Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

23 Mayıs 2014

Twitter Kapandı

Sakin olun  hükümetin bir şey yaptığı yok. Sadece ben sıkıldım ve twitter hesabımı kullanmamaya karar verdiğim için Twitter Kapandı dedim.
Zaten göt-meme-sik'den başka bir şey yazmıyordum. Onları da burda yazarım. Hem ayrı ayrı yerlerde vakit geçirmektense bir tek blogumda yazmak daha sade ve rahat geldi bana. Zaten etraf bir sürü saçma sapan tiple doldu taştı, kimseyle ordan da ayrıca yüz göz olmaya gerek yok. Ordaki bir kaç tweeti de buraya alıyorum, hepinizi en güzel yerlerinizden öpüyorum.
İşte o şok tweetler:

Bi kahve içseks hiçbi şeyimiz kalmayacak

Ben sana gizlice şiirler yazayım, sen de onların sana yazıldığını bilmeden bana oku..

Sıradaki tweet, sonraki durağa kadar aşık olanlara gelsin:
..ve senle o kadar güzel bakışıyordukki, ineceğim durağı kaçırıyor olmak sikimde değildi.

Hatalarından ders almayı öğrenmek demek, aslında önyargılarına bir yenisini eklemek demektir.

o kadar çok hata yaptım ki ve o kadar çok şey öğrendim ki.. hep daha güzel hatalar yapmak için yaşamaya devam ediyorum.

benden adam olmaz, ben ibneyim.

İstiklal'deki şaklaban dondurma satıcılarını gördüğümde tokatlamak istiyorum.

Güzel şarkılarına bok gibi klipler çeken tek sanatçısın amk

Yokluğunda beni avutacak çok yarrak buldum. Yani gidişin hiç koymadı bana..


Seni benden başka hak eden yok, Beni de senden başkası hak etmiyor..

çok şey anlatan, en masum kelime: kırıldım..

İkiz gibi aynı kıyafetleri giyinen sevgililerden birini öldürsem kaç yıl yatarım?

Sevgilim koyu sol'cu olduğu için trafikte de sağ'ı hiç siklemez, hep en sol'dan gider.

Az önce adamın biri ğığ diye aniden yere sümkürünce beyni burnundan kaldırıma düştü.

Allah insanın bir yerinden alıp, bir yerinden verirmiş. Bana nerden verip, nerden aldı çözemedim gitti.

Tecavüze uğrayanın, tecavüzcüsünü öldürmesini destekliyorum.

Baktım olmuyo "mutluluk" dilemek yerine "allah belanı versin" der geçerim

cahille sohbeti kestim, konuşacak kimse kalmadı :(

Eski sevgililerimin hepsini unuttum. Sokakta görünce sevgili olup olmadığımızı bile anlayamıyorum. Tanıdık biridir diye selam verip geçiyorm

Ben seni, sen de beni sev diye değil, ben seni karşılıksız seviyorum.

Sevgilime "beni neden seviyorsun" diye sordum, cevap olarak "çünkü çok salaksın, çabuk kandırılabiliyorsun" dedi ve beni öptü.

Sevgilinizle whatsapp'da yazışırken "yine -de -da 'yı yanlış yazdı" diye içinizden geçiriyor musunuz?

Olum insan Kız Kulesi'nin karşısındaki taşlara oturup, romantizm yaşamaya kalkışırsa cırcır olur lan.

Yalnızlıktan bunaldığımda, metrobüse biniyorum hiçbi şeyciğim kalmıyor. Hatta yalnızlığıma bile şükreder hale geliyorum.

"en ahlaklı olanınız ben ve benim gibi düşünenlerdir" adlı yaşamlarınız, midemi bulandırıyor.

Aslında sadece ikimiz bile bu dünyaya yeteriz. Diğer insanlar neden var anlayamıyorum..

Yalan söylüyorlar matmazel. Gerçek şu ki; hepimizi sikecekler.

"Sevildiğinden emin olduğu için şımarmak" diye bir şey var. Şımarıklığın en tatlı halidir. İnşallah herkes tadar.

Sevgisiz kalan insan ya ölür, ya da öldürürmüş..

Mutsuzluğunu anlatmak için milyonlarca cümle kurabilirsin de, mutluluğunu nasıl anlatacağını şaşırıp, mal gibi kalırsın.

George Orwel'ın 1984 adlı romanını okumaya başladım. Atatürk'ün yaptığı inkılapları ve nedenlerini anlatıyor.

Cemaat memaat anlamam. Bence emniyetin, bir an önce kendi içindeki Apaçi Polis'lerden kurtulması lazım.

küçükken; aynı soyismindeki herkesin akraba olduğunu sanıyordum.

Çarpılmıyım diye yere dökülen cips, çerezlere basmamak için ordan oraya sekerken partide en iyi kırıtan oldum çıktım.

Dönsen bana sanki hiç ayrılmamışız gibi. Ya da dönmesen, hiç tanışmamışız gibi..

güzel çıktığın fotoğrafın binlercesini el ilanı olarak bastırıp, herkese dağıtmak istersin ya.. işte o kadar mutluyum :p

Dedim ama ben sana "beni yalnız bırakma, yanlış yaparım" diye.

aşk acısı yoktur, kuyruk acısı vardır.

Kahve için acele edelim. Soğumamalıyız..

Bir hiç uğruna ya rab, ne hayaller kuruluyor..

Onu sevdiğimi bilmesin.. Bilmesinki ağzıma sıçamasın.

Belki biri de benim fotoğrafımı açıp, yüzümün en ince ayrıntısına kadar inceliyordur, kim bilir?

belki de yalnızlıktan kudurmuşumdur da haberimiz yoktur.

-benden ne istiyorsun? 
-seni istiyorum. ama bir seferlik değil..

Biri gelse de kalsa artık. Hep gitmek için geliyorlar..

işte o zaman daha iyi anlamıştım “seni sevdiğime” inanmadığına. elimden bir şey gelmedi, seni sikerek kendime inandırmaktan başka..
 
 (Dipnot: tüm tweetleri sileyim dedim ama silmeye üşendim. Çünkü 3.600 taneden fazla tweet atmışım. 200 taneden faslasını sildim galiba, ama işaret parmağım ağrımaya başlayınca silmeyi de bıraktım. Neyse hesabı kapıyorum, burdayım sadece. Öptüm çok XOXO)

Hiç yorum yok: