Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

8 Mart 2014

İnsan neden sevilir, nasıl sevilirse mutlu olur...

Bu sabah sevgili Öküz'üme "en çok neyimi seviyorsun? beni neden seviyorsun?" diye sordum, o da "çünkü salaksın. çok çabuk kandırılabiliyorsun. seni bu yüzden seviyorum" dedi ve beni öptü.

Aslında önce kızayım falan diye düşündüm ama sonra hoşuma gitti. Çünkü daha önce salak olduğum için kimse beni sevmemişti. Yani sevenlerin hep başka sebepleri vardı ve bazıları beni çok rahatsız da etmişti. Durum böyle oluna bende bunu yazayım dedim. İşte milyonlarca sevgilimden bir kaçı ve beni sevme sebepleri.

Yıllar önceydi, biri vardı. Hoşlanıyorduk birbirimizden. Ya da ben ona göre daha genç olduğum için ve o sıralar seksi yeni yeni öğrenmiş olduğum için birbirimizden hoşlandığımızı sanıyordum. Buluşmadığımız zaman beni görmek için can atıyordu. Açıkçası bende ona çok alışmıştım. Zaten o zamanlarda da yine aynı bugünkü kadar basittim. İki güzel söze hemen kanar, acaba aşık mı oldum diye düşünmeden edemezdim. Buluştuğumuzun her defasında farklı şeyler deniyorduk. Bu sefer yatak dışındaydık ve hiçbir şekilde yatağa gitmeyecektik. Üzerimizdekileri de çıkarmayacaktık.

Neyse işte, öyle üzerimizdekilerle beraber öpüşe koklaşa zaman harcarken, o pantolonumun fermuarını açıp aşağı indi ve pipimi deli gibi emmeye başladı. Ben de onun başını tutmuş, küçük ellerimle kasıklarıma iyice yapıştırmaya çalışıyordu. Sonra bi anda ağzımdan çıkıverdi "neden beni seviyorsun?" cümlesi ve  o da bu sorumu havada bırakmayıp, pipimi ağzından çıkarıp tükürdü ve öpüp başını kaldırıp göbeğimin altından bana bakarak seni değil bunu seviyorum deyip pipimi bi daha öptü ve sonra da pis pis sırıtarak "zaten önemli olan sen değilsin, önemli olan bu" diye de ekledi ve tekrar pipime yamuldu.

O pipime yamulmuşken ben de, kendimin ne kadar çirkin bir pislik olduğumu düşündüm. sikimi kesip onun ağzına tıkmak istedim. sikim boğazından aşşağı inemesin ve boğulsun istedim. taşşaklarımın içine taş yerleştirip kafasına atmak istedim. gözlerine kızgın demir çubuklar sokup çıkarmak istedim. Ben bunları isterken o pipimi emmeye devam ediyordu ve tam o sırada telefonu çaldı. O da çıkıp telefonuna bakmak için diğer oda'ya geçti, ben de pipimi içeri tıkıp, fermuarımı kapattıktan sonra hızlıca dışarı çıkıp gittim. Bi daha görüşmedim onunla. Sağda solda karşılaştığımızda hep "işim var" dedim, hep "hastayım" dedim ve ondan kaçtım.

Aylar sonra, bir gün yine karşılaştık ve o "ne oldu, benimle neden görüşmek istemiyorsun? sana bir şey mi yaptım?" diye sordu. Ben de "yooo" falan dedim, sonra ısrar etti. Çünkü ona göre mutlaka bir sebebi varmış. Ben de ona bana söylediği cümleleri söyledim "özür dilerim, çok büyük ayıp etmişim" dedi "önemli değil, geçti" dedim.

Öyle işte aklıma bu geldi. Yazayım dedim. Ama öküz'ün beni salak olduğum için sevmesi, beni çok mutlu etti :) daha önce hiç "salak olduğum için" sevilmemiştim. hiç kimse beni "salak olduğum için" sevmemişti. Umarım siz de bir gün sırf salak olduğunuz için sevilirsiniz. :)

2 yorum:

Adsız dedi ki...

sırf seksten ibaret bir ilişki insanı mutlu edemez bence de ..kaçınılmaz bir terkediş olmuş seninki..ama kuzum bişi sorcam, erkek doğasından mıdır nedir, gayler daha kolay salt seks bazlı ilişki kuruyor sanki..ne dersin? ( bu arada salaklığın çok tatlı)
gizli hayranın (kısaca GH)

Hayat_Erkegi dedi ki...

evet seksi çabuk bulabiliyoruz. ama bunun nedenierkek doğası değil, eşcinselliğin kendi doğası. çünküğ kendi cinsinden biriyle yiyiştiğin için, birbirinizin sınırlarını biliyor ve ona göre davranıyorsunuz. birbirinizin nelerden hoşlanacağını biliyor ve ona göre yiyişiyorsunuz.

bir de aslında yıl olmuş 2014 hala seks bulmak zor ise, bu biraz da kişinin kendisine bağlıdır. karşısındakine bağlıdır. çünkü teknoloji o kadar ilerledi ki, seks yapmak istedikten sonra en fazla 20 dakika sonra zaten birini bulabilmiş oluyorsun.
böyle düşünüyorum.

yaşasın salaklık :)