Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

4 Ağustos 2017

yazamamak

uzun ilişki yaşamanın en kötü yanı, ayrılık sonrasında yeni birileriyle tanışma üşengeçliği ve ara ara kendini anlatıp anlaşılmayı bekleme üşengeçliği olduğunu düşünüyorum.
yani düşünsene, 5-6 yılını birine vermişsin ve ıcığına cıcığına kadar birbirinizi tanıyorsunuz, bir çok yerde zaten ne desen anlıyor, demesen bile anlıyor.


yok ben böyle yazamıyorum.

4 yorum:

Ekol Meslek dedi ki...

Yazamamak kurmak istediğin cümleleri öyle ya da böyle daha önceden birileri tarafından ifade edilmiş olduğunu düşünüp bundan vazgeçmek. Hevesin kırılmasıyla eşdeğer. Mutsuz insan ya da mutlu insan yazar diye kalıplar kullanmak bu noktada bana yanlış geliyor zira insan ne halde olursa olsun " yazamamak " belirli bir hissiyata bağlı değildir.

Hayat_Erkeği dedi ki...

haklı olabilirsin.

Turki dedi ki...

Bence kendi kendinle çeliştiğin için kaykılıp kaldın.

5-6 yılını birine vermişsin ve ıcığına cıcığına kadar birbirinizi tanıyorsunuz, bir çok yerde zaten ne desen anlıyor, demesen bile anlıyor.... demişsin.

bu derece iyi anlıyorsunuz da niye her bir araya geldiğinizde öküz herifle havga ediyorsunuz hem kaç sene oldu? demek ki neymiş, bazen birine kendini bir günde anlatabilirken 5 senelik sevgilin ile birbirinizi bir dakika bile anlayamayabiliyorsun.

Hayat_Erkeği dedi ki...

@turki
konu birbirini anlayamamak değil, konu 5 sene geçse bile insanın içindeki o "karşısındakine üstünlük kurma, üstün olduğunu kabul ettirme" uğraşının hiç bitmeyecek olması. hala kendini üstün görüyor, hala kendi üstün görmesinin yanında üstün olarak kabul ettirmek istiyor. oysa ben alt üst değil, yan yana olmayı tercih ediyorum. o bunu kabullenemiyor. anlatabiliyor muyum?