Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

24 Nisan 2015

çızıktırdım

Öylece durup bana baksın istedim. 
Güzel değildim ama yine de bana aşık olsun istedim. 
Hem güzel olduğum için değil, sadece ruh eşinin ben olduğumu bilsin diye aşık olmalıydı. 
Ama bakmadı, ruh eşi olduğumu görmedi, aşık olmadı.

-----
Sokağın ortasında yürürken gördüm ve gidip çarptım. 
Beni farketmedi, sadece canını yaktım. 

----
Kimseye bakmadan yürüyordu, kimseyi görmüyordu, neredeyse kendinin farkında bile değilken beni görmesi imkansızdı. Görmedi öylece kaybolup gitti.

-----
Kalabalığın içinde bile yapayalnız durabilmesi, işte bu hâli canımı yakıyordu...

-----
Sanırım dünyada yalnız kalmak bir tek ona ve bana yakış-mıyordu. Ama buna rağmen ikimizde yalnızdık.

-----
Kimsenin onu sevmesini istemiyordum. 
Onun da kimseyi sevmesini istemedim. 
Hayır sevmeye veya sevilmeye layık olmadığını düşündüğümden değil, 
benden başkasının onu sevmesini istemediğimdendi. 
Çünkü onu sevmeyi hak eden tek kişi bendim. Hiç kimse değil.

-----
Kocaman şehirlerde yaşamasına gönlüm hiç razı olmadı. 
Ama her sene taşındı durdu. 
Benden habersiz benden kaçması, işte bu canımı yakıyordu..

-----
Bol virgüllü bitmeyen cümlelerden oluşuyordu hayatı ve ben onun, virgülden sonra kurduğu cümledeki nokta olmak istiyordum.

-----
Kitapların arasında sakladığı kurutulmuş bir gül gibi solgundu rengi, öyle romantik büyük bir trajediydi. 

------
Sebebini bildiği bir derdi vardı; aşık olamıyordu...

----
Otobüs durağındaki o birbirini tanımayan mutlu kalabalığa karıştığında anladım,
o da herkes gibi olmak istiyordu...

Hiç yorum yok: