Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

21 Temmuz 2010

2 kişilik dev gece :Pp

Dün gece bir kaç saat arayla 2 farklı kişiyle yattım. Yattım dediğim şeyde, ilişki falan değil. Sadece aynı yatağa girip sevişmek ve sonrasında küçük bir volkan patlaması yaşamak.
Biri sadece sırf yatmış olmak ve daha iyi tanımak içindi, diğeri hoşlandığım biriydi. Daha önce onun hakkında yazdım mı bilmiyorum ama adı Ercan. 
Ercan ilgiyle dokunuyordu, diğeri sadece o anki şehvetiyle. Ve oda beni tanımaya çalışıyordu. İkimizde birbirimizi tanımaya çalıştığımızdan olsa gerek, rol yaptığımız çok açıktı. Tad alamıyorduk, sırf sevişmiş  olmak için sevişiyorduk.


Sırf tanımış olmak için yattığım kişiden pek hoşlanamadım. Ve bi an önce boşalırsam, ordan çıkma şansım vardı. Bende öyle yaptım. Aradan 10 dakika geçmiştiki, asılıp boşaldım ve kendimi tutamadığımı söyledim. O'da tamam dedi. Sende boşal dedim, boşaldı ve her zamanki olaylar oldu. Ben ''yarın erken kalkıcam'' dedim ve gitmek istediğimi söyledim. O'da aynı şeyi söyledi., onunda işi varmış. Zaten erken saatte kalkacakmış. Aynı yalanı söylemesinden dolayı ''siktir ordan'' diyecekken tuttum kendimi.


Duş almak isteyip istemediğimi sordu "evet isterim" dedim. İğrenç derecede terlemiştik ve zoraki bir sevişmeden sonra insanın kendini iyi hissedebilmesini sağlayan tek şey; duştur. Öyle yaptım, duş alıp evden çıktım.

Kendimi sokaklara attığım gibi fotoğraf makinamı çıkarıp, bol bol fotoğraf falan çektim ve saat 04:00 olmuştuki eve döndüm. İlk iş olarak önce laptopu açtım, sonra çişe gittim, sonra dolaptan bir şeyler atıştırdım, sonrada laptopun başına oturup nete takıldım. O anda messenger penceresi açıldı. Mesajı atan Ercan'dı ''ne yapıyosun'' dedi ''hiç, oturuyorum, fotoğraf çekmeye çıkmıştım eve henüz geldim'' diye yazdım. İnanmadığını yazdı. Zaten inanıp, inanmaması da sikimde değildi. Üzerinde durmadım.
''Sen ne yapıyorsun'' dedim ''evdeyim, öylesine takılıyorum'' dedi. Sonra da ''çektiğin fotoğrafları görmek isterim'' diye ekledi ''Olur, neden olmasın ki'' dedim ve ''bu bi davet mi?'' diye ekledim '':)) Evet'' dedi ''tamam, geliyorum :))'' dedim. Kalkıp ona gittim. Kapıyı açar açmaz sarılıp öpüşmeye başladık. Sonra yatak odasına geçtik ve bi anda çırılçıplak kaldık. Sanırım sevişirken ister istemez insan üstü yeteneklerimizi kullanıyoruz. Çünkü normalde 1 saatte soyunan ben, o 2 dakika içinde anadan üryan kala kaldım. 
İçimden bunları düşünürken hiç durmadık, devam ettik. Bu adam sevişmeyi bildiği yetmezmiş gibi, ondan hoşlandığımın da farkında ve ona göre davranıyor. Ne kendi eğiliyor, ne de karşısındakini eğdiriyor. Piç bunun farkında olmasa  bu kadar iyi öpmezdi. Boynumu bi öpüşü vardıki, nerdeyse götümü sik diye bağıracaktım. Ama işte göte en fazla ufaktan parmak attırdığım için beni sik diye bağırmadım. Onun yerine ''yeter'' dedim. Durdu ve usulca dudaklarıma yapıştı. Bir kaç saat içinde, bunu defalarca tekrarlayıp boşaldık. Ama işte iyide olsa, kötüde olsa gece bitiyor.

Hiç yorum yok: