7.01.2013

Ben aşkı acaba yanlış mı anladım?

Bilmiyorum işte. Bana ne olduğunu, nasıl olduğumu hiç bilmiyorum.
Sahi bana neler olduki? Oysa ben insanları, yani hayatıma girmemek üzere girip, sonra hiçbir şey olmamış gibi siktir olup gidenleri çok güzel  unuturum. Yani çok  kolay unuturum. Hani çok etkilendiğim birini unutmak konusunda bile bazen "ııııh ııh ıhh" diye zorlansam da, en fazla bir kaç defa daha hatırlarım ve bir yerlere onun hakkında bir kaç satır yazdıktan sonra unuturum.
Ama bunda öyle olmuyor, ben bu orospuçocuğunu unutamıyorum. Unutmak için başka bedenlerde gezinmeme rağmen olmuyor. Hatta ben unutmaya çalıştıkça o daha bi aklımda yer ediyor.

"Acaba unutmaya çalıştığım için, yokluğuna alışmaya çalıştığım için mi aklımdan çıkmıyor?" diye de düşünmedim değil ve bu yüzden oluruna bıraktım, ama yine olmadı. Sürekli aklımda bi yerlerde, o gıcıkça gülümseyen surat ifadesiyle durup bana bakıyor ve içim gıdıklanıyor. Böyle bi tuhaf oluyorum. Onu gidip görmemek için kendimi zor tutuyorum.

Niye böyle oluyorki. Yani birinin yokluğuna alışabilmek en kolayıyken ve ben onca sene bunu çok başarılı bir şekilde yapabilmişken şimdi bu ne demek oluyor. Yani benim gibi profesyonel unutucu biri Öküz Herif'i niye unutamıyor, niye yokluğuna alışamıyor ki? Oysa kolay olmalıydı, basit olmalıydı, o da herkes gibi geçmişimde yerini alıp, hayatımın şu an'larında yok olmalıydı. Niye böyle oluyor, niye yok olmuyor, niye sürekli aklımda bi yerde bana bakıyomuşcasına durup gülümsüyor ki?

Sahi aşk denilen şey yoksa bu mu? Yani birini unutamamak, birine takılıp kalmak, hep kavga edip, karşılıklı siktir çekip defolmak ama bi kaç gün sonra tekrar tekrar birbirine dönmek. Sahi bu mu yani..
Eğer aşk denilen şey buysa bile, ben aşkı böyle öğrenmedimki hiç. Ben bir kaç istisna haricinde aşkı hep kavgasız gürültüsüz karşılıklı veya karşılıksız sevme sandım. En olmadı platonik sandım, kendi kendine iç geçirerek uzaktan sevmek sandım. Ben aşkı, bazen sırf ona yakın olmak, bir daha dokunabilmek için defalarca saxo çekmeye razı olmak sandım. Ben aşkı, onun birazcık ilgisi karşılığında soyunup yatağına girebilmek sandım. Birazcık şehvet, birazcık öteki olmazsa olmazım sandım. Ben aşkı acaba yanlış mı anladım?

2.01.2013

Can yanması

Canın yanmadığı müddetçe kimse tarafından umursanmıyorsun.
Kimse dönüp bakmıyor sana.
Ne zamanki tecavüze uğradın işte o zaman acıyorlar orana,
burana.
Umrunda değilsin aslında kimsenin, sadece biraz vicdan muhasebesi, birazcık da "ilgileniyorum yaaa" havası katmak için olaya el atıyorlar olaya.

Kimse takmıyor aslında seni,
Senin kendine taktığın kadar.

Kimse umursamıyor canının ne kadar yandığını,
Çünkü sadece kendi canlarının yanmamasının telaşındalar..

Bazen durup düşününce haksızlık sanırsın
Ama sakın ola unutma; aslında sende canın yanmazken onlardan farksızsın

1.01.2013

“Kuran Eşcinsenlliğe Karşı Değil”




Dünyanın ilk açık eşcinsel imamı Muhsin Hendricks, Güney Afrika’daki Inner Circle adlı LGBT Müslümanlar grubunun kurucusu. Stockholm’de düzenlenen ILGA Dünya Konferansı sırasında kendisiyle tinsellik ve tensellik üzerine konuştuk.
29 yaşında eşcinsel bir imam olarak açıldınız. Açılma öncesi ve sonrası çalışma hayatında yaşadığınız süreci anlatır mısınız?
Açılmadan önce üç farklı camide çalışıyordum, ikisinde Arapça ve İslamî çalışmalar öğretiyordum, diğerinde de imam yardımcısıydım. Açıldığımda istifa etmem istendi.
 
İstifaya zorlanmanızla ilgili bir dava açmadınız mı?
O zamanlar öyle bir yol izlemek istemedim, istifa olayına hazırdım ve bunun gerçekleşeceğini biliyordum. Sonrasında Johannesburg’a gitmeye karar verdim ve birkaç yıl orada yaşadım, çalışmadım.  6 yıl boyunca İslam ve cinsel çeşitlilik üzerine araştırma yaptım ve Inner Circle adlı grubumuzu başlattım.
 
Lut kavminin (Sodom ve Gomorra) helâk edilmesi konu eşcinsellik olunca hep tartışılır. Bu konuda sizin farklı bir görüşünüz var, onu anlatır mısınız?
Araştırmalarımı yaptıktan sonra Kuran’ın eşcinselliğe karşı olmadığını fark ettim. Sodom ve Gomorra hikâyesinin eşcinsellikten ziyade tecavüz, istismar ve sömürü ile ilgili olduğunu gördüm. Açıldıktan sonra tüm bu bilgileri bir araya getiren İslam ve cinsel çeşitlilik üzerine bir atölye çalışması yaptım.
 
Güney Afrika Müslüman Yargıtay’ı hakkınızda bir fetva verdi ve insanların sizinle arkadaş olmamasını, İslam dışı öğretilerinizin olduğunu söyledi.  
Fetva, “A Jihad For Love” (Aşk İçin Cihat) filmi ortaya çıktığında verildi. Cape Town’da küçük destek grupları oluşturarak Inner Circle’ı kurdum. Gönüllü bir örgüttü. Para desteği yoktu, kendi cebimden harcıyordum. 2006 yılında The Atlantic Philantrophies yaptığım çalışmaları duymuş ve bir dernek kurmak isteyip istemediğimi sordu. Ben de çok sevinirim dedim. Derneği kurmam için para yardımında bulundular ve ilk yıllık uluslar arası inziva etkinliğimiz için biraz para verdiler. İnziva, dünyanın farklı kesimlerinden insanları inanç ve LGBT olma hakkında paylaşımlarda bulunmak üzere bir araya getirdi.
 
LGBT bireylerin İslamiyet’le olan ilişkisi sıkıntılı olagelmiştir. Tinsellik ve tensellik sizce nasıl bir araya gelebilir?
Her zaman şunu savunmuşumdur: Biri İslam’ı terk etmek isterse ve bilinçli bir tercih yapmışsa, bıraksın. Ama queer Müslümanlarla olan 17 yıllık deneyimime dayanarak diyebilirim ki çoğu İslam’ı öfkelendikleri için bırakıyor. İnanç ve cinselliğin uzlaşabileceğini anlayamıyorlar. Böylece İslam’ı terk ediyorlar. Bununla birlikte İslam’la gelen tüm güzellikleri de terk ediyorlar. Bence bun eğitim eksikliğinden, Lut kavmine ilişkin anlayış eksikliğinden ve Kuran’ın ne dediğinin kişisel olarak araştırılmamasından kaynaklanıyor. İslam’da sözlü bir geleneğimiz var, imamlarımızdan öğreniyoruz. İslam’ı araştırmak için kişisel bir çaba yok. Bu yüzden de insanlar İslam’ı anlamıyor. İslam’ı terk etmeyi tercih ediyorlar.
 
İlerici bir İslam anlayışı sizce nasıl yaygınlaşabilir?
Atölyemi yaptığımda, insanlar gerçeklere dayanarak bir şeyler anlattığımı fark ediyorlar. Onlara kaynak gösteriyorum. Ama eşcinsel olduğum için kendi konumumu haklı çıkarmaya çalıştığımı düşünüyorlar. Bence heteroseksüel insanlar da İslam’ın ilerici yorumunu paylaştıkça daha fazla insanın İslam algısı değişecek.
 
Sizin görüşlerinizi paylaşan heteroseksüel Müslüman ittifaklarınız var mı?
Çok fazla var. ABD’de ve Endonezya’da bizi destekleyen kadın imamlar da var. Bence kadınlar bu meseleyi, ayrımcılığı daha iyi anlıyorlar; çünkü kendileri de zaman zaman İslam içinde ayrımcılığa uğruyorlar. Çalışmalarımızı destekleyen heteroseksüel imamlar da var; ama kendi cemaatlerinde açıkça konuşmaktan çekiniyorlar.
 
İnanç ve cinsellik konusunda sıkıntı yaşayan LGBT’lere mesajınız ne olur?
İslam ve eşcinsellik üzerine araştırma yapmış kişilerle irtibata geçin. Bu konuyu bilen ilerici akademisyenlerle irtibata geçin. İslam’ın homojen olmadığını anlayın. Muhtemelen Müslümanlar kadar İslam temsili var. Sizi inciten bir yoruma takılıp kalmayın. Kuran İslam’ın merhamet dini olduğunu, iyilik dini olduğunu söyle. Bizim de queer insanlar için neyin merhametli ve iyi olduğunu Kuran aracılığıyla bulmamız lazım.

(Bu yazı kaosgl'de yayınlanmıştı. Ben de eşcinsellik hakkında bu görüşleri taşıdığım için burada bulunmasının doğru olacağını düşündüm. yazı linki: http://www.kaosgl.com/sayfa.php?id=13033 )