Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

9 Ocak 2016

Ocak ayı, kendini farketme ayı

İçimden, şu son bir kaç aydır hayatımda olan bitenleri yazarak anlatmak konusunda hiçbir istek yok. Çünkü bu süreç içerisinde kendime çok kötü davrandım. Hatta o kadar çok kötü davrandım ki; gözden geçirdiğimde, kendimden midem bulanıyor.
Tüm olanları, yaptıklarımı, yediğim bokları sindirmek için biraz zaman gerekli.
-------
İnsan, kendisinden başkasına değer vermemesi gerekiyormuş. Bunu her defasında unutup, sonra aniden sanki yeni öğrenmişim gibi, tekrar hatırlamışken buluyorum kendimi. O arada da olan olmuş oluyor tabii.
Bi'de dün biriyle olan arkadaşça buluşmamızda  muhabbet ederken O söyledi "insanın ailesinden başka hiç kimseden sevgi dilenmemesi gerekiyor."
-------
O böyle söyleyince, ona çaktırmadım ama sanki başımdan aşağı buz dolu bir kova soğuk su dökülmüş gibi hissettim. Çünkü; ailemle bağım yoktu ve ben bundan olsa gerek, çok da farkında olmadan her karşıma çıkan kişiden sevgi dilenip durmuşum.
Ve işin en acınılası tarafı şu ki; dilenmemem gerektiğini ise dün gece yeni öğrendim..
Hani bir şey, hep gözünüzün önünde durur da, göremezsiniz ve göremediğiniz için aramaya devam edersiniz ya işte onun gibiydi bu. Sanki elimde tuttuğum anahtarı, kaybetmişim gibi harıl harıl aranıp durmak gibi..
-------
Ve üstelik o kadar çok dilenmişim ki; sokak ortasında ellerim açık öyle bekliyor muşum gibi hissettim kendimi.
Bu kötü, bu çok kötü bir şey.
O an hissettiğim şey, kendimin ne kadar değersiz ve sevilmeye aç olduğumdu. Hem insanlar niye sevsindi ki beni..
Sırf sevilmeye ihtiyacım var diye sevmek zorundalar mıydı.
Artık büyüdüm, kocaman oldum. Sizde büyüyün.
-------
Kendinize iyi bakın. Kimsenin size kötü davranmasına izin vermeyin. Kimseden sevgi dilenmeyin.
Kendi ayaklarınızın üzerinde durmayı öğrenin ve zayıf olduğunuzu, en yakın arkadaşlarınıza bile hiçbir zaman belli etmeyin. Tek başınıza ağlamayı bir an önce öğrenin ve her zaman tek başınıza ağlayacağınızı da unutmayın.


6 yorum:

İçimdekigay dedi ki...

Arkadaşım bazen ailemizin bizden istediği yada beklediği kişiler olamıyoruz. bu yüzdende geçmişe dönüp baktığında aile bağlarına bir uyumsuzluk sevgi eksikliği görebilirsin yani en azından benım yaşam deneyimimde bu böyle oldu. şartlar yada her ne bok bahaneyse olmadı işte bende ailemle güzel güzel bir masada akşam üzeri toplanmış yemekler yiyor, buzdolabının kapağı açılıp kapanıyor masaya bir şeyler geliyor ocakta güzel güzel yemek yenirken oğlum günün nasıl geçti istermısın bu yaz senı eğitimin için yaz kampına göndeerelim yada bu yıl ailecek bir yerlere tatile mi gitsek yada ailecek vakit geçirebilceğimiz bir şeyler yapalım dıyecek birikime sahip hem maddi hem manevi anlamda anne baba statüsünde sevginin aşılanabileceği bir yuva hayali kurup sonra bızımkılere baktıgımda babam kahveden çıkmaz yemek piştimi herkes oturur yer gider okulu soran yok aq anne şizofren baba desen inşaatta amele eve ekmek getirme derdinde ne sevgi görmüş ne bişey onun sevgi anlayışı sadece yuvasındakılerı doyurabılmek sevgıyı işte böyle veriyor.eee ortada somut bir sevgi görmeyince kalp uçup uzaklarda başka yerlerde konacağı bir dal aradı durdu. yuvadan reşit olunca koptuk o gün bugündür çırpınıyor konacağı bir yer arıyor. mevsimleri dağları tepeleri aşıyor yanılgıları oluyor bazen ağlıyor ıslanıp ıslanıp ağlıyor ama durmuyor kalbin ihtiyacı olan şey sevgi eğerki kanatları olan bir kalbin varsa ne yazsan boş o çırpınır durur. ama daha boktanı kırılan incilen ıslanan kalbinin sana geri dönmesi ve onu senin tek başına teselli etmem. aslında kendini sevmekle başlıyor sanırım herşey.. ya bunu hızlı hızlı yazıp geçiyorum ama içlerinden cımbızla al sana oturanı. oturmuyorsa koy götüne gitsin. kendi kalbimin derdine düşmüşüm, kendi yalnızlığımda, başkalarının yalnızlığından ortak bir şeyler çıkarmaya çalışıyorum. herşeyi siktiret ne geliyorsa başımıza o şarkılar yüzünden geliyor dilimizde kalbimizde vardır bir buse; özledim ben seni seninle bile, vuslat mı hasret mi adını sen koy, aşkınla yakıpda düşürdün bile, sevgimi nefretmi adını sen koy. ilk ve son aşkımsın falan filan sen bunu 40 kere söleyince gidip böyle bir şey almak istiyorsun sanırım :DDD daha ne şarkılar. üzerine ay ben sevgilim seviyorum çok mutluyum ıyıkı varsın sen harikasın hiç bitmedi ilişkimiz diye bir şarkı dınlemedın hiç :D en olumlu şarkıda bile hiç gitme yada bitmesin diye birşeyler geçiyor. biz insanoğlu başlarken bitirmiş ölüm bitiş hep biryerde duruyor. bastırılıyor. hastalanınca hani aklına geliyor ya ölüm saglık işte kaybedince yada ihtimali doğduğu anda başlıyor hastalık gbi aşkartık okadar çok şey etkiliyorki ilişkileri düzeni sevgiyi onu bunu paralelin bile etkisi vardır. afrikada kanat çırpıp tarlabaşında benim hayatımı olumsuz etkileyen kelebeği bulup kanatlarını yolmak istiyorum. umarım biraz tebessüm düşer yüzüne. ne hissediyorsan bende hissediyorum. kocaman evrende zerre kadar bir çöpsün. sen yalnızsan bende yalnızım oda yalnız ferrarisi olanda yalnız ailesi çok ıyı olanda yalnız hayallerını gerçkeleştirmiş olanda yalnız 20 yıllık evli olanda e o zaman sen ben o kendi içimizde yalnızız biz nıye yalnızız lan...

Hayat_Erkeği dedi ki...

laaan bu ne biçim yorum. her şey içiçe karışmış :DDD
gülmekten derdimi unuttum amk

İçimdekigay dedi ki...

aq ben ne saçmalmaışım lan yazdıklarımı okudum da sesli güldüm allah belamı vermesin ya.:D

anonın dedi ki...

Sevgi dilenen sevgilim olsun balici,tinerci olsun :) olsun da :(

Adsız dedi ki...

Nerelerdesin :(

MY dedi ki...

"Aileden başkasından sevgi dilenmemek" Bu kadar kolaycı, beleşçi, umutsuz bir yaklaşım olamaz. Ailenden sevgi dilenirsin çünkü onlar ailen, seni sevmeye mecburlar. (Ki birçok örnekte olduğu gibi yine de sevmiyorlar). Önemli olan zorunda olmadığın halde birilerini sevmek ya da birilerinin sevgisini kazanabilmek. Ya da zor olan birini sevmek, kendini sevdirmek.

Kaldı ki sevmek adına kim ne bilir ki bu konularda büyük yorumlar yapsın. (Mesela ben sevmeyi hiç bilmem, gerçekten bilmem, hatta sık sık sosyopat olduğumu falan düşünürdüm ama değilmişim sanırım. İşaretler onu gösteriyo yani.)