Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

7 Temmuz 2014

büyüdüm ve daha gerçekçi yaşamaya başladım.

büyüdüm ve daha gerçekçi yaşamaya başladım
hani dönüp mal mal baksan ve "yarrağım neyi daha gerçekçi yaşıyorsun?" dersen;
işte görüyorsun artık tek bir gülüşe kanmıyorum mesela.
mesela sevişlerimin de hep o anlık olduğunu iyice belledim
biliyorum artık birini elde edince ve ona dokununca bitiyor aşk.
hani "neden beni aramıyor, niye hiç sormuyor" diye peşlerinden ağıt yaktıklarım var ya; onları da artık daha iyi anlıyorum.
zaten insanın yatağa girdikten sonra büyüsü kalmıyor.

ahh ki ne ah.
büyüdüm ve daha gerçeçi yaşamaya başladımda bi sikim mi oldu dersin?
yok inan. hiçbir sik anlamadım bu hayattan.
ne diye geldik, ne diye sürünüyoruz öğrenemedim gitti gitti.

ama şu da bir gerçek ki ve hatta en büyük gerçek ki;
gerçekçi yaşamaya başladıktan sonra canımın yanması durdu.
artık elimde tuttuğum güllerin bile dikenlerinin battığını iyi görüyorum.
oysa eskiden güller güzeldi ve güzeldiler diye can yakmazlar sanıyorum.
şimdi ise can yaktıklarını anladım ve artık canım da yanmıyor.

Hiç yorum yok: