Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

21 Kasım 2015

Güzel Yazı Defteri ve Bayat Pasta

İnsanların kafası fazla karışık, benim ise zaten kafam yerinde değil.
Hayatımdan, beni mutsuz eden her şeyi çıkardığımdan bu yana kendimi toplayamıyorum.
Sahi siz hayatınızda bu kadar çok şey varken; nasıl mutsuz oluyorsunuz?
ve hâlâ mutsuzsanız, neden hayatınızda bu kadar çok şeyi tutuyorsunuz.

Geçen gün ortaokuldayken bana aşık olan kızın yüzü aklıma geldi.
O tatlı burnu, ip ince elleri, bir de güzel yazı defteri.
Rüzgâr esti, rüzgârla beraber sanki onun kızıl saçları önümde uçuştu.
Sonra okulda onun bana çıkma teklifi ettiğinde kabul etmeme nedenimi anımsadım,
aradan 17 yıl geçmiş, şimdi yeni hayıflandım.
Kıza da üzüldüm. Bir hafta okula gelmemişti.
Ama keşke benim orta okulda da kafam karışık, onun babası subay olmasaydı.

Ben doğmadan önce ailem köyden kovulmuş, çırılçıplakmışcasına şehre sürülmüşler. O yıl ben doğmuşum, babam inşaatlarda briket ve çimento hamallığı yapmaya başlamış, abim bir fırın da gece vardiyasına başlamış, iki hafta sonra diğer abimi de almış yanına. Fırın sahibi günlük yevmiye yerine onlara bayat ekmek ve pastaları verirmiş. Ben o bayat pastalarla büyümüşüm.
Keşke o kızın babası subay olmasaydı, ben olanları hiç bilmeseydim.

İşte dediğim gibi; insanların kafası fazla karışık,
benim ise; bayat pastalardan olsa gerek kafam zaten hiiç yerinde değil.



4 yorum:

Melo Dram dedi ki...

Yazdım yazdım sildim. Sonra da tek bişi söylemek istedim; mutsuzum. Neden, niye bilmiyorum. Değiştirmek için de hiç bir şey yapmayacağım.

Adsız dedi ki...

Seçeneğin varda sen yapmıyorsun öyle mi ?

eşcinsel dedi ki...

Yazı güzelmiş, çok hoşuma gitti. Bana da ortaokuldayken aşık olan kızı aklımda getirdi, kız beni evine götürüp annesiyle tanıştırmıştı, ders falan çalışmıştık, birkaç kez. Şimdi hatırlıyorum matematik çalışmıştık, kızın matematiği zayıftı ve sınıfta matematiği en İyi olan bendim. İşte şimdi herşey birden aydınlandı.
Melo'nun adsız yorumuna çok güldüm. Gün gelir dertsizlik derdi olur insanın.

Adsız dedi ki...

Bırak kendini acindirmayi. Biz ayda 1 yer yemezdik pasta. Sen her gün yiyormussun bi de sizlaniyon