Şu
yazıda bahsettiğim çocuk yine geldi. Yine kapıdan girdiği gibi sevişmeye başladık. Piçe bayılıyorum zaten, bide öpüşürken falan hafif hafif geriye kaçmaları yok mu? Beni bitiriyor.
Bi de boyu benden uzun diye, arada sırf piçliğinden dolayı baskın olmaya kalkışması ama sonra kontrolü yine bana bırakması, ona hükmetmeme izin vermesi tam bir kudurma sebebi. ama işte ben kuduramıyorum daha bir sakinleşip yavaş yavaş ilerliyorum.
Bu sefer de öyle oldu. Koltukta yanyana oturmuş küçük küçük, minik minik öpüşüyoruz. Teninin kokusu, kollarının bedenime uzanışı, dudaklarının öpüşürkenki tadı ve salyalarının çenesinde bekleyişi arasında tişörtlerimizi çıkardık. Göğüs kafesinin düzenli spor yapmaktan dolayı şekillenmiş olması, yeni yeni sertleşmeye ve siyahlaşmaya başlamış meme tüylerinin muhteşem görüntüsü yeterince heyecanladırıyordu beni. "Öpüşmesek, koklaşmasak ben başımı göğüslerine bırakıp ölünceye kadar böyle kalsam olmaz mı?" dedim ve göğüslerini öpmeye başladım sonra da öyle sarıldım kaldım. O da bu bu arada gülüp pipime uzanmakla yetindi.

Öpüşe koklaşa baya zaman geçtikten sonra, bizim pozisyonlar değişmişti. O bacaklarını belime dolamış içine girmemi istiyordu, bense hala öpüşmeye çalışıyordum. Sonra bi anda; öf çok öptün ya, hadi içime gir, artık sik beni dedi, bende boynunu öpmeyi bırakıp "olum seni sikmeye kıyamıyorum ki" dedim ve güldük. Gülüşlermiz sırıtmaya dönüşürken "hadi artık" dedi ve ben içine girdim.
Boşaldıktan sonra yan yana uzandık ve durup ona baktım. Yüzündeki rahatlama hissi ve şapşal gülümsemesiyle bana bakınıyordu. elimi başının altına atıp kendime doğru çektim ve dudaklarından yavaşça öpmeye başladım. Boşta kalan diğer elimle sırtına geçirdiğim tırnaklarımı yavaşça gezdiriyordum. Öpüşlerim uzadıkça salyalarım çoğalmaya başladı. Ama öpmeye de doyamıyordum ve o tam da bu sırada o "pasif gibi sevişiyorsun" dedi durup dururken. Hemen karşılık vermek yerine onun neden böyle bir cümle kurduğunu iyice anlamak için "şu an mı? yoksa genel anlamda mı?" dedim ve içimden de ona ne diyeceğimi, onun neden böyle bir cümle kullandığını düşünmeye başladım. Ben saniyeden daha kısa bir süre içinde kendime zaman kazandırmak için onun bu cümlesine karşılık böyle sormuşken, o cevap olarak "yok genel anlamda" dedi ve ben zaten onun neden böyle dediğini anlamış, cevabını da içimde hazırlamıştım bile. Bu yüzden ona:
"haklısın. ama aslında sevişmenin aktif veya pasif gibisi olmaz. çünkü ben senin gibi sadece canım yarrak istediğinde erkeklerle beraber olmuyorum. gerçekten erkeklerden hoşlanıyorum ve bu yüzden senin gibi sadece yarrağı büyük erkek arayışına da düşmüyorum. çünkü ben hoşlandığım kişilerle beraber oluyorum ve dolayısıyla da böyle sevişmem çok normal. sen ise sadece sikilmek için bana geldiğinden dolayı, seninle tüm içtenliğimle sevişmemi, sana iyi davranmamı kaldıramıyorsun. çünkü canın sadece yarrak istiyor. arayışın sikilmekten başka bir şey değil ve bu yüzden öpülmek seni rahatsız ediyor" dedim. Bira sert gitmiş olmalıydım ki, bi anda bakışları dondu kaldı. Yüzündeki şaşkınlık izleri belli oluyordu. Ben son cümlemi söylerken, o da kendini toparlamış ve "haklısın" aslında dedi.
Sonra dışardan bir şeyler söyledik, yemekler geldi, yedik içtik, tekrar seviştik. Bu sefer gerçekten öpüşüyordu. Ama kendini zorladığı da belliydi. Bu yüzden dayanamadım ve "sırf götün daha iyi sikilsin diye numaradan öpüşme. içinden geldiği gibi öpüş. rahatsız oluyorum" dedim, güldü ve "peki" deyip sımsıkı sarıldıktan sonra öptü beni.
Gece uzadı gitti. Bir kaç defa daha seviştik, uyuduk uyandık yalaştık ve uyuduk uyandık bu sırada sabah oldu. Öğleye doğru "kendine iyi bak" dedi ve kalkıp eve gitti.
daha önce de buna benzer bir kaç durumla karşılaşmıştım ve şimdi daha iyi anlıyorum ki; insanlar sevilerek sikilmeye alışkın değiller.