Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

11 Şubat 2019

sıkıntı tınne

Ne yazacağımı bilmiyorum.
------
Hayat herkes için eşit derecede zor. Sadece yaşadığımız zorlukların konuları farklı. 
Sıkıntılarla karşılaşınca içinden iyice çıkılmaz hale getirenler de biziz. Çünkü tepkilerimizin çoğu şımarık ve düşüncesizce.
-------
herkesin eğitime odaklanması ve eğitiminin sonunda eline dürülü bir diploma alıp, bir işe girmek için sağa sola koşuşturması harika. 
ama memur olmaya çalışan bu güruh yüzünden devlet, toplum ve hayatın kendi sistemi kitlendi. 
tarıma, hayvancılığa ve köye dönmek insanlığı kurtaracak. 
--------
sistemlerin asıl sıkıntısı, sistemi kuranların kendilerinin sistemi aşacak güçte olmamaları. günü kurtarıyorlar ve zaten tek dertleri günü kurtarmak. 
-------
hâlâ ne yazacağımı bilmiyorum ve tüm blogu bir saçmalık olarak görmeye başladım.
-------
Öküz'le dün yine görüşmeye başladık.
Onunla da ne yapacağımı bilmiyorum ve açıkçası o da benimle ne yapacağını bilmiyor. Biz tükürdüğümüzü yalamaktan başka bi şey yapmıyoruz.



Hiç yorum yok: