Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

19 Haziran 2017

aileden nefret etmek veya aileyi özlemek

ailemi özledim. sevmesem de özledim.
insan özlüyor yani. çünkü, ot bok püsür gibi yerden bitmedim, gökten düşmedim, ya da bir kimyager tarafından laboratuvarda yaratılmadım. tüm insanlar gibi bir anne doğurdu beni.
kardeşlerim var. sevmesem de varlar. eğer onlardan önce ölmezsem, yaşamım boyunca hep var olacaklar. onları da özledim.

ailemle kavga etmeyi özledim. birbirimize düşman düşman bakmayı ve sanki düellodaymışız gibi hep tetikte olmayı özledim.
evet, onlardan nefret ediyorum ama elimden olmadan da özlüyorum. bunu önleyemem, önleyemiyorum.

zaten sıkıldım bu şehirden, bu kalabalıktan, bitmeyen koşuşturmadan, denizden, havadan, sudan. hepsinden, her şeyden sıkıldım.
bir müddet uzaklaşmak istiyorum, bir müddet yok olmak istiyorum istanbul'dan.


9 yorum:

Dante dedi ki...

Antik yunanda bir adam geziye gitmis donmus,cevresindekiler sokratese demisler ki bak bilmemkim -artik adamin adi neyse-geziye gitti dondu ama hic degismemis,neden degissin ki demis sokrates,kendini de yaninda goturmustu
Kalbin ve beynin seninle oldugu surece bi yere kacamazsin ama degisiklik her zaman iyidir 👍

Hayat_Erkeği dedi ki...

hikâyenin uzun versiyonu var mı? tamamı?

haklısın.

Dante dedi ki...

Bunun var mi hatirlamiyorum hocamiz anlatmisti genelde kucuk anektodlar olur onunkiler ,hep de dogrudur

Hayat_Erkeği dedi ki...

her söylenilene de hemen inanma. elinde imkan varsa bak doğru mu diye :)

Dante dedi ki...

Tamam anladik yalancisin 😅

Adsız dedi ki...

(BU KONU BANA ÜNİV HOCALARI İLE İLGİLİ BİR KANAAT YAZMA FİKRİ VERDİ SÜRÇÜ LİSAN EDERSEM AFFOLA)
KIRILAN UÇ DEDİ Kİ:
Antik yunan diye, genzini temizleye temizleye, tok sesle, akademik kariyerini götten veriyormuşçasına, üniversite kürsülerinde, bilgi mastürbasyonu yapan,isimlerinin başında tirtleri kalın harfler ile yazılı,(hatta siklerinden bile kalın olduğuna şüphem yok ya neyse) hocaların aslında yunan olsun,pers olsun,yada asur ,roma ,hitit,sümer vs ne kadar bizden önce doğum kontrolsüz üremiş uygarlıkları, gerçekten; öğrencilere bilgi vermek için değil de kişisel zevk mastürbasyonu yapmak için anlattıklarını sanıyorum...
Çünkü izlediğim ve gözlemlediğim çoğu hoca, ilkokuldan beri beyin erezyonuna uğramış, biz gençlere sanki antik yunan talebesi muamelesi yapıp küçük görüyor; murat bardakçı edası ile götten ego osura osura fakülte koridorlarında geziyorlar...(sevgili dante sevgili hayat erkeği..ben kırılan uç.bundan sonra sık sık yazacağım öpüldünüz)

Dante dedi ki...

😊 iste aslinda o tam olarak oyle degil,bu olay icin konusursam butun buyuk dusunurlerin belli dusunce kaliplari vardir,neyi nasil dusunmus degerlendirmis,nasil anlatmis,ona atfedilen bi sey duyarsan anlarsin ozellikle yuzlerce fikrini eserini vs biliyosan ogrendiysen,olmadi ogrencisidir ya dersin onun ekolunden yetismistir,o da olmadi bunu kesin o soylemistir der bilirsin,sehir efsaneleri vardir yok degildir elbette ama benim boyle oldugunu dusunmek hosuma gidiyor
Hocalara gelince bilemicem ,akademik dunyadan ayrilali onbes yil oldu ama genel olarak ulkede egitim-ogretim kultur sorunumuz oldugunu varsayarsak haksiz da degilsin

Dante dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
yergeylmz dedi ki...

Ailesizlik kadar berbat bir duygu yok. Hep hiçlik.. Eksiklik, burukluk.
Yaşıyorlarsa ve son büyük kavgadan sonra onlardan ayrılmışsan ya da ayrılık yaşanmışsa, umarsızca özlem duyuyorsun ister istemez. Kavga etmiş bile olsan, babanla gırtlak gırtlağa gelmiş bile olsan, yılların verdiği o birlikte yaşamın iyi kötü her anına özlem büyütüyorsun içinde. Hasretlik çekiyorsun. Düzelmiyorda lânet duygu. Geçmek, bitmek bilmiyor. Galiba hayatımızın sonuna kadar ne yaşanmış olursa olsun hep özleyeceğiz onları...