Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

25 Nisan 2017

Felsefe ve Sadistik Kişilik Bozukluğu

Bu sohbeti aylar önce bir chat sitesinde, üniversitelerden birinden Felsefe dersi verdiğini ve erkek cinsiyetinde olduğunu söyleyen biriyle yapmıştık. Konuşmanın başını almayı unuttuğum için silinmişti. Ama bitmeye yakın bölümleri alabilmiştim.

Konuşmanın başında "birilerini neden dövdüğü, neden dövmek istediği, dövdüğünde ne hissettiğini ve ne hissettirdiği" gibi şeyler konuşmuştuk. Tabii spontan gelişen konuşmamızdan dolayı, konuşmanın kopyasını almak aklımda değildi ve çok sonra aklıma geldiğinde almıştım.
Konuşmayı şimdi tekrar görünce alıp buraya koymak aklıma geldi ama konuşmanın öncesi aklıma gelmedi. Konuşma şöyle devam etmişti;

......
Hayat Erkeği: neden döverek, tecavüz ediyorsun?
Felsefeci: tatmin garantisi veriyorum diye. yatağa girdikten sonra o karşı çıksa bile devam ediyorum. her şey bittiğinde sonuç ise tatmin oluyor elbette. 
Hayat Erkeği: dövdüğün kişinin canı yanmıyor mu?
Felsefeci: yanıyor. ama ona zarar vermek için dövmüyorum. daha çok onu sevdiğim için. hatta korumak için bile diyebilirim.
Hayat Erkeği: bir şey sorucam; baban seni hiç dövdü mü?
Felsefeci:  evet
Hayat Erkeği: o da seni tokatlarken, seni koruma garantisi veriyordu. bunu sen de o da biliyordu. ve tahminim o ki; sanırım seni dövdüğü zaman ona karşı çıkmıyordun, hatta farkında olarak onun tokatlarına ses çıkarmıyordun, değil mi?
Felsefeci: ben bir felsefeciyim. biraz psikoloji biraz etoloji bilgim var. biyoloji ile ilgileniyorum. durumun farkındayım yani. bu davranışlarım üzerine düşündüm. elbette yanılıyor olabilirim. fakat galiba o da düşük bir ihtimal
Hayat Erkeği: biliyor musun? küçük bir çekirdek, zamanla kocaman bir çınara dönüşüyor. kocaman çınarın, küçücük bir çekirdekten oluştuğunun bilgisi herkeste var, ama görünürde çekirdek artık yok olduğu için, çınarı var eden çekirdek de yok sayılıp, bugünkü çınarın varlığına yalnız odaklanılıyor
Felsefeci: kelebek etkisine kıymet verip önemsenmeyecek kadar küçük meselelerin yaşamımı yönlendirmesine izin mi vermeliyim?
Hayat Erkeği: daha çok şöyle düşünüyorum; çekirdekten uzaklaşmışsın ve kendini bir çınar olarak görüyorsun. çınar oldun evet ama çekirdeği unutuyorsun. hatta çekirdeği artık tamamen yok sayıyorsun.
Felsefeci: yok saysaydım üremezdim. ayrıca bu iddialı argümanları desteklemek için felsefi ve/veya bilimsel dayanakları sunmalısın
Hayat Erkeği: peki başka bir şey sorayım; eşini dövdün mü hiç
Felsefeci: dövmedim
Hayat Erkeği: (bu arada; yukardaki çekirdek kısmı: babandan yediğin dayaktı. o çekirdek büyüdü ve bugün tecavüz çınarına dönüştü.)
Felsefeci: kanıt? ama yine de yanlışlanabilir değil
Hayat Erkeği: eşimi dövmedim dedin. annenle olan ilişkin ve hatta annenin seni hiç dövmemesinden  de yola çıkarak şunu söylemeliyim ki; eşini, kadın olduğu için mi dövmedin. aslında bi anlamda eşini annen olarak görüyorsun.
Felsefeci:  bilimsel değil. felsefi olması için mantığın temel ilkeleri ile uyumlu olması gerekir. o da başarısız.
eşimi ise bilmiyorum niçin dövdüğümü veya dövmediğimi
Hayat Erkeği: peki eşini hiç dövmek istedin mi?
Felsefeci:  istemedim. eşimi dövmememin sebebi nedir: bilmiyorum
Hayat Erkeği: çünkü o bir kadın
Felsefeci:  eşimin dışındaki kadınları dövmemin sebebi nedir: bilmiyorum
Hayat Erkeği: annen seni hiç dövmemişti
Felsefeci: sen biliyorsan kanıtlamalısın
Hayat Erkeği: baban seni dövmüştü ve sen bugün erkekleri döverek sikiyorsun
Felfeseci: yine yanlışlanabilir değil. yalnızca erkekleri değil kızları ve kadınları, oğlanları ve erkekleri. hepsini dövüyorum. hiçbirinde hasar kalmıyor. fiziki hasarlarda söz ediyorum
Hayat Erkeği: baban seni dövdüğünde hasar kalıyor muydu
Felsefeci:  psikolojik hasarlarla sen ilgileniyorsun galiba. bak bir olgunun müsebbibi o olgudan önce olmuş tüm olguların toplamıdır. bazıları daha çok etkindir, bazıları daha az etkindir
Hayat Erkeği: baban hasar bırakmıyordu. çünkü döverken sadece seni uslu bir çocuğa döndürmek ve geleceğini korumak istiyordu. baban aslında seni akıllandırıyordu değil mi?
Felsefeci:  fakat indirgemeci tutum sağlıksız sonuçlara ulaşmanı sağlar
Hayat Erkeği: ilk dayağını kime attın
Felsefeci:  babam bana ne ettiyse ben diğer insanlara onu etmiyorum. öyle olsaydı bile doğrudan bir sebep-sonuç ilişkisini tesis etmek sıhhatli olmazdı
Hayat Erkeği: biliyorum, etmediğini. ama baban bir çekirdek ekti. ve sen onu büyüttün çınar yaptın.
Felsefeci:  katılmıyorum
Hayat Erkeği: babanın çekirdeği; seni 14 yaşına kadar tokatlamasıydı.
Felsefeci:  ilk dayağımı babam beni dövmeden önce bir arkadaşıma atmıştım
Hayat Erkeği: senin çınarın ise; artık tecavüz ederken sikmendir
Felsefeci:  hehe. öyle olsun. hatta öyle olduğunu varsayabilirim "hatırın" için. hiçbir sakıncası yok
Hayat Erkeği: insan nedir?
Felsefeci:  bir genusun adıdır biyolojik taksonoomide. homo
Hayat Erkeği: bu tür tanımlamalardan uzak olarak; insan nedir?
Felsefeci:  bilmiyorum sen yaz
Hayat Erkeği: hadi ama
Felsefeci:  ben için homodur
Hayat Erkeği: o zaman şöyle sorayım: insan deyince ilk aklına ne geliyor
Felsefeci: ya hu seni tatmin etmek için uydurayım mı? 
Hayat Erkeği: hayır uydurma, ama ilk çağrışımı merak ettim
Felsefeci: homo geliyor. kendim geliyorum
Hayat Erkeği: ilk iki bunlar
Felsefeci:  homo ve ben
Hayat Erkeği: tamam, insan denince akla ilk sen geliyorsun. peki ikinci kim geliyor veya ne geliyor aklına. kelime olarak. kendin üzerine düşünür müsün? neydin, ne oldun, ne olmak istiyorsun, ne olacaksın....
Felsefeci:  eşim geliyor
Hayat Erkeği: eşinle nasıl tanıştınız
Felsefeci:  bir arkadaşımın evinde
Hayat Erkeği: nasıl oldu, ilk bakışma, ilk tanışma, merhabalaşma
Felsefeci: bunlar beni tatmin etmiyor  :) üzgünüm
Hayat Erkeği: anneni çok seviyorsun. babandan nefret ediyorsun
Felsefeci:  he bravo, doğru
Hayat Erkeği: babana olan nefretini erkekleri tokatlayıp sikerek rahatlıyorsun. bir şey sorucam: baban yaşıyor mu
Felsefeci:  sen varsayarak devam ettir. belki yaşıyor belki yaşamıyor
Hayat Erkeği: büyük ihtimal yaşıyor. onunla hiç konuştun mu? sana olan davranışları, seni aşağılamaları üzerine, sana haksızlık ettiğini söyledin mi ona
Felsefeci:  devam et lütfen
Hayat Erkeği: yoksa aslında büyüdün ve unutmuş gibi yapıp, sağda solda karşılaştığın sevgiye aç erkekleri sikerek babana olan nefretini kusmaya devam mı ediyorsun
Felsefeci:  : )
Hayat Erkeği: gerçekten baban yaşıyor mu?
Felsefeci:  yaşıyor
Hayat Erkeği: neden ölmeden önce onunla konuşmuyorsun
Felsefeci:  konuşmadığımızı yazdım mı? berbatsın. çok başarısızsın
Hayat Erkeği:  çok fazla belkilerde kalıyorsun. belkilerle kendini oyalama
Felsefeci: okay
Hayat Erkeği: babana ne demek isterdin şu an
Felsefeci:  "çak bi beşlik babalık" veya "aaah! vurma lütfen baba"
Hayat Erkeği:  :) onu tokatlamak ister miydin?
Felsefeci:  hem de nasıl
Hayat Erkeği: çak bi beşlik(yanaklara)
Felsefeci:  aynen
Hayat Erkeği: hadi ama
Felsefeci: o çakmış olmaz gerçi o durumda. değiştirelim: "çakayım mı bi beşlik babalık"
Hayat Erkeği: eşin çok dominant mı? seni aşağıladığı oluyor mu?
Felsefeci:  bye
Hayat Erkeği: emin misin
Felsefeci:  sen kendini cezalandırmayı istemediğine emin misin
Hayat Erkeği: beni cezalandırmak ister misin
Felsefeci:  elbette isterim
Hayat Erkeği: ne zaman olabilir
Felsefeci:   yarın öğleden sonra?
Hayat Erkeği: 17:00'den sonra 
Felsefeci: 7den sonra olabilir
Hayat Erkeği: tamam. numaranı ver
Felsefeci: şu anda sana numaramı vermemi sağlayacak kadar çekici değilsin ben için
Hayat Erkeği: :)) nasıl buluşacağız ki
Felsefeci: buluşacağımıza karar verirsem yazacağım numaramı. ama öncesinde beni ikna etmelisin
Hayat Erkeği: off iğrençsin, sanal seks bağımlılığın da mı var? :))
Felsefeci:  sanal seksi talep ettiğimizi de yazmadım
Hayat Erkeği: ne demek istedin?
Felsefeci:  beni nasıl tahrik edebileceğini yazarsam pek keyifli olmaz
Hayat Erkeği: seni gidi sanal seks bağımlısı seni. çocukluğunda çok mu eziklediler seni, hep mi aşağılandın? hiç gerçekten seni seven olmadı mı? hiç mi sevilmedin? hiç mi karşılıksızca öpülmedin hiç mi başını okşamadılar? babanın elinden hiç mi tutmaya cesaret edemedin?
Felsefeci: ?
Hayat Erkeği:  baban ölmeden onunla konuş, nefretini düzgün kelimelerle, onu kırmadan tüm gerçekliğiyle anlat. sana hissettirdiği şeyler yüzünden psikolojinin almış olduğu şekli öğrensin. ikinizde vicdanen rahatlayın. böylece o ölürken, sen de Adem'e dönüşeceksin. iyi bak kendine. maymun.
Felsefeci: bu, işe yaramadı. hatta şansını çok azalttın
Hayat Erkeği: önemli değil. seni tavlamaya çalışmıyorum ve maymun olman umrumda değil. insanları seviyorum ve insan bulmaya çalışıyorum. bu arada konuşmamızı blogda yayınlıycam, okumak ister misin?
Felsefeci:  okumam bana hangi faydaları sağlayabilir
Hayat Erkeği:  kendin üzerine düşünmeni ve insan'ın ne demek olduğunu öğreneceğini umuyorum
Felsefeci: hehe
Hayat Erkeği: konuşmanın baş tarafı yok. yarım kalıyor  :(( yine de bakmak istersen: hayaterkegi.blogspot  adresine bak. orda bi kaç yıldır, deneme tarzı bi şeyler yazıyorum.
Felsefeci: niçin
Hayat Erkeği: niçin mi? maymun'dan adem'e dönmen için.
Felsefeci:  sana yeterince saygı duymadım
Hayat Erkeği: ben kendime saygı duyuyorum. senin bana saygı duyup duymaman umrumda değil. yine de dikkat et kendine. babanla da en kısa sürede konuş.

9 yorum:

Adsız dedi ki...

Sen ezberlerden uzak felsefe yapmışsın.

Asıl felsefe budur.

Hayat_Erkeği dedi ki...

@adsız kimsin?

Bahtiyar dedi ki...

Maymun daha iyu kalir bunun yaninda yahu :)

Adsız dedi ki...

adama kızgınlığın seni saçmalamış ve adamı hiç anlamamışsın. adam baende saygı uyandırdı fikirleriyle değil konuşma biçimiyle. sen . adama yaptığın psikojik bir çözümleme değil peşin hükümlerdi. insan zekası o kadar basit değil ve her şeyin nedeni çoğu zaman tek bir şeyle açıklanmaz.

Hayat_Erkeği dedi ki...

ne dediğini anlamadım. biraz daha düzgün cümle kurmaya dikkat ederek, tekrar yazar mısın?

(anladığım kadarıyla ise; evet tabiki ben peşin hükümlerle konuştum. ama doğrusu şu ki; haklı yanım da yok değil gibi. )

Adsız dedi ki...

adamı çözümlediğini sanarak etkilemeye çalıştın . kabul et adam senden zeki. bunu başaramayınca bu sefer yersizce saldırganlaştın. şunu bilmelisin ki bdsm de karşılıklı rıza var. tecacüz ile tecavüz fantezisi aynı şeyler değil. bunu yanlış bulubailirsin. bunun yanlış olduğuna dair argümalarla da bulunabilirsin.bu normal. ama senin argümanların daha çok duygusal. bu etkileyici argümanlarla eşcinselliği nasıl yenmedin hayret ediyorum. sana yardımcı olayım
-baban seninle ilgilenmediği için sevgi ihtiyacını erkeklerden karşıladın
-çirkin olduğun için kızların ilgi gösterememsi tohum, çınar ise ibne olman
-babanın yanına gidip bir sarıl. erkeklere ilgin sönecek
-bir kızla evlendiğin zaman maymundan ademe döneceksin vs vs vs

senin uslubunla bu uslup arasında hiçbir fark yok

Hayat_Erkeği dedi ki...

evet adamı çözümlediğimi sandım. ama doğrusu şu ki eksik olsa da çözümledim. sonuçta bu konuda profesyonel bir doktor vs değilim. sadece, daha önce kendi derdime derman ararken yaptığım okumalardan öğrendiğim kadarıyla, onun anlatım ve ifadelerinden dolayı bende bu sonuçlara vararak (eksik de olsa) ona yazdım.

adamın benden zeki olması veya olmaması sorun değil. yersizce saldırganlaşmak mı değil mi onu da bilemem. yalnız şu varki; yazışmanın en başındaki muhabbetimiz böyle değildi. hatta aklımda kaldığı kadarıyla "görüştüğümüzde vazgeçseler dahi, zorlada olsa dövüp sikiyorum" gibi cümleler kurmuştu. ama tabii o uzun yazışmada sohbetin başını almak aklımda olmadığı için önemli kısımlar silinmişti. sonradan elimde kalan parça ise bu okuduğun benim saldırganlaşma kısmım oldu.

"onun zorla sikiyorum" cümlesinden sonra, bunun tecavüz olduğunu vs konuşmuştuk. o ise; zaten tecavüzü sevdiğini söylemişti. yani konumuz; bdsm değildi. bdsm'ye razı olan kişinin, buluşma sırasında bdsm ilişkisinden vaz geçse bile, buluştuğu kişinin vazgeçişi kabul etmemesiydi. dolayısıyla bu tecavüz oluyor.

rıza ile yapılan hiçbir şeyi yanlış bulmuyorum. sonuçta bu o kişinin hayatı ve tüm sorumluluk sadece onundur. ama inşa edilen rızayla yapılanı yanlış buluyorum. bu ikisinin ayrımını, eminim sen benden daha iyi biliyorsundur.

adamla yazışmamızdaki duygusal argümanlarımın, etkileyi olduğunu bilmiyordum. ama eşcinselliği yenmek gibi bir çabam yok. doğrusunu kendimi daha eşcinsel olarak da tanımlamıyorum. çünkü sevdiğim şey "hoşlandığım insanlarla sevişmek" desek daha doğru. bunu tanımlamak için biseksüel kelimesini de doğru bulmuyorum.
tekrarlamak gerekirse, dediğim gibi; sevdiğim şey, hoşlandığım kişilerle sevişmek.

argümanlarına gelince;
-baban seninle ilgilenmediği için sevgi ihtiyacını erkeklerden karşıladın;
evet doğru olabilir. ama cümlen şöyle olsa daha iyi durur gibi (-baban seninle ilgilenmediği için, babanın sana göstermediği sevgi ihtiyacını büyüdükçe diğer erkeklerden karşıladın) cümlen böyle olunca, argümanın daha güçlü duruyor.

-çirkin olduğun için kızların ilgi gösterememsi tohum, çınar ise ibne olman
bu yanlış, çünkü sadece kızların değil, birilerinin ilgi göstermesini çok istediğimi anımsamıyorum. ama şu da var ki; bir kaç yıl öncesine kadar kendimi çok çok çirkin buluyordum. özgüvensiz ve hatta bir hiç gibiydim. sonra aşmak için çabaladım ve sanırım biraz aştım da. şimdi eskiye nazaran kendimi daha yakışıklı ve daha değerli buluyorum. ama hâlâ kızların veya birilerinin ilgisini ise çok umursamıyorum.

-babanın yanına gidip bir sarıl. erkeklere ilgin sönecek
babam 2005'de öldü. ama yaşasa bile söneceğini sanmıyorum :) çünkü bazı sikler çok güzel :D

-bir kızla evlendiğin zaman maymundan ademe döneceksin vs vs vs
bu konuda bi kaç yıl sonra (hâlâ blog yazıyorsam) söyleyeceklerim olacak.

uslubunu yanlış bulmuyorum, sakin ol :)

Adsız dedi ki...

adamla konuşmalarını sen biliyorsun. ben gördüğüm kadarıyla konuştum. argüman(?)lara cevap vermene gerek yoktu. uslubumu yanlış bulmalıydın yani argümanlarımı, cevap vermek yerine. çünkü bu tür konuşmalar bir yere götürmez. cevaplarına karşı çünkü daha fazla antitez oluşturabilirim bunlar sadece kendi yaptığını farketmen için sıralanmış-öyle olduğunu zaten düşünmediğim- önyargılardı. pek başaramamış olsam... ama yine de dikkate alıp cevapladığın için sağol. yazma şeklimden nasıl anlaşılabiliyor bilmiyorum ama sakinim:)

Hayat_Erkeği dedi ki...

üslubunu yanlış bulmuyorum. aksine kendince doğru ama biraz kızgın bir şekilde yazmışsın. seni dikkate alıp, kendi yanlışımı görmeye çalıştım. bu tür konuşmalar bir yere götürmez değil. götürür. insan kendindeki eksikliği ve kendinin yanlış veya doğru taraflarını daha çok fark etmeye başlar. tabii eğer kendi üzerine düşünebiliyorsa. tartışmalara bu çerçeveden bakarsan, yararlı tarafını görebilirsin.

bu arada tartışmaların yararlı taraflarını görebilmek için sanırım ahlaki tarafımızın gelişmiş olması lazım. eğer gelişmemişse, bu tür konuşmalar bir yere götürmez.

cevaplarıma karşı daha fazla anti tez oluşturabilirsin. bence yapmalısın da. sonuçta bu arada yanlış olan ben isem, yanlışımı bölük pörçük görmek yerine, yanlışımı net olarak görmeyi tercih ederim.

son olarak; yazma şeklinde "ukala birine sinirlenmiş gibi"ydin :)
ve hatta yorumunu okuduğumda, senin içinden kendi kendine "bu ne saçmalıyor amk" der gibi bir sesle konuştuğunu düşündüm :)))