Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

5 Ağustos 2017

televizyon molası

Şu an televizyon açık ve ben mal mal bakmaktan sıkıldığım için bu satırları yazmaya başladım. Şu an kendimi İskender Paydaş gibi kliplerde havaya kalkık olan elimi çok havalıymışım gibi yavaşça indiriyorken hayal ediyorum.
Bu son cümleyi niye yazdım bilmiyorum. Galiba tv'de iskender paydaş'ı gördüğüm için yazdım. ama doğrusu o hareket çok gereksizdi. Ne yapıyorsun abi, sen koskoca İskender Paydaş'sın. Senin, benim gibi salak duruma düşmeye hakkın yok. Salaklık sadece benim tekelimde. O yüzden lütfen elini çek.
Bu arada klipteki şarkıcı da çok abartılı hareketler yapıyor. Bi ihtimal İskender Paydaş kendini bu adamın havasına kaptırmış olabilir. (şarkının adı Gemiler. Şu an iskender ve bu adam Teoman'a küfür ediyorlar gibi hissediyorum)Şarkı bitsede başka bir şey yazsam.
İşte boş adam olmak böyle bir şey. Salak salak şeylere takılıp, iyice salaklaşıyorsunuz.

Şimdi de yeni bir klip başladı. Bengü, Kuzum diye bi şarkı söyleyecek.
Bengü'yü hep beğenirim. Ama geçen yıllarda(2012'de) arabasıyla kaza yapıldığında kendisi ve şöförü kazadan yaralı kurtulup da, koruması öldükten sonra, korumasının ailesini kapısından kovması ve o ailenin perişan olmasına neden olmasından bu yana pek sevmiyorum. Vicdansızlığını, görünen güzel soğuk yüzüyle, anlamsız hoppidi şarkılarıyla saklayabilir, ama gece yatağa girmeden 3 saat önce almak zorunda kaldığı uyku ilaçlarından hiç kurtulamayacak.

Klipler bitmiyor. Şimdide Atiye başladı. Yine giymiş taytlarını ve taytlarına özel renkli bir klip çekmiş. Kadın sürekli tayt giymekten pişik olacak, ama neyse.
Yani aslında benim de bacaklarım bu kadar güzel olsa, pişik olma uğruna dahi olsa tayt giyip, durmadan zıplarım. Zaten tayt giymek, bacakları güzel olanlar için büyük bir haktır.

Kliplerden sıkıldım. PowerTürk'de aynı klipleri çevirip çevirip duruyor. Mübarekler YouTube PlayList yapmış gibi, başka kliplere yer de vermiyorlar. Durum böyle olup, insan 2 gün üstüste aynı klipleri izleyince, üçüncü gün televizyona benzin döküp yakmamak için kendini zor tutuyor.

Off neyse ben kahve için su koyayım.

1 yorum:

Dulki dedi ki...

Arada bir bezgin bekir hallerinden çıkıp tv den gündemin leşlerf hakkında hakmam kesmelerin hoşumuza gidiyor. bence arada bir kendinle konuşmak ve duvralara bakarak cümleler aramak yerine neyi nasıl görüyor ve nasıl değerlendiriyorsun gibi tv radyo sokak muhabbetleri yapsana, ne iyi oluyor. ben öyle düşünmedim veya vay bundan haberim yokmuş veya hmm öyle mişmiş ne enteresan dur şu iskenden paydaş kimdi youtube bakıp döneyim demek istiyor insan. arada bir yap bunlarndan. canın mı çıkar.