25.10.2013

hıçkırık


ben seni çok sevdim.
kendimden bile çok sevdim.
seni öyle çok sevdimki; hiçbir zaman tek başıma hayal bile kurmadım..

ben seni köpek gibi sevdim be ammına koyim.
seni o kadar çok sevdimki;
dünyada bizden başka kimsenin yaşamasını istemediğim zamanlar bile oldu.
ben seni işte bu kadar bencilce sevdim.

ben seni çok sevdim.
anamdan babamdan da çok sevdim seni be orospuçocuğu.
hatta bilsem günah yazmayacak "ulan ben seni allahtan bile çok sevdim" diyeceğim de, götüm yemiyor.
biliyorum burayı okuyorsun ve sende biliyorsun:
haketmesen de; ben seni, beni sevmediğin kadar çok sevdim be amınakoduğum.





20.10.2013

pasif gibi sevişmek

Şu yazıda bahsettiğim çocuk yine geldi. Yine kapıdan girdiği gibi sevişmeye başladık. Piçe bayılıyorum zaten, bide öpüşürken falan hafif hafif geriye kaçmaları yok mu? Beni bitiriyor.
Bi de boyu benden uzun diye, arada sırf piçliğinden dolayı baskın olmaya kalkışması ama sonra kontrolü yine bana bırakması, ona hükmetmeme izin vermesi tam bir kudurma sebebi. ama işte ben kuduramıyorum daha bir sakinleşip yavaş yavaş ilerliyorum.
Bu sefer de öyle oldu. Koltukta yanyana oturmuş küçük küçük, minik minik öpüşüyoruz. Teninin kokusu, kollarının bedenime uzanışı, dudaklarının öpüşürkenki tadı ve salyalarının çenesinde bekleyişi arasında tişörtlerimizi çıkardık. Göğüs kafesinin düzenli spor yapmaktan dolayı şekillenmiş olması, yeni yeni sertleşmeye ve siyahlaşmaya başlamış meme tüylerinin muhteşem görüntüsü yeterince heyecanladırıyordu beni. "Öpüşmesek, koklaşmasak ben başımı göğüslerine bırakıp ölünceye kadar böyle kalsam olmaz mı?" dedim ve göğüslerini öpmeye başladım sonra da öyle sarıldım kaldım. O da bu bu arada gülüp pipime uzanmakla yetindi.

Öpüşe koklaşa baya zaman geçtikten sonra, bizim pozisyonlar değişmişti. O bacaklarını belime dolamış içine girmemi istiyordu, bense hala öpüşmeye çalışıyordum. Sonra bi anda; öf çok öptün ya, hadi içime gir, artık sik beni dedi, bende boynunu öpmeyi bırakıp "olum seni sikmeye kıyamıyorum ki" dedim ve güldük. Gülüşlermiz sırıtmaya dönüşürken "hadi artık" dedi ve ben içine girdim. 

Boşaldıktan sonra yan yana uzandık ve durup ona baktım. Yüzündeki rahatlama hissi ve şapşal gülümsemesiyle bana bakınıyordu. elimi başının altına atıp kendime doğru çektim ve dudaklarından yavaşça öpmeye başladım. Boşta kalan diğer elimle sırtına geçirdiğim tırnaklarımı yavaşça gezdiriyordum. Öpüşlerim uzadıkça salyalarım çoğalmaya başladı. Ama öpmeye de doyamıyordum ve o tam da bu sırada o "pasif gibi sevişiyorsun" dedi durup dururken. Hemen karşılık vermek yerine onun neden böyle bir cümle kurduğunu iyice anlamak için "şu an mı? yoksa genel anlamda mı?" dedim ve içimden de ona ne diyeceğimi, onun neden böyle bir cümle kullandığını düşünmeye başladım.  Ben saniyeden daha kısa bir süre içinde kendime zaman kazandırmak için onun bu cümlesine karşılık böyle sormuşken, o cevap olarak "yok genel anlamda" dedi ve ben zaten onun neden böyle dediğini anlamış, cevabını da içimde hazırlamıştım bile. Bu yüzden ona:
"haklısın. ama aslında sevişmenin aktif veya pasif gibisi olmaz. çünkü ben senin gibi sadece canım yarrak istediğinde erkeklerle beraber olmuyorum. gerçekten erkeklerden hoşlanıyorum ve bu yüzden senin gibi sadece yarrağı büyük erkek arayışına da düşmüyorum. çünkü ben hoşlandığım kişilerle beraber oluyorum ve dolayısıyla da böyle sevişmem çok normal. sen ise sadece sikilmek için bana geldiğinden dolayı, seninle tüm içtenliğimle sevişmemi, sana iyi davranmamı kaldıramıyorsun. çünkü canın sadece yarrak istiyor. arayışın sikilmekten başka bir şey değil ve bu yüzden öpülmek seni rahatsız ediyor" dedim. Bira sert gitmiş olmalıydım ki, bi anda bakışları dondu kaldı. Yüzündeki şaşkınlık izleri belli oluyordu. Ben son cümlemi söylerken, o da kendini toparlamış ve "haklısın" aslında dedi.

Sonra dışardan bir şeyler söyledik, yemekler geldi, yedik içtik, tekrar seviştik. Bu sefer gerçekten öpüşüyordu. Ama kendini zorladığı da belliydi. Bu yüzden dayanamadım ve "sırf götün daha iyi sikilsin diye numaradan öpüşme. içinden geldiği gibi öpüş. rahatsız oluyorum" dedim, güldü ve "peki" deyip sımsıkı sarıldıktan sonra öptü beni.
Gece uzadı gitti. Bir kaç defa daha seviştik, uyuduk uyandık yalaştık ve uyuduk uyandık bu sırada sabah oldu. Öğleye doğru "kendine iyi bak" dedi ve kalkıp eve gitti.
daha önce de buna benzer bir kaç durumla karşılaşmıştım ve şimdi daha iyi anlıyorum ki; insanlar sevilerek sikilmeye alışkın değiller.

7.10.2013

bayrağa karşı yatır beni, tırmala beni kaşı beni

Çok sert olmasa da işte hafiften hafiften sert bi şekilde sevişip duruyorduk. Bazen o beni alta atıp üstüme çıkıyor, bacaklarımı omzuna kaldırıp içime girmeye çalışıyordu, bazen de ben onu 185'lik boyuna ve 86kg'luk cüssesine rağmen alt edip üstüne çıkıyordum. Aslında ben onu alt etmiyordum. Tam aksine o benim onu alt etmeme izin veriyordu. Hoşuma da giden buydu zaten. Çünkü kontrolün bende olmasını seviyorum, bana güvenildiğini hissediyorum ve güvenilir biri olduğunu bilmek, insana sexten daha fazla zevk verir.

Bu kaçıncı buluşmamızdı bilmiyorum. ama işte canı sıkıldığında veya götü kaşındığında bana geliyordu. Sesimi çıkarmıyordum ama sonuçta sadece kaşıntıdan kaşıntıya hatırlanmak da pek keyifsizdir. Bunu ona da söylemiştim ama pek siklemiyordu. Yaşı da benden küçüktü. Daha 22sinde ve henüz birinden ayrılmıştı. Aşk acısı gibi bir şey yaşadığını söylüyordu. Çünkü ona 6 ayını vermişti ve karşılığında sadece bir öpücükle ödüllendirilmişti. Üstelik bu 6 ay, öyle sıradan bir 6 ay değildi, her günü beraber geçirilen bir 6 aydı. Sevdiği adam ondan 3 yaş büyükmüş ve mankenlik mesleğini yapıyormuş. Eroin, esrar, koko ne dersen her boku kullanıyormuş ve bizim çıtır da onu bu kirli hayattan çekip kurtaracakmış. Bunu söylediğinde yarım saat gülmüştüm ve yarım saat güldüğüm için benim deli olduğumu sanmıştı.

Tamam deyip kendimi toparladığımda "sen koca bir aptalsın ve insanlar seni ne kadar çok üzerlerse sende o kadar hızlı iyileşeceksin" demiştim, o da "aptallık bir hastalık değilki" demişti. Yine gülmüştüm ve geçiştiren bir cevap vermiştim.

Bu sefer o beni alta atmıştı ve bacaklarımı yine omzuna kaldırıp gözlerimin içine bakıyordu. Eğer izin verirsem götümü sikecekti. Ona "olum görmüyor musun götüm çok kıllı. sırf kıllardan dolayı bile içime giremezsin" dedim. O da gülüp "deneyelim" dedi ve ben "salak, denemeni istesem zaten çoktan verirdim, ama öyle bir niyetim olmadığını sen de biliyorsun" dedim uzun uzun.
Ama beni dinlemedi, sikini tükürükledi ve götümün etrafına sürterek "hadi bir kez deneyelim. bak ben hiç sana hayır diyor muyum? hep sen beni sikiyorsun, bi kerede ben seni siksem ne olacakki? inan sen de zevk alacaksın" dedi. Buna karşılık ben "saçmalama. götüme dokunulmasından zevk bile almıyorumki" dedim ve o bu sırada bacaklarımı omzuna iyice yapıştırıp, bir eliyle de götümü okşayıp sikini sokmaya çalışıyordu. Bi ara sikini tükürüklediğinde işin zıvanadan çıkacağını tahmin ettim ve yüksek, sinirli ve efendisi olduğumu belli eden bir sesle, dişlerimin arasından "dur" dedim. Ama durmadı ve sikini götüme sürtmeye başladı ardından da "neden duracak mışım?" dedi.

Ben de "çünkü beni sevdiğin için değil, sikin kalktığı için sikmek istiyorsun. bense götümü siktireceksem; sırf şehvetten dolayı değil, beni çok sevdiği için sikmek isteyen birine siktirmeyi tercih ederim" dedim ve ben cümlemi bitirirken onun yüzü bembeyaz kesildi.  Sadece yüzü değil, kendisi de taş kesilmişti. Bi anda durmuştu ve bacaklarımı omzundan indirip yanıma uzandı.
Korkmaya başladım. Yanıma uzanmış başını yastığa gömmüş derin derin soluk alıp veriyordu. "nooldu" dedim bir şey demedi. Öylece durdu. Aradan 10 dakika geçtikten sonra beni sarmaya başladı ve "özür dilerim" dedi. "Ne oldu seni üzecek bir şey mi söyledim? Niye böyle durdun bi anda" dedim, "şimdi anladım" dedi "neyi anladın?" dedim, bana dönüp yanağımdan öptükten sonra "sen zevk bile almamana rağmen, götünü sadece seni sevecek kişiye siktirmeyi düşündüğünü söyledin. böyle söyleyince onun beni neden sevmediğini anladım. ben ona, o beni sevmemesine rağmen götümü vermeye razı olduğum için beni sevmedi ve hiçbir zaman da sevmeyecek" dedi ve bana daha bi sıkıca sarıldı.

Ben de sarıldım ona. "Siktir et onu. Zaten bu konuyu konuşmuştuk seninle. Kafaya takma, geçip gitsin. Önemli olan bundan sonrası" dedim ve konuşmamız uzadı gitti. Kendini değersiz hissetmişti.

Aslında ben ona bunu hissettirmiştim, özür diledim. "Amacım seni üzmek değildi" dedim, "biliyorum" dedi. "Ama sen bunu söylemesen, onun beni neden sevmediğini hiç anlamayacaktım" dedi.

Bir şey diyemedim. Sonra öpüşmeye başladık ve kendini bana iyice bıraktı. Bir kaç saat sonra yorgun argın uyuya kalmıştık. Sabah uyandığımızda ikimizde erekte idik ve yine duramadık. Gün böyle akıp gitti ve akşam artık eve gideyim "görüşürüz" dedi ve gitti. Kimbilir, götü yine ne zaman kaşınacak. umarım onun göt kaşıntısı tutuncaya kadar bende hayatımın aşkını bulurum ve o bir sonraki gelişinde, ona "hayatımda biri var, artık ondan başkasıyla yatmıycam. eğer istiyorsan arkadaşım olarak hayatımda kal, ama daha fazlasını bekleme" derim.