Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

30 Ekim 2016

Yıllar Sonra Bir Kadınla Seks Yapmak Üzerine

Sohbet sitelerinden birinde dan diye başlayan selamlaşma, 2 dakika sonra ücret karşılığı seks pazarlığı yapıyor olmamıza evrildi ve "açıkçası sadece erkeklerden hoşlanıyorum" dememle de biraz seyreldi.
Bir kaç dakika süren sessizliğinden sonra başkasını bulamamış olmanın verdiği can sıkıntısıyla tekrar yazmaya başladığında "kusura bakma, cidden sadece erkeklerle oluyorum" dememle, onun "hiç kadınlarla olmuyor musun" demesiyle beni mantıklı bir cevap bulmaya itti ve "açıkçası bir kaç yıldır kadınlarla olmadım ve seninde zaten bedensel olarak gerçekten kadın olmadığını, bunların aksine ya travesti ya da cd vs olduğunu düşünüyorum. bunu düşündüğüm içinde seninle cinsellik konusunda konuşmak istemiyorum. çünkü cinsel olarak çekici bulduğum şey, üzerine doğulan cinsiyet yalnız. oluyor. değişim geçirmiş olan veya değişen cinsiyetlere ilgi duyamıyorum" diye cevapladım.
-nasıl yani?
+yani, uzun zamandır sadece erkeklerle oluyorum. eğer erkek dışında biriyle olacaksam da gerçekten kadın olarak doğmuş biriyle olmayı tercih ederim. 
-hayır, gerçekten bayanım
+bayan?
-evet. gerçekten" diye cevapladı.
Oysa ben onun bayan kelimesini kullanmasına takılmıştım ve bu yüzden uzun bir nutuk çekecekken, kendimi durdurup "hımm" diye yazdım.
-eee ne diyorsun?
+bilmem. 
-hadi sadece 100 TL 

Ücrete takılmamıştım ve açıkçası uzun zamandır, erkekler dışında yatıp kalktığım kimse olmadığı için bir kadınla uzun zaman sonra yatmanın nasıl bir şey olduğunu da merak etmeye başlamıştım. Bir kaç saniye içerisinde onlarca olasılık ve farklı düşüncenin kafamın içinden akıp geçmesiyle kararımı verdim ve dönüp "tamam. nerde buluşucaz" dememle numarasını verdi, aradım konuştuk ve belirlediğimiz yerde buluştuk.
Karşımda 20 yaşında olduğunu söyleyen hafif tombulumsu bir ergen vardı. Selamlaşmamızdan sonraki bir iki gülümsemeden sonra, hayat hikayesini anlatmaya başladı. Önce susturup "aslında ne yaşadığınla ilgilenmiyorum" diyecektim ama sonra düşündüm de, belki de gerçekten paraya ihtiyacı olduğundan çok, konuşmaya ihtiyacı vardı. Bu yüzden susturmak yerine, onu yönlendirerek rahatlamasını sağlayabilirdim. Bu yüzden konuşmasına izin verdim ve o, görüntüsünde de olduğu gibi dökülmeye başladı.

Tam sıkılacağım yerlerde araya giriyor ve aslında hayatının detaylarını anlatmasını istemek yerine, ne hissettiğini söylemesini sağlayacak yeni cümleler kurarak konuşmasını yönlendiriyordum. O da sanırım ters düşmemek için, verdiğim yemi alıyor ve istediğim gibi konuşmaya başlıyordu. 

Hissettiği şey biraz sahipsizlik ve gelecek korkusu barındıran kelimelerle doluydu. 
Gelecekte kendisine ne olacağını ve ne yapacağını bilemediğinden dolayı, fazlasıyla şaşırmış ve bu şaşkınlık içerisinde ise hayatını, gay ağırlıklı sohbet sitelerinde amını "aktif" nickli erkeklere siktirerek kazanıyordu.

Anlattığına göre, yaklaşık 6-7 önce evden kaçmıştı ve buna rağmen de, bu yıl istediği bölüm olan üniversiteyi kazanmıştı. 
O bunu söylediğinde durup yüzüne baktım, gözlerini bir anlık kaçırıp konuşmasını bölmeden devam etti. Oysa evden kaçtığı konusu gerçek olsa bile, söylediği üniversiteyi kazanabilecek biri değildi. O üniversiteyi kazandığını söylemesinin nedeni ise, o üniversiteye yakın bir yerde buluşmuş olmamızdan kaynaklıydı. Bunu ona söylemedim ve konuşmaya devam etti.
Sitede 6 kişilik gruplardı ve hepsi bu işi yapıyorlardı. İçlerinde 2si lezbiyen bir çiftti, diğeri aslında sevdiği bir erkekti, bir diğeri belalı bir kaltakdı, diğer erkek ise cd olarak takılmayı seviyordu.
Lezbiyen çift erkeklerle çok fazla buluşmuyorlardı ve daha çok kadınlarla buluşup para kazanıyorlardı. Kendisi ise bir kaç istek gelmesine rağmen hiçbir zaman kadınlarla olmamıştı ve olmayacaktı da. Çünkü o sadece erkek seviyormuş.

Cümlesini bitirdiğinde, kırmızı çerçeveli gözlüklerinin ardındaki küçük gözleri, tepsi gibi geniş olan suratına yakışmayan ufacık burnu, ince dudakları, kısa kestirdiği kıvırcık saçları, kocaman memelerine bakıp içtenlikle gülümsedim. Bunun üzerine "ya çok güzel gülüyorsun" dedi.

Gülümsemem yüzüme yayıldı ve "hadi gel İstiklal'i gezelim dediğim de "otel'e gitmeyeceksek, ayrılalım. çünkü benim para için gidip yeni müşteri bulmam lazım" dedi. 
Böyle söylediğinde hemen ikna oldum ve beraber ucuz otellerden birine gittik. Odanın ortasında durup birbirimize gülümsedik ve gözlerimi ondan kaçırıp, yıkanmış olmalarına rağmen kirli olduğu anlaşılan çarşaflara baktım. Sanırım hemen sikişmek yerine, onu tanımaya devam etmek daha doğruydu ve bu yüzden yatağa uzanıp, yan duvarımdaki lekeleri izlemeye başladım. O da bu sırada gelip yanıma uzandı ve beraber bu şekilde kaldık. Aradan 15-20 dakika gibi bir süre geçtiğinde, bir sakince kalkıp cüzdanımdan öncesinde konuştuğumuz ücreti verirken "teşekkür ederim" dedim.
Teşekkür edişim bittiğinde, o "beraber olmayacak mıyız?"
-kararsız kaldım.
+neden
-bilmem. galiba uzun zamandır sadece erkeklerle olduğumdan dolayı
+denemek de mi istemiyorsun?" diye kıkırdayarak sordu
-aslında olabilir. ama bilmiyorum yine de" diye cevapladım. Ben cümlemi bitirdiğimde yanağımı öpüp "çok tatlısın" dedi. 
Gözlerimi tavandaki avizemsi şeyden alıp ona baktım. 
Mahcubiyet ve kendi kendine meydan okuyan havasıyla durup öylece bakıyordu. Bi yandan da sarılıp beni azdırmaya çalışıyordu. Göz altlarındaki kırışıklığa rağmen yüzünde duran çocukluğa ait o masum ifade, gözlerime uzun uzun bakamayışı, beni sarmak isterken nasıl saracağını bilememesi yüzünden içim parçalanır gibi oldu, tutup kendime çektim ve sımsıkı sarıp boynumun altında kalan başına, dudaklarımı gömüp pis saçlarını öptüm ve "çok güzel kokuyorsun" adında bir yalan uydurdum. 
Böyle söylediğimde, o farkında olmadan hafifçe bana daha bi yapıştı gibi durdu ve hareketinden dolayı, bu sözümle mutlu olduğunu düşündüm.
Sağ elimi sırtından çekip başına götürdüm ve saçlarının arasında gezdirirken, koklayıp durdum.
Oysa saçları pis, bedeni tümden çirkindi ve doğrusu şu ki; çirkinliği karşısında masumiyetinin değeri daha fazlaydı. Üstelik onu sırf güzel olmadığı için cinsel olarak çekici bulmadığımın da farkına varmış ve bunu kabullenmiştim.

Daha 20 yaşında bir orospu olması, bedeni dışında ona henüz bir zarar vermemişti ve konuşurken utandığı belliydi. Sanki daha çok erkekliğimi hatırlatmak üzerine kurduğu cümleleri bile o kadar acemice ve sesi öylesine titrektiki, kendimin, henüz 18-20 yaşlarını hatırladım;
Beni sevsinler diye iltifat ettiğim yaşlı adamlar, çirkinliklerine rağmen sırf iriler diye yanlarında kendimi güvende hissettiğim için onlarla istedikleri kadar vakit geçirdiğim erkekler, sikimi sevdikleri için benimle olduklarını saklamayan züppeler, orta yaş krizine tutulmuş şımarık zengin erkek piçleri ve daha niceleri.

Oysa o günlerimde istediğim şey birini sikmek veya biri tarafından sikilmek değil, aksine birazcık daha fazla ilgiydi, birinin hayatımda olması veya daldan kopan yaprak gibi çöp muamelesi görmek değil, aksine bi yere, belkide birinin hayatına öylesine tutunabilmekti...

20'lik Orospu davranışlarıyla bana bunları düşündürtürken, hâlâ sarılıydık ve ben burnumu ona çaktırmadan çekip sızlayan direğimin acısını dindirdim. 
O da bu sırada sanki bir şey olduğunu anlamış gibi başını çenemin altından çıkarınca kaldırıp gözlerime baktı ve "ne oldu" diye sordu
-hiiç. böyle durmak hoşuma gitti" diye cevapladım.
Sonra elini sikime attı, bende elimi göğüslerine attım. Kafam kadar büyük memeleriyle oynadıkça sikim kalktı, o da iltifat etmeye başladı.
Bir kaç dakika daha birbirimizle oynaştıktan sonra kalkıp soyunduk ve  yatağa girmeden önce Bim'den aldığım kondomları çantamdan çıkarıp baş ucumuza koydum. 
Aradan bir kaç dakika geçtiğinde, deneme atışı yapmamın zamanı geldi diye düşünerek, kondomu baş ucumuzdan alıp, baş ucuma taktım. Bir kaç saniye geçtikten sonra hop diye patladım ve açıkçası zaten kendimi tutasım da yoktu. 
Yani erken boşaldım ve o buna rağmen "uu çok iyiydi" dedi. Güldüm ve bu sefer gerçekten onu öpüp "sağ ol" diye karşılık verdikten sonra memelerinin arasına başımı koyup sol memesini küçük küçük öperek o halde biraz daha kaldık.

Sonra kalkıp giyindim ve o "bi daha yapmıycak mıyız?" diye sorunca "ya artık kalkmaz. zaten dediğim gibi, uzun zamandır ilk defa bir kadınla oluyorum. böyle olması normal." diye cevapladım. bunun üzerine o "öyleyse biraz daha uzanalım mı?" deyince soyunup tekrar yatağa girdim.
Elini sikime atıp oynamaya çalıştı ve "bunu yapmak zorunda değilsin" diye karşılık verdim
-yo sevdim, o yüzden
-  :)
-gerçekten. üstelik büyük de. bu nasıl bana girdi ki? : )
-çünkü bunlar birbiri için yaratılmışlar" diye cevap verince "kahkahayı kopardı"

Bu şekilde sürüp giden muhabbetimiz sonrasında artık gitmek istediğimi ve eğer isterse zaten oda parasını vermiş olduğumuz için kalabileceğini söylememe rağmen, kalmak istemediğini ve arkadaşlarının kendisini merak edeceğini söyleyip o da giyindi, beraber çıktık.
Yolda öpüşüp "kendine iyi bak"ları ve "dikkat et kendine"leri bol bol harcadık ve ayrıldık.

Ondan ayrıldıktan sonra bi yere oturup sikim hakkında düşündüm de "demekki nasıl bir deliğe girdiğinin bir önemi yok. Sadece karşısındakiyle girdiği etkileşime bağlı bir et parçası" kararını aldım ve sonra gece akıp gitti.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

yazınız bayağı düşündürücü olmuş.

Adsız dedi ki...

kadınlarla olduğuna inanamıyorum!