Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

17 Mart 2015

insanlık hallllllllllleri



sırıtmaya dönüşen sahte tebessümleriniz
sizli bizli muhabbetleriniz
öküz gibi kafa tokuşturarak çektiğiniz selfieleriniz
evet, hepsinde de çok güzelsiniz.

söylemeye korktuğunuz gerçekleriniz
ilk defa gördüğünüz birine seni seviyorum deyişleriniz
her gün başka birini terketmeleriniz 
evet, çok samimisiniz.

kıramayıp verdikleriniz
hayatınızın içine sıçmaları için yer açmalarınız
terkedilirkenki içten ağlamalarınız
evet doğru, yapayalnızsınız.




9 yorum:

Adsız dedi ki...

Yalnızlık

beygirniyazi dedi ki...

ben duygularımı size açarken, elinizdeki kaşıkla boş kapuçino fincanının dibindeki köpüğü şap şap yiyişiniz... evet, siz çok güçlüsünüz.

Hayat_Erkeği dedi ki...

@beygirniyazi yazdığın cümleye küçük bir dokunuş yaptım, şöyle olsa olur mu?

ben duygularımı size açarken,
elinizdeki kaşıkla boş kapuçino fincanının dibindeki köpüğü şap şap yiyişiniz...
evet, çok ilgilisiniz.

beygirniyazi dedi ki...

:) olur.

"evet, çgayet iyi dinliyorsunuz" da olabilir.

Hayat_Erkeği dedi ki...

olmaz :)
nedenine gelince, kendimce şöyle açıklamak isterim;

cümle "dinliyorsunuz"la bittiğinde, sanki verilmek istenen o içtenlik, samimiyet duygusu biraz eksik kalmış gibi geliyor.
bunun nedeni kelimenin çok fazla sert harf barındırması da olabilir.

ama "ilgilisiniz" ile bittiğinde, hem karşısındakinden kendisine gösterilmesini umduğu "dikkat"i, "beklenti"yi belirtip adeta altını çiziyor gibi bir his, algı veriyor.

ayrıca "dinliyorsunuz" kelimesi biraz ukala bir ses tonu da barındırdığı için, sanki kullanılmaması daha mütevazi durur gibime geldi. naçizane düşüncelerim.

beygirniyazi dedi ki...

bence en güzeli benim ilk yazdığım, çünkü o kaşıklama bir güç gösterisi.

halbuki esas güç duygularını açıklamaktan korkmamaktır.

Hayat_Erkeği dedi ki...

ikili bir diyalog başlamış olduğu için, ordaki taraflardan birinin kapuçino'yu kaşıklaması ve hatta başlı başına "kaşıklama" kelimesi, bana direkt olarak "ilgisizliği" çağrıştırdı.

zaten ordaki kaşıklamak, bir anlamda; aslında sen istediğin kadar konuş seni dinlemiyorum, seninle ilgilenmiyorum" anlamına geliyor. sessiz bir anlatımın hareket ile dile gelmesi olmuş.

dolayısıyla, ordaki kaşıklamak çağrışım olarak bende ilgisizliği akla getirince, cümle sonunda "ilgilisiniz" kelimesini kullanmak, kendinden önceki cümlede geçen harekete cevap verir mahiyette olduğu için, cümle sonunda "ilgilisiniz" kelimesini kullanmak daha uygun gibi durdu. yine de en "hayır" dersen "tamam" derim :)))

beygirniyazi dedi ki...

hahaha :) ben başımdan geçeni daha iyi biliyorum, yorma beni.

Hayat_Erkeği dedi ki...

ama burada senin başından geçen bir an'ı, benim şiirin içine yerleştirmeye çalışıyoruz. bu yüzden şiirin akışının, senin olayınla kopuk bir hal'e gelmemesi lazım. uğraşım ondan. yoksa başından geçenin, başım gözüm üstünde yeri var.
biliyorsun :)