Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

2 Eylül 2014

döndüm evime çok şükür

Hani şu yazıda yazmıştım ya; (yazı) işte o günden bu yana evimi görmedim.
Sanırım 1 aydır evimde uyumak yerine, sağda solda uyuyup uyanıyorum. Kendi evinden uzak kalmak zorunda kalmak ve bu arada kira ve faturaları da ödemek insana fena koyuyor. (özellikle kalmadığın bir evin faturasını ödemek resmen götünde bazuka etkisi yaratıyor. Hele kullanmadığın internet parası, apartman temizlik parası vs. ohoooo)
Bazen dışardayken "kira yazıyor bari gidip evde oturayım da boşa yazmasın" gibi cümleler aklımda geçmiyor değil, ama yine de tuttum kendimi.

Çünkü eve gittiğimde Öküz'le karşılaşacaktık ve ister istemez sevişecektik ve sevişince de yine ayrılamamış olacaktık. Yani; yine en başa almış olacaktık.



İşte tam da bu ayrılık konusunda şunu söylemeliyim ki; bu son barışmamızda da güya konuşmak için bir araya gelmiştik. Konuşmayı da bayaa ciddi ciddi istemiştim. Çünkü adama iyi kötü 2 yıl geçirdim ve şimdi dönüp sanki hiçbir şey olmamış gibi bir anda tüm ilişkiyi kesmek bana çok acımasızca ve insanlık dışı geldi. Hazır o da mesaj atmışken oturup konuşmamızın iyi olacağını düşündüm ve bir araya geldik.

Ama bir araya geldiğimiz yer benim evin salonu olunca, yer minderlerine oturduktan bir kaç dakika sonra, konuşmak yerine sevişmiştik ve sonra da işte böyle böyle kendimiz yine ilişki içinde bulup ve çıkmaya devam etmiştik.

Oysa sevişip boşaldıktan sonra aklıma gelmişti ve kendi kendime "lan biz konuşmak için bir araya gelmiştik, sevişmek için değil" demiştim. Ama işte geç kalmıştım ve biz sevişince, ilişkimiz de otomatikman yeniden başlayıvermişti.

Durum böyle olunca, bizim ilişki de aslında yolda kalmış eski bir arabanın iteklenerek yürütülmesinden başka bir şey değildi. Hep zarzor yürüyüp gidiyordu. Sonra işte düşündüm taşındım ve en iyisinin de onunla karşılaşmadan bu ilişkiyi bitirmenin olduğuna kanaat getirip, sırt çantama bir kaç parça eşya attım ve  evimi gerimde bırakıp siktir oldum çıktım. Şimdi ise evimden başka her yerde yatıp kalkıyorum. arkadaşlarımda, dostlarımda, gece tanıştığım piçlerde ve sabah olsun diye bar bar gezmelerdeyim.

Ama çok şükür hepsi bitti. Artık sağda solda yatmayacağım. Bu gece itibariyle evime döndüm.
Şu an evin her tarafı kocaman bir sessizlik ve seksizlik ile kaplı. Sanki bu duvarlara hiçbir zaman onu dayayıp sikmemişim gibi sesksiz, sanki o beni şu kanepeye yatırıp rimming yaparken ben hiç bağırmamışım gibi sessiz. Öyle işte. Oysa daha geçen ay'a kadar bu duvarlar spermlerimizle yıkanıyordu, etrafta bol bol pipilerimizi sildiğimiz iğrenç kokuşmuş peçeteler uçuşuyordu. Şimdi hiçbiri yok.

Oysa biliyorum ki; ondan ayrılmak konusunda o kadar geç kaldımki anlatamam. Hele ki bir de duygusal yıpranmalarımı saymıyorum bile. İnsanlıktan çıkmama ramak kalmıştıki onu evimle beraber gerimde bırakmanın tüm insanlık için en iyi karar olduğuna karar verip, siktir oldum gittim.

Tabii o da bu arada boş durmadı. Sürekli aradı yazdı vs. Ama siklemedim. Sonuçta kararımı vermiştim ve asla dönüş olmayacaktı. Asla olmayacak da. Artık o geçmişimde kalan bir leke oldu çıktı. Sikimde bile değil. Yani kısacası: çok şükür bunda da ölmedim, sadece yaralandım.

cümlelerime son verirken az önce aklıma gelen şu sözcüklerle veda etmek istiyorum: yaralarım kabuk bağladı, dokunucak olursanız hepsi düşecek ve canım çoooook acıyacak...

Hiç yorum yok: