Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

24 Temmuz 2013

bu sefer de olmadı. bakalım ne zaman olacak..

Nazar denilen şeye inanıyorum. Ama nazar denilen şeyin benim gibi sıradan birine değmesini anlamlandıramıyorum. Yani sonuçta o kadar da ahım şahım bir şey değilim. Neden bana değiyor ki?

Konuya dönecek olursak; Bu seferki nazar konumuz şöyle:
Geçen tanıştığım çocukla ayrıldık. Bu kadar.

Canım giriş gelişme ve sonuç kısımlarını yazmak istemiyor. Çünkü bu sefer olayın kahramanı 20 yaşında bir uyuşturucu bağımlısı olunca, hakkında yazacak pek bir sik olmuyor. Üstelik kurtulmayı da çok istiyor ve bu yüzden dengesizlikleri had safhada. Kurtulmak için daha hafif uyuşturucu maddelerine başvuruyor. Güya bedeni onlar sayesinde bir müddet daha sakinleşiyor, ama sonrası bildiğin bok oluyor. Tıpkı bizim tanışmamızın ve 2 gün boyunca canım cicim diyerek yiyişip sonrasında kavga ederek onun siktir olması gibi.

Oysa bu sefer tüm kalbimle istedim olmasını. Yani gerçekten istedim olmasını ama olmadı. Zaten benim tek başıma bir şey istemem neyi değiştirir ki? Hiç bi siki. İşte sanırım bu yüzden olmadı.

Aslında olmaması iyi oldu. Hem yaşı da küçüktü. Gerçi yaşını 2inci gece öğrenmiştim ama ne farkederdi ki? kendimden bu kadar küçük biriyle ilk defa deniyordum ve aslında öğrenmişliklerime göre denememeliydim. Çünkü ben yeterince dengesizken, birde hepten çoluk çocukla denemeye kalkışıp hayatımı bok etmemeliydim.

Aslında yaşını keşke ilk gece sorsaydım. Yani en azından yaşı küçük olduğu için ya görüşmezdim ya da iş bu kadar ileriye gitmezdi. Ama işte oldu bi kere.
Ulan işin tuhaf yanı da ne biliyor musun? Bu yeni yetme gençliğin yaşı da hiç belli olmuyor. Amına koyim ben onların yanında kardeşleri gibi duruyorum, onlarda benim yanımda amcam gibi duruyorlar.
Bunu çocuk da farketmişti ve bu yüzden olsa gerek, beni öperken hep "sanki yaşıtmışız gibi hissediyorum" deyip duruyordu. Ben de "evet ya, sende hiç küçük görünmüyorsun, sanki yaşıtmışız gibi duruyorsun. Siz yeni nesil ne yiyorsunuzda böyle serpiliyorsunuz anlamıyorum" demiştim ve o gülmüştü.
Ama doğru ya doğru. Ben onun yanında 93'lü gibi dururken, o benim yanımda 83'lü gibi duruyordu. Ne bu amk.

Neyse işte bu sefer de olmadı ve geçip gitti bile..
Belki bir gün bi yerde karşılaşırız ve sanki hiç tanışmamış gibi oyunlar oynarız birbirimize..

5 yorum:

PoLLy dedi ki...

hangi rüzgar uçurur saçlarımızı?
hangi gün doğumu, romantik hisler bırakır kalbimize?
gerçek: artık hiç biri..
hayal: evet bu sefer olacak..
NOKTA!

Adsız dedi ki...

Blogunu bastan sonra hic bitmesini istemeyerek okudum. ay valla ne guzel adamsin ya.. sen de bu tabiri kullandigin icin gonul rahatligiyla soyluyorum ki ibnelerin yuz akisin seviyorum seni :))

Hayat_Erkegi dedi ki...

:)

Bi adam dedi ki...

Uzun zamandır okumuyordum seni. Fakat bilmeni istediğim bişey var. Yazı üslubun eskisine göre çook daha akıcı. Bazen göze batan aşırı derecedeki küfürlerin de yok olmuş. TAbii ki istediğini yazmakta özgürsün de bilmiş olmanı istedim :)


Konuya gelince, bi'önceki yazını okuduğumda umarım bu sefer olur dedim. Ama "bu kadar da çabuk olmaz ki" dedim. Benden sana bi'adam tavsiyesi, ilk gece sevgili olunan ilişkiden hayır gelmez. O süre ne kadar uzarsa, o kadar sağlam bir ilişkin olacaktır. İçindeki çocuğu, değişen üslubun sayesinde görebildim. Ya da en azından gördüğümü sanıyorum. Hak edeceğin o kadar güzel insanlar var ki, umudunu kaybetme.
Takipteyim!

Hayat_Erkegi dedi ki...

@biadam sağol. güzel dileklerin için sağ ol.