Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

11 Kasım 2014

ben böyleyim ya, işte iyice dengesiz oldum çıktım. sen nasılsın?

aaahhh keskin nişancı biri, beni en iyi silahıyla vursun lütfen. Yani yaralamak için değil de, direkt öldürmek için olsa daha iyi olur. Hatta direkt kalbime nişan alsın, tek seferde ve acısızca öleyim. Hem zaten bütün suç kalbiminken ondan vurulmak en güzeli olur. Hak yerini bulur.
Hem öleyim de bunca saçma sapan şeyle uğraşmayayım. Zaten ölümün de nasıl bir şey olduğunu merak ediyorken, gönüllü olarak öldürülmek de güzel bir tercih olabilir.

Aslında düşününce yaralamak için de vurabilir. En azından ibo'nun Asena'yı topuklarından vurdurttuğu gibi beni de topuklarımdan vurun. Hareket edemeyeyim, yerimden kıpırdayamamayıyım.
Ama tabii vururken canımı da fazla yakmayın. Sadece bir süreliğine yürüyemesem yeterli.

Hatta bir süreliğine sadece yatağa mahkum kalayım da bir yere gitmeyeyim. Çünkü gidince kalkıp Öküz Herif'e gidiyorum.
Evet dün gece yine kalkıp ona gittim. Kapısına dayandım çaldım açmadı, yalvardım açmadı. "Komşular rahatsız oluyor" diyerek kovdu beni. Binanın kapısında bir arkadaşımı bekliyormuşum gibi onun aşağı inmesini bekledim inmedi.
Öyle bekle bekle bekledim. Ama iplemedi.
Havada soğuktu biraz üşüdüm. Burnum sık sık akmaya başlayınca ğııık diye yere sümkürdüm ve oradan geçen biri bana tesr ters  baktı. Ben de tesr ters ona baktım ve bakışlarımla korkutup, onu yendim. Adam gitti, ben üşümeye devam ettim.

Öküz de inmedi aşağı. Mesaj attım bir kaç tane, cevap vermedi. Whatsapp'den gelemem falan gibilerinden bir şeyler yazdı. Siklemedim, bekledim. Ben bekledim ama o inatla gelmedi. Beklerken baktım az ilerde arabası duruyordu, gittim arabasının yanına ve "camını kırayım da insin aşağı" diye düşündüm. Elime bir taş alıp cama küçük küçük vurmaya başladım. Ama sonra bir sürü masraf çıkacak diye vazgeçtim. Keşke araba camları ucuz olsaydı da rahatça kırabilseydim. Ahh fakirlik ne pis bir şey. İnsan öfkesini bile doğru dürüst yaşayamıyor. Oysa zengin olsam böyle olur muydu. Peh tek seferde indirirdim arabanın camlarını ve o aşağı inecek, böylece biz de kavuşmuş olacaktık. Ama araba camına ayıracak param yok bu ara ve bu yüzden cam sağlam kalmalı, biz ayrı olmaya devam etmeliydik.

Bir ara elimdeki taşın sivri tarafıyla arabaya "hayat erkeği burdaydı" diye yazmayı düşündüm, ama bu sefer de araba boyasının da pahalı olduğu aklıma geldi. Yine fakirlik beni alt etti ve öylece burnumu çekip arabaya bakakaldım.

Bu süre zarfı içerisinde üşümeye devam ettim, penceresine bakmaya devam ettim ama o hiç çıkmadı. Piç orospuçocuğu göt. İbne ya. Ya sen kimsin nesin yani. Ben kalkıp teee eben ammından çıkıp kapına kadar gelmişim ve sen beni iplemiyor, dışarı bile çıkmıyorsun. Hayır yani ne boksun sen ya. Bi kendine gel. Bana bak, ben tee nerelerden geldim, sen nasıl dışarı çıkmazsın ya? şerefsiz maymun.

Ama çıkmadı işte. Ben kendi kendime sinir olup, orda öylece mal mal durdum düşündüm;
niye burdaydım ki; yani adamı zaten sevmiyorum, ondan nefret ediyorum, hatta öldürmek de istediğim zamanlar oldu. Ama işte bunlara rağmen burdaydım. Yani burda ne işim var. daha geçen akşam yurtdışına kaçak gitmenin yollarını arıyordum, ama şimdi bu öküz'ün evinin önünde onu görmek için can atıyordum. Hayır yani ne oluyor, ne yapıyorum. Valla sağımı solumu iyice şaşırdım. iyice dengesiz oldum çıktım.
ne yapıyorum ben böyle ya. Valla kendimden bi bok anlamadım.

Allahım beni niye böyle karışık kuruşuk, yarattın. Niye böyle herkes gibi düz yaratmadın.Ne olurdu yani benim de "evet"im evet, hayır'ım hayır olsaydı. Olmaz mıydı ha?
Keşke öyle yaratsaydın. En azından şu küçüçük aklımla bu kadar karışık kuruşuk şeylerle hayatımı geçirmiyor olurdum. Kafam allak bullak olmazdı.

Üstelik hayatıma onca piç girip çıkmışken ve hayatım artık dikiş tutmayacak şekilde yalama olmuşken ben bu öküz'e niye takıldım. Üstelik aylarca hiç aklıma gelmediği bir anda kalkıp bu saatte buraya gelmekde ne oluyor?
allahım cevap verir misin? Sana soruyorum. bu işleri başıma sen sardın ve cevabı verecek olan da sensin.cevap ver allahım. niye  burdayım, niye buraya gelmeme izin verdin. Bu saatte ne yapıyorum ben burda?

Ondan bu kadar nefret ederken kapısında ne işim var. Onu görmek için bu kadar hevesle koşa koşa gelmek de ne oluyor. Üstelik hava soğuk burnum akıyor. bilmem farkında mısın?

Hayır allahım bana  cevap vereceksin, öyle susamazsın. Konuş benimle, gönder meleklelerinden birini, söylesinler niye böyle oluyor.

Üstelik alkol alan biri olsam "sarhoşum ne yaptığımı bilmiyorum" der yırtarım, ot mot kullanan keş olsam "kendimi kaybettim, burda buldum" derim ama biliyorsun hayatım boyunca iki üç fırt dışında hiç almadım ve alanlardan da hep uzak durdum. Ama tüm bunlara rağmen sanki hep almışım gibi şu an burdayım ve neden burda olduğum konusunda da bir fikrim bile yok. Üstelik dün gece de kalkıp gelmiştim ama son anda kendimi kandırıp "şimdi gece vakti rahatsız etme insanları" diyerek geri dönmüştüm eve. Onun haberi de olmamıştı. ama şimdi artık onun da haberi var ve ben bu boku neden yediğimi de bilmiyorum.

Hadi allahım bana kafayı yedirtmeden, bunu neden yaptığını söyle. Niye beni buralara getirtiyorsun, neden gelmeme izin veriyorsun. konuş benimle. Susma öyle!"

dedim ama olmadı. Gece vakti öyle orda kapısında dikildim kaldım. Piç inmedi de aşağı. Sonra döndüm eve geldim, tek başıma uyudum.

5 yorum:

Adsız dedi ki...

karilik yapior resmen. tmm biz de bekledik kapilarda ama kariydi, fitratinda vardi.
bu sikli dassakli bisey oysa.

Adsız dedi ki...

Yazdiklarn cok hosuma gidyr bayadirda takip ediyrm seni bayanm 25 ysndym Taksimde oturuyorm tnsmk istrm

Adsız dedi ki...

Yazdiklarn cok hosuma gidyr bayadirda takip ediyrm seni bayanm 25 ysndym Taksimde oturuyorm tnsmk istrm

7 kocalı dedi ki...

çarpılıcan haberin olsun :)

Hayat_Erkegi dedi ki...

birinci adsız: karılık yapmıyor, ailesiyle aynı apartımanda yaşıyor. o yüzden öyle yaptı.

ikinci adsız: bir kaç yıl önce tövbe ettim tanışmalara. çok sevgiler.

7 kocalı: allahım korusun.