Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

7 Ağustos 2017

tikiler, mikiler

20'li yaşlarımı geçeli 2 yıl oldu. Yani orta yaş'ımın, tam ortasındayım.
Eğer kazayla veya başka bi şekilde aids kapıp işkence çekerek ölmezsem, sağlıklı yaşayabileceğim 20-30 yılım kaldı.
geriye kalan gün dolu yıllarımın çabuk geçtiğini fark ettiğim şu yaşlarda ne yapacağım hakkında en ufak bi fikrim de yok.
ailem var ama yok sayıyoruz birbirimizi, arkadaşlıklarım (3-5'i hariç) çok sağlam olmadı, laylay lom kafalı bi kaç züppe, sik veya göte tapan bi sürü ibne, hayatımdan hiç eksik olmayan ve sürekli bi yerlerde karşılaştığımız amsalak tayfa, bi kaç yıl sonraki çocuğunun babasını arayan külotsuzlar, ergenlikten kurtulamamış güzel kadınlar, her erkeğin potansiyel bir tecavüzcü olduğunu düşünmekten kendini alamayan travmatik bir geçmişe sahip janjanlı tipler, kaba davranışlarını 3 yaşında şımarık çocuk taklidi yaparak saklamaya çalışan palyaço suratlı tikiler falan filan.
Hepsi gelip geçti, hâlâ da gelip geçmeye devam ediyorlar.

Hiç yorum yok: