Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

18 Eylül 2010

2+1 veya 1+1 ama üst katlar da, en fazla 550 tlye kiralık ev aranıyor!

Bugün ofisteki iş maceramız, hafta sonu olmasından dolayı kısa sürdü. Ben de eve gidip, netten millete salça olacağıma, bi işe yarıyım da kendime yeni ev arıyım dedim. Yeni ev arayışımın nedeni ise şu anda oturmakta olduğum eve ısınamadım, böyle alel acele tutmuştum ve bu gibi nedenlerden dolayı bi türlü bu evde rahat rahat oturamıyorum. Yaaa tamam yalan söyledim kirası çoook lan , göt kadar yere 750 tl veriyorum taaam mı??? Ve bu bana fena koyuyo, o yüzden çıkıcam, üstelik mahalle arası ve 2 inci kat. Ben üstkatlar falan olsun istiyorum taaaamm mı. Bu ve benzeri nedenlerle, geçen ev sahibine gelecek ay dolacak kiramdan sonra çıkacağımı söylemiştim ve şimdiden gidip bir kaç ev bakıyım dedim ve tuttum gittim Şişli'ye. Neden direkt oraya gittin diye soracak olursanız geçen, netten tanıştığım biri ''hadi gel yiyişelim'' demişti. Ona giderken baktım bayağ bi emlakçı vardı oaralarda. Sonra alelacele sevişip kendimi dışarı atınca bi koşu gördüğüm ilk emlakçıya girdim. Emlakçının camında gördüğüm uygun fiyatlı evi sordum.

Uygun fiyatlı dememe bakmayın lan, benim için deve yükü gibi para sayılır valla. Neyse ev 500 tllik 65 m2. Dedim ammına koyım tutuyım gitsin. Adam demez mi ''tadilatta'' bende içimden ''ohh'' dedim ve dile gelip ''tamam bende zaten önümüzdeki ay çıkıcam, o zamana kadar biter o zaman tutarım, ama evi görmem lazım'' diye devam ettim. Adam ''anahtar bende değil, al numaramı yarın beni ara konuşuruz, öyle gelirsin'' deyince de aldım numarayı ''tamam'' dedim çıktım. Sonra ben onu unuttum tabi arada kaynadı gitti. Bugün de erkenden çıkınca emlakçıyı aradım ve bana ''1 saat sonra gidip eve bakalım'' dedi ''Tamam'' dedim ve hooop kalktım gittim Şişli'ye. Ofise gittiğimde evin, az ilerde, 2 sokak ilerde demesinden bi bok anlamadım. Sonra kalktık eve bakmaya gittik. Allam bunun bana 2 sokak ilerde dediği ev, taaa anasının ammındaydı. Neyse dedim boşver falan. Birde paşam evin anahtarını başka bir emlakçıdan aldı. O emlakçıda katıldı bize. Böyle böyle kar topu gibi büyüyerek sokaklarda geziyoruz. Ama bu bize sonradan katılan emlakçı, diğerinden daha bi göz açık beni aldı bodrum katı olan bi yere götürmeye çalıştı. Dedim hayırdır hacı nereye gidiyoruz?'' O da normal bir şeymiş, sanki daha önceden konuşmuşuz gibi sıradan, heyecansız bi ses tonuyla demez mi ''şu altta bi dayree var onu da  göstereydim sana dedim'' diye dile geldi. Ben de ''yok saol bodrum falansa hiç bakmayalım, çıkalım'' ben böyle yarı yalvarır, yarı fırçalar bi ses tonuyla girdiğimiz apartmanın alt katlarına doğru ilk basamaklarındayken, onları döndürüverdim.


Valla açıkçası zar zor çıktık. Amcık baktı bende ibne tipi mi ne var, herhalde sikmeye karar verdi, açıkçası bu durumdan azcık korkup götümün yusuf yusuf dile gelmesine de engel olamadım. Lan bide düşünsene bodrum katına incez, evi gösterecekler odaları gezerken bıyıkları burup ''veeee burasıda yatak odası'' diyecek. Ohh bende o anda burulan bıyıklara ikna olupi gönül rızamla vermezsem kesin tutup beni sikecekler, sonrada öldürüp parçalara ayıracaklar. Parçalar içinde ise götümü ayırıp, her fırsaatta çıkarıp sikecek.

Neyse işte dedim boşver bodrum katını hiç bakmayalım. Böyle anca yok yok diye ikna edip ordan çıkıp diğer eve bakmaya gittik. Bu evde benim camda gördüğüm ev oluyor: 3 üncü katta, 2 artı bir,temiz gibi bi yer. Ama tadilatta. Tadilatıda bi haftaya kadar bitecek. Tamam dedim, bi hafta sonra biterken tekrar gelip bakarım, eğer beğenirsem tutarım. Ben böyle söyleyince paşam havalara girdi. yok işte gelen olursa veririm falan demeye başladı. Bende verirsen verirsin naaapalım, ama vermezsen de bir hafta sonra gelip bakar kararımı veririm dedim. Onlardan ''ben şu taraftan gidicem'' deyip ayrıldım.


Tabii  beni bu ev bakma macerası kesmedi, dedim lan 1 ay sonra baktın ev bulamadım, kadına da çıkıcam dedim sonra kadın beni sokağa atarsa ya sokakta kalırsam, dur gelmişken başka bi emlakçıya daha bakıyım. O arada sokak aralarında gezinirken gördüğüm başka bi emlakçıya girdim. Tonton mu tonton bi Sivas'lı amca çıktı. Ama siz tonton monton dediğime bakmayın kim bilir gençliğinde ne fındıklar kırmıştır,  kimbilir ne ibnelere siktirmiştir kendini. Zaten ben selam verdim içeri girdim, bide yetmedi bunun yüzüne 2 güldüm bu başladı hayat hikayesini anlatmaya, yok amerikadaki ablası, yok devletin millete yaptıkları, yok yanlış şehirleşme, yok eski İstanbul öfff biraz daha devam etseydi kalkıp imüğünü sıkıcaktım. Zaten bi kaç saat sonra ölecekmiş gibi bi hali vardı. Burnum iyi koku almıyor ama, sanırım bide ceset gibi kokuyordu.

Neyse işte biz bunla böyle konuşurken, bende İstanbul beyfendisi rolü yapıyorum falan. Dedim ''dayı bana göre bi evin var mı?'' dayı  bana ne dese beğenirsiniz, allam aklıma geldikçe küfür mü etti, iltifat mı etti hala düşünüyorum. Dayıya ''bana göre ev var mı?'' deyince ''sana göre bi evimiz yok, çünkü sana baktığımda çok efendi, giyimin ve konuşmanla buralarda yaşayabilecek biri değilsin, bunları söylediğim için beni yanlış anlama ve gerçekten özür dilerim'' o bunları söyleyince ben içimden ''ananı sikiyim!! Ne demek istedin dayı, bana açık konuş!! yoksa seni mütevazi bir şekide sikcem'' derken bi yandan da aval aval bakıyorum dayıya, dayı benim mallaşıp kaldığımı görünce ''tekrar özür dilerim'' dedi ve ben kendime gelip zoraki olarak ''yok yok bütçeme göre ev arıyorum ucuz olsun'' diye kekeledim, dayı da dile gelip ''o zaman tamam'' dedi.

Sonra ben camda gördüğüm 500 tl lik bi evi sordum konuştuk biraz, en son ''tamam gör istersen'' dedi. O arada elefon açtı çırağa ''gel müşteri var'' dedi, az sonrada çırak geliverdi. Bende çırak gelinceye kadar biraz hayal kurdum, benden 10 cm uzun, böyle pazuları falan olan, sarışın, bal dudaklı yeşil gözlü  birini bekliyorum. Hani ev bakmaya giderken, bakarsın yatak odasını gösterip gelecekten falan bahseder iki höpcük falan kondururuz diye şeyyyy ediyodum ki çırak geldi. Ayy Allah kahretmesin seni çırak.

Çocuk benden kara çıktı. Allam niye böyle yapıyosun ki? Tamam beni sevmiyosun ama, yani bu kadarda vurdum duymazlık olmaz ki, hem ben kulun değil miyim? Bari arada çıtır çerez niyetine atıştıracaklarımızdan iyi bir şeyler çıksın. Neyse baktım çırak da iş yok iş konuşalım deyip işe daldık. Bilgisayardan evleri gösterip beğendiğim bi tanesine bakınmak için çıktık. Lan ben ucuz olsun diye çıkacağım derke bu evde 650 tl lik bi evdi.Neyse dedim bakalım, nasılsa teras kat, 2+1 falan iyidir, bende at koştururum içerde. Çocukla eve bakmak için dayıyı oprda eceliyle babaşa bırakırken, teşekkür edip elini nazikçe sıkıp çıktık. Eve gidinceye kadar çocukla lafladık. Ama çocuk efendi biri. Evi göstermeye giderken mahallenin çok namuslu insanlardan oluştuğunu, çok temiz kişiler olduğunu söyledi. Hatta kendisi de daha önce başka bir yerde oturuyormuş ama ailesi buraya taşınınca buradan hiç ayrılamamış ve 16 yıldırda burada yaşıyormuş. Şöyle döndüm baktım, içimden lan amcık sen zaten 16 yaşında ya varsın ya yoksun diye geçirdim.

Neyse biz eve gittik. Bu ev kafama yattı, temizdi. Teras kat ve her tarafı açık. Taksim maksim her yer görünüyor. Dolapdere ayaklarımın altında, 2 tarafı balkon ve akşam güneşinide izleyebiliyorsun falan. Yalnız bizim bir sıkıntımız çıktı, adam diyoki evi tutuyorsan hemen tut ve kirayı ver, bende diyorum ki lan daha çıkmama var, bari kimseye verme gelip tutayım. O da yok falan dedi. Neyse evi beğendim, dedim madem öyle, 15-20 gün sonra benim kiram doluyor, eğer o zamana kadar sen kimseye vermemişsen tutarım, yoksa zaten boşver gitsin.

Neyse işte bende böyle göz açığım. Allam ne olur o evi kimse tutmasın, valla güzeldi beğendim. Bari kimse tutmasında ben önümüzdeki ay gidip tutayım. Ya da bu gece baş ucuma biraz para bırakda gidip kirasını veriyim ve hemen yerleşiyim. Sende biliyorsun metelik yok bende. Olsa böyle 1 ay vermeyin kimseye diye gülünç bir kaç cümle kurar mıydım? Kurmazdım değil mi? Hadi allahım nooolur bu gece azcık para gönder bana nooooolur.

5 yorum:

Telekinesis dedi ki...

Hay sikeyim böyle işi aynı derte bende de var. Evsizliğin gözü kör götü pek olsun amk.

Kira GazeRock dedi ki...

oO Vanda öğrenci evi ararkenki anılarım canlandı gözlerimde şimdi.. ne dert aq ya..

yoksa seni mütevazi bir şekide sikcem'' bunu kopyala yapıştır edemicem. XD

x-coach dedi ki...

birlikte çıksanız ya :)))

bi kaç aya kadar bende ev aramaya başlayacağım :))))

Hayat_Erkegi dedi ki...

Valla para olsa bütün evler benim, ama işte naaaparsın para yok, götü de yorgana göre açıyoruz :Pp

x-coach dedi ki...

sana birlikte çıkalım dedim, olmaz dedin; habire sevişiriz senle dedin.:P