Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

7 Ocak 2014

odun ve göz yaşı

ergenlikten yeni çıkmıştım.
günahım bile yoktu.
daha çok acemiydim.
gözlerinle tanıştım, karşılık beklemeden sevmeye kalkıştım.
"karşılıksız da sevmek yok" dedin.
sözlerinle incine incine sevdim seni.
hiç acımadın bana.
kırıldı sağım solum, ağladım tek başıma.
ağlaya ağlaya biraz daha iyi oldum,
yandıkça can'ım, biraz daha sevdim seni.
sonra hiçbir şey yapmamış gibi kalktın gittin.
dayanamadım yokluğuna.
siktirine rağmen toprağımı bıraktım, köklerimi aldım geldim sana.
oysa bir odundum.
ben, seni seve seve insan oldum...


Hiç yorum yok: