Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

5 Mayıs 2015

sıkıcı şehir hayatına renk katan tarihi surlar

 

o tarihi surların dili olsada anlatsalar millete; 
sana nasıl sıkı sıkı sarıldığımı,
nasıl da nefesini içime çektiğimi.

anlatamazlarki kuytu bir köşede senin nasıl da beni beklediğini,
 gördüğün ilk anda yüzüne yerleşen o tarifsiz sevinç ifadesini.

ahhhh keşke o surların dili olsada konuşsalar, 
iki fatihin nasıl da sert bi şekilde saatlerce çarpıştıklarını..


2 yorum:

Şeker Oğlan dedi ki...

Çok beğendim ;)

kondom dedi ki...

harikaydı :)