kulaklarımdaki kıllar çoğalmaya başladı. geçen bi kaç tanesinin bayaa uzayıp perçemlerimle ve hatta saçlarımla bir olduğunu fark ettim. yaşlandıkça bu kılların azalması gerekmiyor muydu?
hatta azalıyor diye millet götündeki kıllara başının üstünde yer vermiyor muydu?
Bugün 13 ocak 2026
Günler hızlı geçiyor. Artık yaşlılar gibi konuşmaya hakkım var; gözümü bi açtım 40 olmuşum. sonra kapadım tekrar açtım yaşım olmuş 50
inanır mısın, hiç anlamadım nasıl geçti.
Yaşlılar haklıymış. İnsan ölmek için doğuyor. Ölümden sonrası hakkında ise kimse bir şey diyemiyor. Cennet ve cehhennem olması fikri bana çok güzel geliyor. En azından hiçliğe gitmiyoruz piç.
Allah'ın olması fikri bana sımsıcak bi huzur hissi veriyor.
Allahım iyiki varsın. İyiki beni yarattın ve onca şeyi yaşamama izin verdin.
Günah, sevap hepsine daldım ve biliyosun hep biliyordum, beni sen kurtaracaksın.
Teşekkür ederim canım allahım.
bugün, geçen aylarda sıcak bi havayla beni otobüste "sizi daha önce hiç görmedim, sizde mi burada çalışıyorsunuz" diyerek, hafif anaç ilgisini saklamayı başaramayan kadınla yan yana oturduk.
ona, o gün "hayır, burda çalışmıyorum. şu ilerideki ofiste çalışıyorum" demiştim ve o an sanki hafif yüzü düşmüş gibiydi ama o an yüzüne baktığımda yanak çillerini fark ettiğim için de ben öyle düşünüyor olabilirim.
bugün ise otobüs durağına yürürken 2 adım önümde fark ettim ve selam verip yürümeye devam ettim ama kar yağmış olduğu için kayar gibi olunca, içinde tutamadığı o anaçlığı ve ilgiye açlığıyla "aman düşmeyin" demekten kendini alamadı.
otobüse ben ondan önce binmiştim ve ilerledim. 2'li otobüs olduğu için en arkalara gittim ve boş olan yerlerden birine oturduğumda, tanıdık birini görüp "yanımdaki boş koltuğa oturması için çağırdım ama gelmedi ve o sırada Çilli gelmiş olunca "gel sen otur" dedim ve o da oturdu, az sonrada otobüs hareket etti.
Yol boyunca daldan dala konuştuk.
Kocası 4 ay önce kalp krizinden ölmüş.
bi kızı var, hukuk okuyor.
kocasının kaç yaşında olduğunu sorduğumda, yaşlılarda kalp krizinden ölüm çok yüksek gibi cümleler kurmak vardı aklımda ama o henüz kurmadığım cümleleri anlamış olacakki "bağımlılıkları vardı, en son kalp krizi geçirdi" deyiverdi.
-uyuşturucu mu
-hepsi
-nasıl
-alkol, uyuşturucu muyuşturucu hepsi vardı. çok uğraştım ettim ama bırakmadı. az klasın kızımızı da alıştıracaktı.
-çok geçmiş olsun
-çok çektim ya onda
-ölmeden önce ayrılmıştık, bizimkilere gitmiştim ama onlarda beni laf çıkacak diye istemedi. döndüm eve, kavga gürültü yaşadım gitti. içince kendinden geçiyordu. sanki kendisi değildi. içmeyince de kavga gürültü her şey oluyordu. o yüzden içiyordu
-çok geçmiş olsun. geçti gitti
-he ya, kızımla yaşıyoruz işte. hukuk okuyor, 1. sınıfta. Geçen yıl ara vermiş, bu sorunlardan dolayı. şimdi evi okula yakın taşıdım. gidip geliyor
-büyük mü. kaç yaşında
-23 yaşıında, savcı olacağım diyor
-oğlumda elektrikçi olacak
-oğlun mu var
-he ya. annesiyle yaşıyor.
-hıı siz niye ayrıldınız
-ya ben çocuk istiyordum, o istemiyordu. başka sorunlar falan derken, en son çocuk mevzusunda ayrıldık.
-geçmiş olsun
yol boyunca bi kaç konu hakkında ordan ona atlayarak konuştuk durduk.
sessiz, kendi halinde bi kadın.
sanki iş çıkış saatlerimizi denk getirsem, bi kaç gün yan yana oturarak muhabbet etsem, biraz ilgilensem, beni alır gibi. çünkü artık, bi kadına ihtiyacım olan yaştayım.
neden böyle düşündüğüm konusuna gelirsek;
kuzenlerimden biriyle geçen yıl sohbet ederken, çocuklarından bahsediyordu ve bende durup bi anda "anneleriyle nasıl tanıştın" dedim ve o da "ya aynı hastanede çalışıyorduk ama hiç selam sabahımız yoktu. öyle bikaç kez görmüştüm. o da beni görmüş ama o kadar. bi gün sabah işe otobüsle giderken bi kaç durak sonra o bindi, beni gördüğü içinde öyle bi selam verdi ve bende "ulan yapış buna" dedim içimden, sonra her gün ona denk getirip öyle öyle bırakmadım peşini, sonra da işte evlendik" diye anlatmıştı.
şimdi benim yaptığımda, bundan başkası değil. yapışayım bakalım ne olacak :)
13.01.2026
kadına ihtiyaç duymak
3.01.2026
siktir et gitsin
daha ilk kaynağındayken sevilmemişsen sıkı sıkı kucaklanıp şapur şupur hiç öpülmediysen kundağında öylece ağlak bırakıldıysan ve ağlamaktan yorgun düşerek uyuya kalan bir çocukluk geçirdiysen, siktir et gitsin her şeyi. yürümeye başladığında, kucak açıp "gel gel" diyen ayakta durduğun zaman "affffffffferin sana" diyenin olmadıysa siktir et. Şımartılmadıysan ve tamamen amaçsızca hiç okşanmadıysa başın, Düştüğünde uff olan yerlerin öpülmediyse boş ver şimdi hepsini, siktir et gitsin. Saçlarını karıştırıp bitlerini ayıklayan annen ve yanağını tokatlayan baban değildiyse siktir et gitsin. zaten çok geride kaldı hepsi. yani daha ilk kaynağındayken sevilmemişsen, çocukluğun dahil hep zorla öptürmüşsen yanaklarını şimdi baktığın heryerde kalp görmen normal. Normal bu, senin normalin bu. Siktir et o kalpleri görmeyenleri. Senin görmen normal. Normal olan sensin. ağustos2023
2.01.2026
ünlü şairle şiir işçiliği üzerine hasssssssbihal veya hassssssssiktir
16 şubat 2016 'da Oğulcan'a sarıp mail atıyormuşum. bu aralar geçmişimi temizlercesine mail kutularıma dadandığım için, çok şey görüp sildim ama bunu da silmeden buraya atmaya karar verdim.
*************ilk mail: şimdi yazdım. sen şöyle acımasızca eleştirsene. nasıl daha iyi olabilir, yanlış olan ne var, nereye doğru akmalı, ne ekleyip çıkarmalı;
uzun zaman olmuş; umutsuz, öylesine soğuk ve ıssız kalmışsın, çok belli.
yüzün eskisi gibi gülmüyor galiba.
gamzelerin de, yorgunluktan uyuya kalmış gibi.
Ahhh sen severken sevmediler ya seni,
onların kaybı boşver hepsini, artık takılma geçmişteki acemi şıp sevdi aşklarına.
terkeder gibi götürüp attın kucaklarına tüm duygularını
sahip çıkmadılar, sevgisizdiler çünkü, seni nasıl seveceklerini bilemediler. benim gibi.
ellerin nasıl da sarılmayı özlemişler, çok belli.
soluklanman bile hüzün kokuyor.
bir sonbahar olsan, 1945'in sonbaharı olurdun, belki de 67'nin, kim bilir.
öylesine gergin, kararsız ve öylesine derin, karanlık bir sonbahar.
kazağın kokunla canlanmış, benim hakkım olan kokunla.
avuçlarını bir bardak sıcak çay ısıtıyor, ne kadarda sevgisiz kalmışlar. çok belli.
sahi en son ne zaman sevildin. en son ne zaman yanaklarını öptüler.
hadi tek tek anlat bana..
***************22 şubat 2016'da şöyle yanıtlamış:
''Ahhh sen severken sevmediler ya seni, onların kaybı boşver hepsini, artık takılma geçmişteki acemi şıp sevdi aşklarına.''
''ellerin nasıl da sarılmayı özlemişler, çok belli.'' abi bu ikisi baya fecii olmuş özür dilerim. onun dışında; ''bir sonbahar olsan, 1945'in sonbaharı olurdun, belki de 67'nin, kim bilir. öylesine gergin, kararsız ve öylesine derin, karanlık bir sonbahar.'' şiirde tekrarlara elbette başvur ama sonbahar bunun için uygun bir kelime değil galiba. hem sadece iki dize içinde kullanmışsın bu kadar çok sonbaharı, biraz rahatsız ediyor. bak şimdi ben de çok kullandım. neyse.
''sahi en son ne zaman sevildin. en son ne zaman yanaklarını öptüler. hadi tek tek anlat bana..'' çok fazla düz yazı yazmaya alıştığın için heralde abi, hiç devirmemişsin cümleleri. biraz devrik olursa daha şiire benzer bence. bu kelimeler bende olsa böyle yazardım ben;
''sahi ne zaman sevildin en son, en son ne zaman öptüler yanaklarını hadi anlat bana tek tek anlat bana. ''
''soluklanman bile hüzün kokuyor'' yazmışsın. bunun yerine ; ''soluğun bile hüzün kokuyor'' yahut, ''hüzün kokuyor soluğun''
yani abi aslında demek istediğim yazdıktan sonra biraz şiir işçiliği yapman gerek. biraz devir yazdıklarını, yazarken devirmek zorunda değilsin. yazdıktan sonra devir. hatta üç gün bekle demlensin şiir. üç gün sonra bakınca bir başka göreceksin şiiri. burasını niye böyle yazmışım ki amk diyebilirsin kendine.
ayrıca şiiri tepetaklak bile edebilirsin bu şiir öyle bir şiir. ilk cümle en sona gelebilir, en sondaki en başa. ama tabii ki yedirerek yapmalısın bunu. sen yedirmeyi iyi bilirsin :))))) :P ehe.
haaa bir de şu be abi. birazcık imge n'olur. imgesiz olmaaz. sen yapabilirsin. bu şiirde var denemelerin. ama tam imge olmamış. imge için bknz:
''kuşlar demiştik kuşlar kal öyle, rüzgarlı, ahşap bir kapıyım, açılıyorum sana.'' (gonca özmen)
**
tabii bu gonca özmen böyle yaz demiyorum. ama imge önemli. imge lazım. imge sonsuzdur çünkü. imge bitmez. imge bitemeyeceği için herkes yazabilir. hele senin zaten yazman lazım. eğer bu şiirin üzerinde biraz oynamak istersen tekrar gönderebilirsin. istediğin zaman. öpüyorum şimdilik.
********************bende şöyle yanıt vermişim: lan vallahi haklısın. dur ben biraz oynıyım üzerinde onların. böyle önerilerin çok güzel oluyor, çok yararını görüyorum. yazarken senin önerilerinden yla çıkarak deneme yapmıştım :) bakalım biraz dha oynıyım. öyle tekrar atarım sana. (feci olmuş derken iyi mi kötü :D ne dedin sen? :D )
******************aynı gün şöyle cevap vermiş:
O en başta yaptığım alıntı. Fecii dediğim evet. Tdk başkanı öldü şuan.
Taam taam şaka. Ama gerçekten olmamış orası. :(
******şöyle yanıtlamışım:
ksjhefksdhfksdhsjkdfhksjdjk el fatiha :DDDD


