Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

10 Kasım 2014

hikâyenin devamı

iki küçük kahve kupası'nın devamını yazdım ve değişiklik yapıp bu sefer Gzone'da yayınlandım. Hani eğer içinizde "bu çocuk yine ne bok yedi, ne haltlar karıştırdı" diye merak edenler varsa, şuraya tıklayabilir mi lütfen :) http://gzone.com.tr/g-zone-kasim-sayisi-yine-dolu-dolu/

1 yorum:

beygirniyazi dedi ki...

canım hayat erkeğim, üzücü bitmiş. üzücü olmasının nedeni onun gitmesi değil, senin arzuladığın sıcaklığın peşinden böyle savrulman. kıyamam sana. :) ama bulacaksın bence, kalbini sıcak tut.