Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

16 Temmuz 2013

Sevmediğim şeyler

Hep sevdiğim şeylerden bahsediyorum. Sabah otobüste işe gelirken farkettim de gıcık olduğum ve gıcık olduğum için yapmadığım, yapmamayı düşündüğüm bir sürü şey varmış. Resmen gıcık makinesiymişim. Hazır böyle bir makine olduğumu keşfetmişken yazayım dedim. İşte sevmediğim şeyler:

Pantolona, eteğe ve hatta beline kadar çektiği her şeye kemer takmak:
ıyyyy allah aşkına hâlâ ne diye kemer kullanılıyor anlamış değilim. Hele birde kemeri, ayakkabının rengiyle, saatin kordonuyla, küpenin çanıyla aynı renkte takanlar varki hiç çekilmiyorlar. Canım benim kemer dediğin şey gereksiz bir aksesuardan başka bir şey değil. İnan boş para harcama kapılarından da sadece biri. Üstelik o kemerler için öldürülen hayvanları da düşününce, onu aldığın için sen mi hayvansın, o öldürülen mi anlamıyorum. Ayy neyse hayvan haklarına bi gün gelcem, ama o güne kadar sakın gözüme görünmeyin sizi gidi çakma moda ikonları.

İç çamaşırı giyinme takıntısı:
Şahsen 10 yıldan fazla bi zamandır iç çamaşırı giyinmeyen biri olarak şunu söyleyebilirim ki; gerçek özgürlük iç çamaşırı giyinmeyip, siki daşşağı salmaktadır.
Bunu şakasına değil, ciddi ciddi söylüyorum. Çünkü gerçekten çok denedim ve gördümki; iç çamaşırı giyindiğim zaman sanki kodese tıkılmışım gibi hissediyorum.
Bu arada iç çamaşırı giyinmek konusunda, kadınları özel günlerinden dolayı ayırmak gerek. Sonuçta bi anda etraf kan gölüne bulanabiliyor. Ama ya erkeklere ne oluyor? Sizin de özel günleriniz mi var? haaa? erkeklerin özel günü de yokki ne diye çamaşır giyiniyorsunuz anlamıyorum. Abi bırakın taşşaklarınız pantolonun içinde hava alsın, birakın sikiniz fil burnu gibi o yana bu yana sallanıp dursun. Ne zararı var ki? Hem iç çamaşırları sperm kalitesini düşürüyormuş. Çükünüzü de hep içeriye kaçırtıyormuş bilginiz olsun.
haa dersiniz ki ben işerken o son damlalar pantolona dökülecek, bokumu yaptıktan sonra temizlensem dahi pantolonda leke kalacak; ben de derim ki; hayır abi temizlenirseniz kalmaz. Ayrıca giysilerinizi sık değiştirin ve sık değiştiremiyorsanız da bokunuzu yaparken midenizin iyice boşaldığını hissetmeden klozetten kalkmayın. Ayrıca kıçınızı yıkarken bol su kullanın. Çünkü bir çok kişi ufaktan su döküp sonra tuvalet kağıdıyla silmeye kalkışıyor ve ortalığı bok götürüyor ıyyyy.
Ya bi dakka bi dakka; ben iç çamaşırı giyinmeme rahatlığından bahsedecektim konu nereye geldi. Özetle: kilot milot bir şey giyinmeyin ve lütfen sikinizi, taşşağınızı rahat bırakın.

Kısa kot, şort, kapri benzerlerinin altına çorap giymek:
Allahım şu "illa çorap giyinme takıntısı" nedir anlamadım. Hani tamam ayakta mantar olur bla bla. Ama yani çorap da çok fazla dağbaşında yaşıyormuş hissi vermiyor mu? Cidden yapmayın şunu, illa çorap giyinecekseniz de pantolonlarınızı giydiğiniz zaman giyinin. Onun dışında çorap giyinmek, gerçekten değişik komik bi hava yaratıyor.

Kulaklığı giysinin içinden geçirerek veya enseden çevirerek kulaklara takmak:
Bu da en sevmediğim ve en gıcık olduğum durumlardan biridir. Bakıyorsun karşıdan yakışıklı izbandut gibi bir adam veya fıstık gibi bir kadın geliyor. Tam böyle nefesini tutup aşık olmaya hazırlanmışken, enseden dolaşıp kulaklara giden kulaklıkları görmemle nefesi götümden bırakmam bir oluyor. Hayır yani nesin sen, kendini robot falan mı sanıyorsun da kabloları orandan burandan süpriz yaparcasına uzatarak kulağına takıyorsun. Şöyle güzel güzel, sakin sakin hemen önünden kulaklarına tak yürü git.
Ama nerdeeee, millet illa kendine robot havaları verecek ya, kabloyu orasından sokup, burasından çıkartıyor. Te allam ya, malmısınız nesiniz amk.

Top sakal:
Ay allah aşkına yıl olmuş 2013 hâlâ top sakal bırakanlar var ya, işte ben onları berbere götürüp kendi paramla traş ettirmek istiyorum.
Kafan nerde kaldı güzelim. O sakal ne öyle? Uyan artık uyan. Devir bıyık devri, o da olmadı kirli sakal devri. Ama sen hâlâ top sakal'dasın ve bu da yetmezmiş gibi inat ediyorsun. (ayol bende çok mu şekilci oldum çıktım nedir?)

Onuncu yıl marşı'nı telefon zili yapmak:
neyse ben bir şey demiyorum. o zamanki kemalist yönetim, her şeyi dışardan almaya alıştığı için, isveç türküsünü de alıp millete marş diye iteklediğini söyliim siz anlayın. Videosu da var tıklayın
Hatta geçen otobüste biriniğn zili öyle çaldı, bi anda gözlerim; denize dökecek yunanlı aramadı değil :ahahaha

Şimdilik bunlar var. Sonra aklıma geldikçe yazışırız :)

10 yorum:

Helene dedi ki...

kulaklık bi yerlere takılmasın diye.. yani:)
takma bu kadar yav, gıcık olmadan da yaşanılıyor ki
:)

Aslısın dedi ki...

Su donsuzluga aklim yatmiyo hayvanim ya. Ama bir yandan da dusununce efil efil ohh:)

Hayat_Erkegi dedi ki...

Ahahaha donsuz hayat daha güzel. ben nasıl alıştım hatırlamıyorum, ama ilk başlarda biraz sıkıntı olur gibime geliyor. sonuçta alışkanlıklar söz konusu :)

Adsız dedi ki...

Erkek arkadasimla bi bulusmaya donsuz gitmiştim. Ona icimde kulot yok dedigimde popomu her fırsatta ellemeye calismisti.zevkliydi.he simdi nerde o pzvnk.kendine ve ailesine uygun bi kadin bulup evlendi hatta yeni bebekleri oldu ama hala beni arayip sevdigini soyluyor.konuyu nerden nereye getirdim ya.opuldun

Mavi Balon dedi ki...

Bir de sakız çiğneyenler var.. Güzel güzel giyinmiş kızlar kadınlar ağızlarını geviş getire getire çiğnemiyorlra mı şu sakızı sokaklarda off çarıveresim geliyor ağzılarına bi tane..

Adsız dedi ki...

Senin de insanlara itici geldiğin bi giyim tarzın vardır:) bi bunu düşün bakalım:=) ve bu kadar erkekleri anlatırken kadınlara geçisini anlamadım hahahah geysen geysin işte:D

PoLLy dedi ki...

biraz obsesif gördüm seni :)
keskin sirke küpüne zarar, böyle ota boka kıl olursan; 40 yaşında da sinir hastası olursun hayatım erkeğim :)

ımtırak ımsı dedi ki...

donsuzluk amenna ama abi riskli ya velev ki acayip birşeyler oldu bi hareketlenme felan ee napıcaz çamaşır yoksa abs de yok :) frenleme sistemini de düşünmek lazım

ya da guru felan olmak lazım vücudumuzun her bir partikülünü kontrol olaylarına girmek gerek

ama ortak fikir süper rahatlık=donsuzluk

Hayat_Erkegi dedi ki...

@Polly ya yok ya obsesif değilimdir de, işte böyle oluyorum. ama mesela kulaklık konusu cidden komik geliyo. ne gerek var ki, kabloları vücudunun orasında burasında dolandırmaya :pp

@ımtırak yaşasın donsuzluk! :d

@Adsız tabiki benim de itici geldiğim taraflarım var. Hatta ben komple itici geliyorum :ahahah

@mavibalon sakız çiğneyenlere laf etmeyelim, onları sevelim, koruyalm :ahahaha çünkü bende çiğniyorum da :ahahaha

Mavi Balon dedi ki...

@hayat erkeği pofff