farkında olmadan köleleştirmelerinde değil. Lütfen buna sevinmekten vazgeçin, çünkü sinirleniyorum.

