Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

23 Nisan 2014

öylemesine

Şu an saat sabahın körü. Uyku tutmadı, uyandım etrafı izledim biraz. Sessizliği, seksizliği dinledim azcık. Sonra yatağa dönüm. Öküz Herif uyanmış. Bana bir sürü küfürler etti. Ağzıma sıçtı falan filan. Çünkü dün gece uyumamam gerekiyordu, çünkü dün gece onun ayarladığı birilerini misafir edecektik ama ben saat 22:00 gibi uyuya kaldım. Aslında hep böyle oluyor. Ne zaman sözleşsek, ne zaman birini yatağa atacağımızı kararkalaştırsak, ne zaman birini aramıza alıp sikeceğimizi belirlesek ben uyuya kalıyorum. Hem de öyle böyle değil. Resmen savaş çıksa, hatta beni ipe götürseler, hatta olmadı beni kesseler yine de uyanamam.  Gayet huzurlu ve rahat bir şekilde uyuya kalıyorum. Uyandığımda ise işte biraz küfür ve azar işitiyorum o kadar.
Başka şey yok.

Az öncede aynısı oldu. Uyuya kaldığım için küfürler azarlar işittim ve sırf uyuya kaldığım için henüz kimseyi kaşar niyetine aramıza alıp bir tost yapamadık gitti.

Neyse işte biraz söylendi, rahatladı ve bende onu öpünce eteklerini suya indirdi. Suya indirme sahneleri çok güzel oluyor. Böyle kızgınlıkla kızgın olmamak arasında bi yerde gidip geliyor. Kaşlarının çatılmaya başladığı ilk anda onu öpmeye başlıyorum ve gerilimi bitiyor. Geriliminin bittiğini öpüşürken derin derin hofflamalarından anlıyorum ve birde öpüşlerime karşılık vermesinden. İşte o anda biraz daha devam ediyorum ve sonra öfkesi bitmiş oluyor.

Bu sefer de böyle oldu ve sonra ikimizin de siki kalkınca devam ettik. Bir 5 dakkalık sakso muhabbetinden sonra, sıra sikişmeye geldi ve kondom takıp işimizi gördük. İş bittikten sonra farkettim ki etrafı çok güzel dağıtmışız.
Çünkü sevişirken kendimizden geçiyoruz. Sanki ne gerek vardı ki bu kadar dağıtmaya. Sevişiyor muyuz, kavga mı ediyoruz belli değil.
Sevişme sonrası o banyoya girerken ben etrafı topladım, vazoyu yerine (lan bi dakka vazonun yatakta ne işi varki? acaba bi yerimize mi soktuk veya bi yerimizi mi vazoya soktuk) kitapları raflarına, telefonları küçük masanın üzerine, bilgisayarı işte getirip önüme bıraktım ve bunları yazıyorum.
Üstüm hala çıplak ve o hala banyoda.

Hah çıktı. Bana bakıyor "hadi şimdi ne bok yiyeceksek ye. Ne olurdu sanki gece uyumasan"larla başladı başımın etini yemeye. Ben de hiç siklemez gibi yapıp sikleyerek bu cümleleri yazıyorum.

(1 saat sonra) Öküz Herif fena haşladı beni ve yine yatağa girdi. Söylene söylene uyuya kaldı. Hatta şu an horluyor. Horlamalarından önce en son "çok bencilsin" deyip duruyordu. Tamam falan dediğimi hatırlıyorum ve sanırım gerçekten de bencilim.
Üff ya bu arada o fena horluyor. Durun yastığını kıpırdatayım da horlamaları dursun.

(yastık düzelttikten sonra) tamam sustu. En azından yatak odasında bir kara tren çufçufu yok şu an.

Ya bir de ben bugünlerde çok sıkılıyorum. Öyle böyle değil. Gayet bildiğin  sıkılıyorum ve patlamak istiyorum. İşte öyle.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

yok artık, aranıza birisini almak mı? düşündüğümden farklısın. gerçekten geniş bir mideniz olması lazım

Adsız dedi ki...

harikasınız. tam beklediğim gibi çıktın. keşke 3. ben olsam. hatta bir arkadaşım var, o da 3. olmak istiyorum. ben yorulunca o katılır. harikasınız. sizi seviyorum. sevgilinde blog açmatı düşünüyor mu? şimdiden ona da hayran kaldım.