Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

9 Haziran 2013

ya herkes her şeyi bilmesede olur.

Öküz Herif'le barışmamızın arifesinde ben bitlenmiştim ve ona hemen söyleyemedim ve biz barışmamızın ertesinde köpek gibi yiyişirkene ona bitlerimin yarısını bulaştırmış oldum. Geçen yine yiyişirken "ya sanırım bende ufak bi kaşınma var" dedim ve sanki bitli değilmişim gibi davranıp pantolon mantolon ne varsa indirip bacak aramı kontrol etmeye başladım. Sonra bi bit bulunca da numaracaktan" aaa ben bitlenmişim" dedim ve kıyameti kopardım. Sonra tabii o da telaşlandı, acaba bana bulaştırdın mı diye, bende "valla muhakkak bulaştırmışımdır" dedim ve aldı bizi bi kavga. Yoruluncaya kadar kavga ettik ve sonra yine sevişip uyuya kalmışız. Sabah uyandığımda o gitmişti, bende giyinip işe gittim. gün içinde bir iki yazışma falan derken akşam ettik ve akşam elinde bit ilacıyla çıktı geldi. Hemen banyoya koşup kullanma kılavuzuna göre bi güzel yıkandık. Sonra da kurulanıp çıktık. Banyodan çıktığımızda evde çamaşır, çarşaf, elbise ne varsa hepsini toplayıp çamaşır makinesine attık ve 90 derecede yıkanmaya bıraktık. Sonrasında yorulmuşuz, çekyata uzandık ve saçma sapan konuşurkene o bacak arasını kaşımaya başladı ve ben "dur bakıyım bit mi" onlar diye kilodunu indirip bacak arasını falan kontrol etmeye başladım. 1-2-3 derken bi baktım bayaa bit var, hepsini tek tek toplamaya başladım ve bi peçeteye koyup attık. Sonra da yine kavga ettik tabi. Kavga sonrasında ise kalkıp duşa girdik bol köpük möpük eşliğinde bi güzel yıkandık. O arada ben "ya bit şampuanını yeni kullandık ya, galiba daha etkisini göstermedi, zaten benim bulduklarımda kıpırdamıyorlardı hepsi ölüydü galiba. acaba kadınların kullandığı ağdalardan da mı kullansak, naapsak" deyiverdim. Hani kendi mantığıma göre ağda kıl mıl, bit mit, ne varsa toplayacaktı ve biz bit sorununu çözecektik. bunu ona da anlattım. O da bugün eve gelirken gitmiş ağda almış. Aldık ısıttık mısıttık derken banyoya girip kıçımıza başımıza sürelim dedik. İlk önce ben biraz süreyim dedim ve çubuğa hafif ağda sürüp taşşağıma sürünce yemin ederim sanki cehennemdeyimde zebaniler götüme kızgın şiş sokuyorlarmış gibi hissettim ve çığlığı bastım. Öküz Herif'de benim çığlığım sonrasında "öff tamam tamam abartma" dedi ve elimdeki ağda çubuğunu alıp o da havalı havalı sikine azcık sürünce bağırıverdi. Ehuehu onun çığlığıyla ben bi koptum varya, yeminlen gülmekten gözümden yaşlar geldi.  Sonra o tabii yine sinirlendi, bana bir sürü atarlandı falan. İşte bunların hepsi benim yüzümdenmiş falan. Bende bir şey olmaz, bak işte bi anımız daha oldu. İlerde hatırladıkça güleriz dedim, o da "offf ooof" demekle yetindi.
Lan bu arada kadınlar nasıl dayanıyor o sıcak ağdaya? Yemin ederim çok can yakıcı  yaw. Ben bi daha ağda sürmeye kalkışmaktansa ömür boyu bitli gezmeyi tercih ederim. Yalnız şu da varki; bit ilacından sonra bende pek kaşınma ve bit kalmadı diyebilirim. Onda da zaten bir iki kaşınma yalnız oluyormuş. ama yarın yeni bit ilacı alacakmış, bide onu deniycez. Yakında bit ilacından ölmezsek iyidir.

Bu arada blog olayını zaten daha önce ona söylemiştim ve bu yüzden blog yazdığımı biliyor, ama iplemiyordu. Ama hürriyet'te PuCCa'nın yazılarını keşfedince ve onun  yazılarını eğlenceli bulunca benim blogu merak etmiş. Bende önce söylemedim ve bir de bunun için kavga ettik. Bir kaç gün sonra ise ciddi ciddi merak ettiğini ve yazdığım bu saçmalıkları okumak istediğini söyleyince bende blogumun adresini verdim. Yani demem o ki; eniştenize el sallayın :p

Yalnız benim yazıları, hep ona laf soktuğum için pek beğenmedi ve sürekli "o öyle olmadı, böyle olmuştu, yazılarında hep bana haksızlık etmişsin, bak beni bu yazıda da anlamamışsın" falan deyip duruyor. Bu durumu çok iplemiyorum :p

Bi de yine kendimi onun metresi gibi hissediyorum. Çünkü gelip yiyişiyor ve gidiyor. Sanki eğlencelik'mişim gibi hissediyorum ve bu durum yine kafama takılmaya başladı. Bi de o blogu öğrendi ya, bundan sonra sanki rahat yazamayacak mışım gibi hissediyorum. Özellikle de ona karşı olan düşüncelerimi falan. Keşke söylemeseydim. En azından şimdi yazmak istediğim tonla şeyi rahat rahat yazardım.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

okuldayken önce direkt saçlar kesilirdi, geçmiş olsuuunn :)

selam enişteee :)

PoLLy dedi ki...

aaa deşifre olduk :)
olsun ben yine de sevmiyorum kendisini; korkmuyorum, direniyorum!
go home öküz herif :D

Hayat_Erkegi dedi ki...

@polly ay lav yu :)