Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

17 Haziran 2016

Hoş geldin.

Biliyorsunuz işte, ev arkadaşlarımdan birini, uyumsuzluğundan dolayı postalamıştım. Onun yerine ise, ilk ev arkadaşım olan ve hala ev arkadaşlığı yaptığımız arkadaşımın bulduğu yeni biri geldi.

Gelen çocuk iyi birine benziyor. Öyle kendi haline işinde gücünde biri işte. Ama fazla militarist bir tavrı var. Her şeyde konu bi anda kürt hakları ve sömürülen Doğu'ya bağlanıyor. Oysa ben sadece Kürt Hakları, Arap Hakları, Türk Hakları, İngiliz Hakları, LGBT Hakları vs savunmaktansa, insanı merkeze alan bir hak savunusu üzerine yaşamayı tercih ediyorum. Çünkü sadece bir ırka bağlı hak savunusunu sığ ve samimiyetten uzak buluyor ve bu şekilde davrananlardan da olabildiğince kaçıyorum. Tavsiyem; sizde onlardan kaçın. Nefretlerini size bulaştırmalarına izin vermeyin.

Hem zaten savunacaksak; sadece insanın hakkını savunmalıyız, insanı savunmalıyız. Her halükarda insan haklarını gözeterek yaşamalıyız. Bunun dışında olan tek başına kuru savunuları ve söylemleri çok iplemiyorum. Umrum dışı, çok ısrar edenleri ise, o anki genel tavır içinde trolleyip daha da kızdırıyorum. O kızdırma sonucunda ağızlarından çıkan köpükleri görmelisiniz ahahaha
Neyse ben yeni ev arkadaşıma döneyim.

Ya bi dakka ev arkadaşı falan diyorum da, iki tane ev arkadaşım varken adlarını hep böyle anmak biraz garip ve zor oluyor. Bunu kolaylaştırmak için onlara isim takayım da, bundan sonra onlardan öyle bahsedeyim; ilk ev arkadaşım fazla salaş ve boş vermiş biri,  aynı zamanda da her konu arasında kadınlardan bahseder, bu yüzden onun adı; Çapkın olsun. Yeni gelen ev arkadaşım ise dediğim gibi biraz fazla militarist ve bu yüzden onun adı Dinazor olsun.

Ya sanırım anlatmak istemiyorum. bu ara sadece uzanıp tavana bakasım var. Neyse görüşürüz sonra. Zaten konuyu da çok salakça buldum. Şu yazdıklarıma bak ya, allah aşkına siz bunları niye okuyorsunuz ki. Gidin Sefiller'i, Suç ve Cezaevi'ni, ya da Fareler ve İnsanları okuyun.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Canım o "Dinozor" olacak :)
Yazım hatalarına karşı takıntım var.

beygirniyazi dedi ki...

ben de bir şey düzelteyim, benim de yanlışlara
takıntım var... "suç ve cezaevi" değil, "suç ve
ceza". :p

Hayat_Erkeği dedi ki...

onları bilerek yanlış yazdım :))