Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

14 Haziran 2015

nezaket

Sıkıldım her şeyden. Yalancıktan selamlaşmalardan, yürütmek zorunda kaldığım komşuluk ilişkilerinden, soruşmak zorunda kaldığım arkadaşlıklardan hepsinden sıkıldım. Kimsenin beni tanımadığı bir yerde sağır ve dilsiz bir adam veya hafif terelli biri olarak yeniden hayata başlamak istiyorum. 
Hafif terelli olmak güzel aslında ne azından canım istediğinde selam veririm, canım istediğinde selam alırım. hem o vıcık vıcık muhabbetlerden de kurtulmuş olurum. İçimden gülmek gelmediği için, yaptığı esprilere gülmediğim için bana kırılan insanlardan da sıkıldım.

Sıkılıyorum bu hayattan, aslında hayatten değil de, nezaketen yaptığımız her şeyin bir zorunluluğa dönüşmesi beni sıkıyor. anlıyor musun?

Hiç yorum yok: