Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

22 Haziran 2011

Saxo kaçınılmazsa, zevk almaya bak.

Bir erkeğin, başka bir erkeğe aşık olması "tamamen" normalmiş gibi, bide bi eşcinsel erkeğin dünyasında yeterince bokluk yokmuş gibi, salak salak gidip bir heterosexüel erkeğe aşık olma konusu varki, sormayın gitsin. Çünkü ne kadar siktiriboktan bir durum olduğunu kendimden biliyorum. Hatta "bi eşcinsel, eğer bir heterosexüele aşık olacaksa, gitsin kafasına sıksın daha iyi" diyecek kadar da abartabilirim bunu.

Çünkü heterosexüel erkeğe aşık olmak 2 anlamda kötü.
1incisine açıldığın an direkt ana-bacı, baba-kardaş dümdüz sövüp sayabiliyor. Hatta kendisine sahip olamayacak homofobik bir dangalaksa, kendini haklı görerek karşısındaki kişiye tekme tokat allah ne verdiyse girişebiliyor.
2incisi ise gözünün içine bakıp gülüyor ve dadadadam bu demek oluyorki boku yedin. Daha açık izahıyla "sen artık onun metresi" oluyorsun.

Ben, o ana bacı, baba kardaşa sövme olayını yaşamadım. Çünkü genelde senden hoşlanıyorum dediğim adamlara öncesinde çok kafa tuttuğum olur ve o yüzden, genelde en fazla "siktir len" tarzında konuşma geçer aramızda ve ben siktir olup giderim. Bununla beraber en fazla bir iki hafta boyunca aşkıma karşılık almadığım için üzülürüm sonrada unuturum. Çünkü unutmak zorundayımdır.

Diğer anlamda şu 2incisini, yani metres olma konusunu çok pis bi şekilde yaşadım ne yazıkki.
Ne yazıkki diyorum, çünkü onlardan istediğim şey yarak olmamasına rağmen, her "seni seviyorum" deyişimde bana fermuarını açıp yaraktan başka bir şey vermediler. Gerçi böyle küfrediyorum ama yani şimdi bile karşıma çıkıp fermuarını açsalar ikiletmeden yine saxo çekeceğim bir çok kişi girdi hayatıma. Çünkü aradan yıllar geçmiş olsa bile hala gerizekalılar gibi hoşlanıyorsundur, belkide hala aşıksındır ve bu yüzden "hayır sana saxo çekmiycem" diyemiyorsun.
Diyememenin nedenleri arasında senin götünün kalkmış olması konusu ayrı, bide işte ne bileyim abi "yok" diyemiyorsun. Gözleri, elleri, o hantal hareketleri bile ayrı bi tatlılıkta geliyor sana. Hatta seni yanından kovsa, onu bile sana ilgi göstermesi gibi algılıyorsun. Hatta sana küfür edişlerini bile kendine özel sanıyorsun. İşte bu aptal şapşal nedenlerden dolayı yok diyemiyorsun, siktir olup başka bi yere gidemiyorsun. Hayatının ammına koyup, seni bağırta bağırta sikeceğini bile bile gidip yine ona kuyruk sallıyorsun ve hatta kuyruk sallamıyorsun, resmen gidip ona saxo çekmek için yalvarıyorsun. Ama işte o her defasında sana daha acımasızca davranıyor. Seni bi köpekmişsin gibi görerek, sikini kemik gibi tutup ağzına veriyor. Eee tabi ses çıkaramıyorsun. O sikini kemikmişsecesine senin ağzına verirken, sen de kölesiymişcesine sessizce yalamaya devam ediyorsun. Bunun mantıklı tek bir denedi var, aşık olmuşsundur ve beynine oksijen gitmiyordur.

Zaten böyle bi ilişkide bi kaç seferden sonra artık hiç konuşmuyorsunuz. Çünkü sen ona aşıksın ve sözlerin hiç bi anlamı yok. Onun da cinselliğe ihtiyacı var ve sen onun karşısında hazırolda bekliyorsun. Neden konuşacaksınız ki? Zaten böyle bir ilişkide sözler anlamsız ve sadece vakit kaybı oluyolar. Sen sırf ona dokunmak için, ona biraz daha yakın olabilmek için, tenin sıcaklığını hissetmek için, ellerinin içini öpüp avuç içlerine yanaklarını değdirmek için yanıp tutuşurken, o senin yanağını avuçlayop baş parmağını ağzına sokup "bende tam sana göre bir şey var" diyor.

Eğer cesaretin varsa "yapma" dercesine, durup bakıyorsun gözlerinin taa en içine. Ama çoğu zaman hiç bir şey diyemiyorsun. Zaten sana dokunduğu için sikleriniz çoktan kalkmış oluyor. Sikleriniz kalkıp, götün pıt pıt atarken sessiz olmayı doğru seçim olarak görüyorsun. Hem olumsuz bir şey söylesen "yanından kovcak ve belki bir daha yüzüme bile bakmayacak" diye düşünüyorsun. Bu düşünceler seni ona mahkum ediyor. Hatta sen kendi rızanla ona mahkum oluyorsun. Zaten hayır desen bi kaç gün sonra onu özlediğinden dolayı koştura koştura her yerde onu aramaya başlıyorsun "yeterki burda olsun, ne istiyorsa yapıyım" diyorsun. İşte bu yüzden de olumsuz bi karşılık vermek istesen bile veremiyorsun. Böyle bir ilişkide susmak yanlış olsa bile, yinede en doğrusu susup yalamaya devam etmek oluyor.

3 yorum:

Aslısın dedi ki...

Cehaletimi bağışla ama heteroseksüel bir erkek, bir başka erkeğe bunu yaptırıyorsa, nasıl heteroseksüel oluyor yahu?

Ya da boşver, sırf seks için kediye köpeğe giden kişilere "erkek" denen bir ortamda, bu da böyle bir durum sanırım. Sadece faydalanmak isteyen birisi ve karşısında canı acıyan birisi oluyor.

Yine de tam almıyor aklım ama alması da gerekmiyor değil mi?

Aşk insanı karşılıksızsa eğer, her türlü çok acıtıyor, sanırım çıkarmam gereken sonuç cinsiyetleri bir kenara bırakıp, bu olmalı, değil mi?

Hayat_Erkegi dedi ki...

@Aslısın estağfirullah ne cehaleti, burda kendimizi ve bildiklerimizi bira daha anlamlandırmaya çalışıyoruz. Çünkü ne kadar öğrenirsek öğrenelim, öğrendiklerimiz öğrenmediklerimizin yanından "kum tanesi" gibi kalıyor.

Öte yandan sana cevap olarak:

Günümüz modern ve namodern insanlarının kabul ettiğinin veya etmediğinin tersine ben, cinselliğin sadece karşıt bedenlere bağlı olmasını ve böylece insanların kendi cinsinden biriyle beraber olmasını ve bunların sonucunda da; bilim denilen hata ve yanılma payları yüksek profesyonel sallamasyon sisteminin onlara bıraktığı "homosexüel" veya herhangi bir isimle adlandırılmasını doğru bulmuyor, doğru bulmadığım içinde; yıllardır açıklanan, bu ve benzeri bilimsel safsatalara körü körüne inanmıyor, bilimin söylediklerini ve bilim adı altında yapılan her hangi bi açıklamalarını doğru bulmuyor, hatta tam aksine inanılmaz derecede saçma sapan buluyorum.

Şu düşüncemi yenilemekte fayda var bence;
Bu adlandırılmaları bilimsel olarak tespit edilip, teşhis konulmuş olsalar bile doğru bulmuyorum. Çünkü bilim yıllar sonra çıkıp, hiç bir şey olmamış gibi yanıldığını rahatlıkla söyleyebiliyor ve hiç kimse de "ulan şerefsizin dölleri daha bi kaç yıl önceye kadar bu konuda şu şudur, bu budur, o öyle değil, böyledir diyordunuz" diyemiyor. Buna örnek olarak; eşcinselliği daha önce hastalık olarak kabul etmesi, ama son yıllarda hastalıktan çıkarması örnek gösterilebilir. Oysa insanlar hasta değillerdi, bilim onları hasta kabul ediyordu.

Bundan dolayı, sadece erkekden hoşlanan erkeklerin değil, aksine erkeklerden nefret eden erkeklerin bile erkeklerle yatmayı tercih etmesini, sadece sıradan bir cinsel ihtiyaçtan kaynaklandığını düşünüyorum. (Tıpkı köy yerinde elini sikmekten bıkıp; eşşek, at, kedi, köpek ve hatta horoz sikenlerin çoğunlukta olabildiği gibi.)

Biraz daha basitleştirmek gerekirse;
Yani sikin kalktığı zaman, ya da götün kaşındığı an karşında cinsiyeti önemsiz herhangi biriyle yatar kalkarsın ve bu senin cinsel tercihini veya hayata karşı olan cinsel bakış açını değiştirmez. Bana göre sadece yatıp kalkmışsındır ve bunun adı sexdir. Sex ise, insanların hava gibi, su gibi sıradan ihtiyaçlarından sadece biridir.
Sexi bu derecede basit gören biri olduğum için, sexin ve sex yapılan kişilerin tercihlerinin, topluma bu kadar komplike olarak sunulması, bana çoğu zaman saçmalıktan ibaret geliyor.

Ha şunu da söylemek isterimki; eğer karşılıklı olarak birbirini seven 2 kişi yatıyorsa buna aşk derim, taraflar birbirlerinden hoşlanmıyor ama yinede yatıyorlarsa buna basitçe sex der geçerim.

Diğer anlamda ise;
Sen sırf onu sevdiğinden dolayı "belki onu memnun edersem beni sever v.s" diye düşünerek, dudakların uyuşuncaya kadar çektiğin saxolara kendince anlamlar yükle, o saxo sadece senin için kocaman anlamlar taşıyor. Karşındaki için ise olay daha net ve daha basit. Yani kısaca; seni sikip kenara atıyor.
Öte yandan, sen istediğin kadar "seviyordum" de, sanırım o an farkeden tek şey şuki "seviyorsan sikilmeye razı olacaksın."
Sevmiyorsan da, sexden sonra gülüp geçeceksin.

Bu arada sana bu cevabı yazarken tüm beyin hücrelerim yandı. Ambulans çağırdım beni acile götürüyorlar. Kendine çok iyi bak =)))

Aslısın dedi ki...

Öncelikle beyin hücrelerine üzüldüm ama böyle uzuun uzun anlattığın için teşekkür ederim.
Ben bu konuyu azıcık düşünce sana hak verdim. Bilim ne diyor diye düşünmediğimi söyleyecektim ama bir yandan da beynimin kıvrımlarında aslında onun dedikleriyle düşündüğümü fark ettim.
Biraz daha düşünürsem idrak edeceğim, gelirim yine:)