Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

24 Şubat 2011

10 defa üst üste izlenecek filmler ( 4 )

Bu yazı şurdan devam edip geliyor: Şurdan

Kaplan ve Ejderha
Filmde 2 usta dövüşçünün aşkıyla beraber, alttan altan verilen mesajlar ve gelişen olaylar, insanın içini parçalıyor. Hele bide filmin bir sahnesinde genç bir savaşçı kız sırf en iyi olabilmek adına, hocasından gizli olarak kendini geliştirip "en iyi" olurken, hocası bunu en son öğrenince "zehir aslında budur" demesi varki, bu sahne özellikle izlenilmesi gereken sahnelerdendir. Bu film bu sahne sayesinde aslında her şeyin göründüğü gibi olmadığını, bazen en yakınımızda olup, herkesten iyi tanıdığımızı sandığımız kişilerin bile kapasitelerinin görünenden yüksek olduğunu vurguluyor. Film görsel zenginliği, yalın konusunun bu kadar güzel ve derinden aktarımıyla en yüksek puanı hak ediyor.
filme puanım: 10.0

Cinayet gecesi
Antoni Hopkins manyağının filmleri zaten hep bu tarzda olur. Orospuçocuğu filmlerindeki karakterlerle tam örtüşüyor ve dersinki, oynadığı tüm filmlerdeki roller sanki onun için özel yazılmış, film onun için yalnız çekiliyor. Neyse işte bu filmde o filmlerden biri. Film boyunca acaba, acaba, nasıl olacak, nasıl olacak, derken antoni'nin bi türlü katil olduğu kanıtlanamıyor ve kurtuluyor. Ama filmin kurgusu, adamın mimikleri, filmdeki yan karakterler falan o biçim olmuş. Filmde mükemmelliyetçi 2 kişinin savaşı konu ediliyor ve bu filmin sonunda bile hala bitmemiş oluyor. Hatta film sonunda yazılar akarken mahkeme hala devam ediyor. Gerilim seven ibneler muhakkak izleyin. Ama antoni filmde olmasa film bi sikime yaramazdı. O yüzden verdiğim puan filme değil, antoni'yedir bilginiz olsun.
Filme puanım: 6.3
Truman Şow
Film aslında öğretilmiş duyguların, dayatılan doğruların, toplumsal baskının, aile denilen toplulukların falan çok da dikkate alınmaması gerektiği mesajını veriyor. Yaşadığınız çevre, aldığınız eğitim, akrabalarınız, arkadaşlarınız v.s bütün hepsi, belkide aslında sizin hapishanenizdir. Bu anlamda filmin çok derin anlamlar yüklü olduğunu ve kaçırılmaması gerektiğini düşünüyorum. Hala izlemediyseniz yazıklar olsun size diyorum.
Filme pauanım: 9.9

Scream
Tüm bildik seri katil filmlerini, orjinal finaliyle sikip bi kenara atan film, izleyicisini çok şaşırtmıştır. Film boyunca izleyicinin dikkatini başarılı bir şekilde "katilin kim olduğuna" yönlendiriyor ve güzel kızların bol bol ölmesiyle ilerliyor. Filmin devam serisinin bi bok olmaması ve beklenenin altında çıkması, klasik filmlerin devamlarının başarısızlığına bağlanmıştır.
Filme puanım: 3.5

Philadelphia
1993 yılı yapımlı bu eydis konulu ibne filminde başsrolü tom henks ve denzıl waşingtın portakalı paylaşıyor. Tom henks'ın sevgilisi rolünde antonyo banderas'ta filme renk katıyor. Neyse efendime söyliim. film başarılı bir avukatın çalıştığı hukuk bürosundan, eydis olması yüzünden atılmasıyla başlıyor. Çünkü hastalık öncesinde, eydisli olan arkadaş ve hukuk bürosu sahibi iyi anlaşıyorlar. Avukat hastalığı yüzünden atılıp, buna anlam veremeyince, şirkete dava açıyor ve olaylar gelişiyor.

Film çekildiği dönem göz önüne alınarak bakılırsa, 1993den bu yana çekilen bir çok ibne konulu filmi bile alt ediyor. Sade konusu, toplumsal mesajı her halükarda tüm insanları sikertiyor. Filmin din, dil, ırk ayrımcılığı ve cinsel ayrımcılık gibi konulara çaktırmadan parmak atarken izlediği kaliteli yol ve kaliteli diyalogları, filmin tarafsızlığını fazlasıyla gösteriyor. Kesinlikle izleyin ve bişiiiiler öğrenin.
Filme puanım: 10.0

Ateşten Kalbe, Akıldan Dumana - Lock, Stock And Two Smoking Barrels
Filmin öncelikle çok güzel bir kurgusu olduğunu ve hatta bu kurgusu sayesinde filmin direktmen 10.0 puan alması gerektiğini söyleyebilirim. Onun dışında, filmi yalnız izlemeyin derim. Çünkü film tam bir mafya komedisi ve bol küfürler var. Sevdiğiniz bir iki arkadaşınızla oturup çok çok çok güzel zaman geçirebilirsiniz.

Filmin içinde geçen olaylar sayesinde; hayatın aslında düşünüldüğü kadar karmaşık değil, anlaşılmayacak kadar basit olduğunu anlayabilirsiniz.
Filme puanım: 10.0

Sıkıysa yakala
Film yeni yetme bir ergenin, gözünü açıp kendini bi anda alaverinin dalaverenin içinde bulmasını anlatıyor. Ama öyle bi alavere dalavereki adı dünya çapında anılıyor ve arananlar listesinde ilk sırada yerini alıyor. Aslında yaptıklarının hepsi sadece yalnızlığından ve kimsesizliğinden yapıyor. Hayatta dayanabileceği hiç kimsesi yok. Filmin o son sürat devam eden hızlı bölümleri, kendini sonlara doğru işte bu yalnızlık hissine bırakıyor ve zaten o bölüm izleyiciye çok da iyi yansıtılmış. Ayrıca kesinlikle izlenilmesi gereken filmlerden biri diyorum. Ama toplumsal mesajı çok fazla derin olmadığından puanım düşük olacak.
Filme puanım: 4.3

1 yorum:

femme fatale dedi ki...

cinayet gecesi evett