2.09.2020

rabbe teşekkürler

belli bir yaşa gelmiş olmanıza rağmen, hayatı, yaşamı, ilişkileri daha henüz çok yeni anlamaya başladığınızı farkettiğiniz/düşündüğünüz oldu mu?
Öyle bir farketmekki, bugüne kadar neden anlamamış olduğunuzu, anlamadığınızı da anlamaya çalışırsınız.
Sahi onlarca yıldır yaşayan biri olmanıza rağmen neden anlamamışsınızdır ki? Bunu da çok çok ayrıca düşünürsünüz, düşünmeye başlarsınız.

Peki anlamamış olmanızın nedeni neydi? bir sorununuz mu vardı?
Çok mu iyi bir aptaldınız, yoksa sadece bir aptal mıydınız?
Bu soruların cevabını kendim için verecek olursam; ben bi aptaldım. Doğuştan profesyonel bir aptaldım. Aptalım. bu yüzden farketmedim, farketmemişim.

Öte yandan "yeni fark ettim" diyorum ya, aslında durum tam olarak yeni farketmek de değil. Çünkü yaşamım boyunca, çevremdeki insanlar aptal olduğumu söylediler veya bana aptal olduğumu davranışlarıyla fark ettirmek istediler ama ben anlamadım. Çünkü aptaldım. 
Aptal olduğumu anlatmaya çalışanlarda, aptal olduğum için onları anlamayacağımı anlamadılar. Böylece ben aptallığımın farkında olmadan onlarca yıl yaşadım ve işte kazasız belasız bu yaşa geldim. Aptal olduğum için çok çektim, kendime çok çektirdim ama nihayetinde ölmeden fakat biraz sürünerek de olsa işte bu yaşa geldim. 

Bu farkındalığımla beraber hayatı, yaşamı, ilişkileri, iletişimi yeni yeni anlamaya başladığım için, daha bi yavaş yaşamaya, kendime dönük olarak ve sadece kendimi düşünerek yaşamaya başladım. Eskisi gibi dışa değil, bunun yerine artık sadece içe dönüğüm. Bu değişimi kendimde çok net görebiliyorum. Farkımdayım.
Üstelik bu değişimler, farketmeler çok garip olduğu kadar ve güzel de bi his. Tabii biraz da korkutucu. 
Ama yine de iyi. Çünkü fark etmeden ölseydim, kesin gözlerim açık kalacaktı :)

her neyse ne. ama şunu biliyorumki; aptal olduğumu anladığım için, tetikleyen hayat anlamış olma halimden dolayı çok değişmeye başladım ve hatta biraz değiştim bile. değişim ne güzel. insan ne güzel.

30.08.2020

sürpriz

Küçükken herkesin senden bir şeyler sakladığını, tüm büyüklerin önemli bir sırra sahip olduğunu sanırsın. Ama öyle değil, kimse senden bir şey saklamıyor, büyüklerin bir sırrı yok. Hiçbir bok bilmiyorlar. Bunu büyüyünce, yani onların yaşına gelince görerek anlayacaksın.

Küçükken "yaşın ilerledikçe bir şeyleri daha iyi anlayacağını, kafandakileri daha iyi anlatacağını" sanırsın. Böyle düşünmenin nedeni, yaşadığın o önemsiz sorunların kocaman olduğunu sanman ve sandığın kadar da sorunların senden kaynakladığını düşünmenle alakalı bir durum bu. Oysa yaşadığın çoğu sorunun seninle alakası yok. Küçükken dünyan da senin kadar küçük olduğu için böyle düşünürsün, geç tüm bunları. Çünkü hepsi önemsizdiler. 

küçükken büyüklere hayranlık duyarsın. Duyma. Hayran olunacak tek kişi kendinsin. Bunu çok geç olmadan anla. Erken anladığında daha az hırpalanmış olacaksın.

Aileler, sürekli olarak çocuklarını tehlikelere karşı uyararak şizofreniyi ve bilimum diğer hastalıkların temelini atarak başlatırlar. Bu yüzden ailen dahil hepimiz yani herkes hasta. Ama herkes hasta olduğu için, aynı zamanda hepimiz hasta da değiliz. Böyle bir ikileme hazır ol. Deliler arasında bir akıllıyı sevmeyiz. Sana önerim; büyümeden önce mutlaka delir. Çünkü deliler içinde asıl deli olan akıllı olandır. 

Hayat sana bir çok kötü sürpriz hazırladı. Hepsinin tadına bakacak, hepsinden bi parça alıp yoluna devam edeceksin. Zaten almazsan da parçayı eline verecekler. Bize öyle yaptılar. Ben ve keyfimin kâhyasına.
Bazı sürprizleri henüz çoooook erken yaşlarında yaşarken onların kötü olduğunu anlamayabilirsin ve hatta sürpriz olduğunu bile bilmeyebilirsin. Hatta o kadar bilmemezlikki bu; yaşadığın şeyin, yaşatılan şeyin, yaşamakta olduğunun, hayatın normal akışı içerisinde devam eden bir döngü olduğunu, normal bir şey olduğunu sanarak yaşar geçersin. Ama yıllar yıllar yıllar  yıllar sonra dönüp baktığında ağlayabilirsin. Yaşadığının bir sürprizin olduğunu, çok ama çok kötü bir sürpriz olduğunu anlamışsındır ve işin işten geçmiştir. Eğer bu farkındalığından sonra kendini toparlayamazsan, topal topal yaşamaya başlarsın. Bununla yaşamaya alışmalısın. Yoksa topallayan atlara yapılan şey sana da yapılır. ya da sen kendine topal at muamelesi çeker, böylece sonsuza kadar uykuya dalarsın.

ve son olarak sürprizlerin içinde "en kötüsü" yok. En kötüsünün hangisi olacağına sen karar vereceksin. Beğen beğenebilirsen. 


28.08.2020

hahahahhaha

 Büyüdükçe anlıyorsun içinde bir şeylerin eksik kaldığını ve ama eksik kalanın da ne olduğunu tam anlamıyorsun. Geçmişinden arta kalan izler, dönüp geriye bakma sebeplerin, nerden geldiğini bilmediğin o duraksamalar, dalıp gitmeler, zor dönüşler, bu saçma cümleler.

Hepsini boş ver, şu an iyiysen ve kendindeysen yoluna devam et. Yürümeye devam et. Çünkü yol çok uzun ve sen kısa boylusun. Hahahahahaha