Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

27 Şubat 2017

Sevilmek, akıllı olmak veya ev kirası

Yine hiçbir şey yapmak istemediğim dönemdeyim.
İnsanlardan da yoruldum, birileriyle konuşmaktan ve ağzımdan çıkan cümlenin ne anlama geldiğini açıklamaktan da yoruldum. Herkesten ve her şeyden yoruldum.
Öylesine oturup boş boş saatlerce tavana bakasım var.

Varsın deli desinler ve buna rağmen altıma sıçıp, paçalarımdan taşan bokumla oynayasım da var.
Ama sanırım tüm bunları yapmamı engelleyen tek şey evimin kirasının olması.

Kira demişken, aklıma geldi de; belki de bizi akıllı olmaya mecbur bırakan nedenler olmasa aslında hepimiz delirmeyi seçerek rahatlayacağız. Çünkü kolay olan şey delirmek ama biz insanlar zoru seviyoruz ve akıllı olmayı tercih ediyoruz.

Tabii bi yandan da geleceği azda olsa gören varlıklar olarak; delirecek kadar da güçlü değiliz ve bu zayıflığımızı örtmek için günün gerektirdiği şekilde giyinerek ortalıkta gezinip duruyoruz.

Tüm bunlarla beraber, yaşam gittikçe tuhaf bi hal alıyormuş gibi görünüyor ama aslında yaşamın kendisi zaten kocaman bir tuhaflık.
Bunu anlayamıyorum.

Daha önceleri, bazen, tuhaf olanın aslında biz olduğumuzu düşünürdüm. Şimdi ise öyle düşünmüyorum. Artık insanların basit ve sadece sevilmeye değer varlıklar olduklarından emin olmaya başladım. Yaptığımız her şey sırf biraz daha sevilmek için. Bunu kontrol edemediğimiz de ise delirerek rahatlıyoruz.
Ahh bir de şu baş ağrım olmasa.

Hiç yorum yok: